🪩 Roosevelt’ten disko toplu yeni tekli: Ordinary Love

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Geçtiğimiz yılı Nile Rodgers ortaklığında Passion isimli tekli ile kapatan Marius Lauber namıdiğer Roosevelt, 2023’e resmi geçişini tamamladı. Son albümünü Polydans’ı 2021 yılında paylaşan Roosevelt, City Slang plak şirketiyle yollarını ayırıp artık Ninja Tune bünyesinde faaliyet gösteren Counter Records’un bayrağı altında yola devam edeceğini duyurmuştu. Roosevelt, şimdi de yeni plak şirketinden ilk teklisini paylaştı. Geçtiğimiz yaz Los Angeles’da yaşam alanlarından epey uzaktaki bir kulübede kaydedilen Roosevelt’in yeni şarkısını Ordinary Love’ı aşağıda bulabilirsin.
Sonbahar döneminde ABD’de büyük bir turne hazırlığında olan Roosevelt’in bu turne öncesinde dördüncü albümünü evrene bırakması şaşırtıcı olmaz. Kendisinin Ninja Tune plak şirketine ailesine katılmakla ilgili yaptığı açıklama şöyle: “Şarkıyı, her zaman favorilerim arasında olan Ninja Tune aracılığıyla yayımlamak benim için büyük bir gurur. Bu üstünde hiç düşünmeden aldığım bir karardı. Tanıdığım ve hayranı olduğum pek çok müzisyen ve prodüktör bu plak şirketiyle çalışıyor. Counter ile birlikte pop ve elektronik müzik dünyaları arasında yarattıkları yaklaşım, projem için en uygun yer olduğunu hissettirdi.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.




