
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Sağa kaydırdınız, potansiyel sevgiliniz de bunu yaptı. Ancak pandemi var ve dışarı çıkamıyorsunuz. Çözüm, çevrim içi romantik ilişki!
- Rashied, NASA'nın Jet Laboratuvarında çalışan bir roket mühendisi olmasının yanında, talihsiz bir aşıktı. Evlenme teklifi etmeye hazırlanıyorken kız arkadaşı, ilişkilerini gözden geçirmelerinin iyi olabileceğini hatta belki de fayda-zarar analizi çıkarmalarının anlamlı olabileceğini belirtti.
- Rashied challenge'ı gördü, hemen bir Excel dosyası açtı ve Nanaya'nın, yani romantik ilişki tahmin etme uygulamasının algoritmasını yazmaya başladı. Ayda ve Mars'ta uzay üssü kurma projelerinde görev almış Rashied için, Nanaya'nın algoritmasını yazmak kolaydı çünkü yapması gereken, belirsizliği ortadan kaldırmaya yakınsamaktı.
- Nasıl çalışır? Nanaya, ne zaman bir ilişki yaşayabileceğinizin olasılığını bulmak için size birkaç soru soruyor. Evle iş arası toplu taşımada gittiğiniz durak sayısı, sürüngen bir evcil hayvanınız olup olmadığı ya da arkadaşlarınızla buluşma sıklığınız bu sorulardan birkaçı. "Çünkü evden dışarıya bir adım attığınız anda tanışabileceğiniz birçok insan var" diyor Rashied; çevrenizi ve insanlarınızı analiz ederek, size uygun olabileceğini düşündüğü potansiyel adaylarınızın ilişkiye dönebilme olasılığını hesaplıyor.
- Ortam nasıl? Pandemi dönemi diğer her şeyi değiştirdiği gibi romantik ilişkilerin biçimini de değiştirdi. Bumble ve Tinder gibi uygulamalar bu dönemde yazışma özelliklerinden başka video ile arama, sesli not bırakma gibi yeni özellikler de ekledi ve bu özelliklere adaptasyonun hızlı olduğunu belirten Bumble CEO'su bu dönemde korkularını ve hislerini paylaşan çiftlerin "anlamlı ve daha derin" iletişimde bulunduğunu belirtti.
- Raporlar: Nanaya'nın sunduğu raporlardan bir diğeri ise,"o kişi"yi bulup bulmadığınız. Ölçümlerken, bir ilişkiniz olmadığı durumdaki mutluluk seviyenizi ve gelecekte bir ilişkideki mutluluk seviyenizi, şu anda yaşadığınız ilişkideki mutluluk seviyenize oranlayarak, "o kişi"yi bulup bulmadığınızı size söyleyebiliyor. Bir algoritmada için fazla mı iddialı? Tek seferde yapacağınız 9 dolarlık bir ödemeyle birçok soru cevaplayarak bu raporlara siz de ulaşabilir, ilişkinizi ya da hangi zaman aralığında bir ilişki yaşayabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

- Tepkiler: Romantik bir ilişki bulma uygulamarı çok sık kullanılmış olsa da geçtiğimiz pandemi döneminde, kullananların %56'sı bu uygulamaların işe yaramadığını düşünüyor, Rashied de kendi ilişkisini Nanaya'nın algoritmasına sokmak istemeyeceğini belirtiyor; dışarı çıkmanın, gerçek hayata karışmanın daha değerli olduğuna inanıyor. Ancak Nanaya'nın yaptığı en iyi şeyin sorduğu onlarca soruyla, kendinizi tanımanıza yardımcı olması diyebiliriz, kendinizi tanımadan önce başkasını tanımaya çalışmak zor olabilir...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Neuralink'in ürün tanıtımını ele aldık, roket bilimcisinin aşk algoritmasını inceledik.
03 Eyl 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



