Sarıp sarmalayan bir dünya: Cannes Immersive seçkisi

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
78. yılında Cannes Film Festivali, ikinci defa bir “immersive” seçkisine ev sahipliği yaptı. Türkçede “sarmalayan” olarak da bilinen immersive teknolojisi, 360 derece kullanımıyla izleyiciyi “sanal” veya “artırılmış” gerçekliklerin içine sokuyor. Bu seneki seçkide 9 ülkeden 16 çalışma yer alıyor. Bunların 9 tanesi yarışmada, ikisi yarışma dışı, beşi de bu sene Lüksemburg’a ayrılmış olan odak ülke programında sunuluyor.
Bir adım geriden: Cannes, immersive dünyasına 2017 yılında Alejandro Iñárritu’nun başlık kullanılan yerleştirmesi Carne y Arena (Virtually Present, Physically Invisible) ile giriş yapmıştı. Katılımcıların kendilerini Meksika - ABD sınırını yasa dışı şekilde geçmeye çalışan göçmenlerin yerinde buldukları bu deneyim, hâlâ alanın öncü işleri arasında sayılıyor.
Cannes’da geçen sene şehir dışında bir salonda gösterilen immersive seçkisi, bu sene kendisine şehrin merkezindeki yıldızların oteli Carlton’da yer bulunca görece daha fazla dikkat çekti. Ancak Carlton’da da olsa, otelin yan kapısından girip yerin üç kat altına inmek gerektiği için immersive hâlâ Cannes’ın kırmızı halı şaşaasından çok uzakta.
Hem görece yeni bir mecra olması, hem de sinemacılardan çok oyun tasarımcıları, deneysel sanatçılar ve bilgisayar mühendislerinden oluşan yaratıcı kadrolar barındırması nedeniyle immersive alanında ortam çok daha samimi. Yarışmadaki işlerin çoğunun yaratıcıları, eserlerinin deneyimlendiği odaların kapısında durarak, dışarı çıkan katılımcılarla birebir tanışıyor ve görüşlerini alıyor.
Yarışmanın jürisindeki isimler de oldukça farklı geçmişlerden geliyor. Jüri Başkanı Fransız yönetmen Luc Jacquet’e Amerikalı sanatçı ve müzisyen Laurie Anderson, Fransız yazar Tania de Montaigne, İngiliz yönetmen Martha Fiennes ve Japon video oyunu yaratıcısı Tetsuya Mizuguchi eşlik ediyor.
Mekansal ve duyusal deneyimler yoluyla yeni hikaye anlatım biçimlerine alan açma hedefiyle düzenlenen yarışmadaki eserler, kendilerini ekrandan ve geleneksel sinema dilinden kurtararak izleyicileri anlatının içine girmeye ve kimi zaman onunla etkileşime geçmeye davet ediyor. Bu bağlamda kimi işlerde bir sanal gerçeklik başlığı takmak gerekirken kimilerinde duvara yansıtma var; birinde katılımcı, interaktif bir bilgisayar oyunun başına oturuyor, bir diğerinde ise bir taksinin arka koltuğuna kurulup yapay zeka ile sohbete koyuluyor.
- Zaten işlerde yapay zeka kullanımının geçen seneye göre bir hayli artmış olduğu da görülüyor.
Immersive yarışmasının ödülü, 22 Mayıs 2025 akşamı sahibini buldu. Jüri, “hikaye anlatımı, sanat alanı ve izleyici katılımının sınırlarını zorlayan bir eser” olarak tanımladığı, Michel van der Aa’nın yönettiği From Dust (Tozdan) adlı sanal gerçeklik deneyimi operasını ödüle layık gördü.
From Dust ve immersive yarışmasının diğer adaylarına dair izlenimler...

From Dust | Michel van der Aa
Hollandalı tanınmış çağdaş müzik bestecisi van der Aa’nın projesi, kadın vokal topluluğu Sjaella ile operayı yeniden tasarlıyor. Yapay zeka teknolojisi kullanılarak her performans bireysel ziyaretçiye özel olarak uyarlanıyor. 24 dakikalık yolculuk, yarattığı ve katılımcıyı içinde bir yolculuğa çıkardığı mekanlarıyla geleneksel operanın sınırlarını aşıyor. Sanal gerçeklikte fazla rastlanmayan derecede başarılı bir mekan kullanımına sahip olan deneyim, bence de ödülü hakediyordu.

The Dollhouse | Charlotte Bruneau, Dominic Desjardins
Bu sanal gerçeklik animasyon projesi, kukla tiyatrosundan ilham alarak dokuz yaşındaki bir kızın, ailesinin temizlikçilerine nasıl davrandığını kabullenmesini anlatıyor. Bir çocuğun elinden çıkmış gibi görünen mekan ve karakterlerinin estetiği, üç boyutlu oyun motorlarında yaratılan sanal gerçeklik dünyalarının çoğuna göre son derece cana yakın ve özgün. Deneyimin interaktif unsurları ise etkileşimin bir anlatıya nasıl sorunsuz şekilde entegre edilebileceğinin güzel bir örneği.

The Exploding Girl | Caroline Poggi, Jonathan Vinel
Fransız yönetmen ikilinin 2024 tarihli kısa animasyonlarından uyarladıkları sanal gerçeklik deneyimi, üç ay boyunca nedenini bilmeden her gün patlayan bir genç kadını merkezine alıyor. Candice nedenini bilmese de şimdiye kadar 192 kere patlamış ve her gün patlamaya devam ediyor. Diken üstünde bir dünyada öfkeli bir genç kadın olarak varolmanın bir yansıması olarak okunabilecek film, metaforla gerçek dünyayı üst üste bindirirken, oyun motorlarının parlak renkli ve basit estetiğini kullanmış.

Beyond The Vivid Unknown | John Fitzgerald ve Godfrey Reggio
Yapay zeka odaklı bu enstalasyon, Reggio'nun 1982 tarihli tanınmış belgeseli Koyaanisqatsi'yi bir video-haritalama enstalasyonu kullanarak yeniden canlandırıyor. Reggio'nun arşivleri ve Philip Glass'ın müziği ile eğitilen yapay zeka, izleyicinin varlığını izleyerek yanıt veriyor. Bu üç kanallı projeksiyonda dünyanın dört bir yanından görüntüler odanın bir duvarını kaplayan perdede akarken mekandaki sensörler katılımcıların hareketlerini yakalayarak perdeye aktarıyor ve katılımcıların gölgelerinin içinde farklı imgeler canlanıyor.

Fillos Do Vento: A Rapa (Rüzgarın Çocukları: Traş) | Brais Revalderia
İspanya’nın kuzeybatısındaki Galiçya bölgesinde her yıl yapılan “Rapa das bestas” şenliklerinde, bölgede yaşayan vahşi atlar toplanarak ilaçlanıyor ve yeleleri traş ediliyor. Bölge halkı ile hayvanları aracı olmadan biraraya getiren bu ritüel yüzyıllardır sürüyor. Üç duvara projekte edilen görüntüler, izleyiciyi atların arasına konumlandırıyor. Yönetmenin mesafeli yaklaşımı, projeyi seçkideki diğer işlerden farklı bir yere, Harvard’daki duyusal etnografi ekibinin (sensory ethnography lab) belgesellerini anımsatan bir noktaya yerleştiriyor.

Lacuna | Maartje Wegdam, Nienke Huitenga Broeren
Çocukluğunda Hollanda’da Holokost'tan sağ kurtulan Sonja de Lange'yi takip eden Lacuna, 3D modelleme, animasyon ve kişisel görüntüleri biraraya getiriyor. Hatırlamanın imkansızlığını merkeze alan sanal gerçeklik deneyimi, anlatısını de Lange ile yapılmış görüşmeler ve aile mektupları üzerine kurmuş. Bu sanal gerçeklik projesi, uzak ve belirsiz bir geçmişi aktarmak için etkileyici bir soyut dünya inşa ederek belgeselin sınırlarını zorluyor.

In the Current of Being | Cameron Kostopoulos
Lacuna gibi gerçek bir kişinin anılarına dayanan bu deneyim, cinsiyet kimliğini “düzeltmeyi” amaçlayan elektroşok dönüşüm terapisinden kurtulan Carolyn Mercer'ın hikayesini paylaşıyor. Giyilebilir dokunsal yelekler, kollar ve eldivenler aracılığıyla katılımcıların Carolyn'in kalp atışlarının ritmini, nefesinin temposunu ve maruz kaldığı prosedürlerin titreşimlerini fiziksel olarak hissetmesi hedeflenmiş. Temelde karakterle empati yaratmaya çalışan proje, teknolojinin etkisini neredeyse biraz “fazla” kullanarak katılımcıyı konudan ziyade sanal gerçekliğin becerileri üzerine kafa yormaya yönlendiriyor.

LILI | Navid Khonsari, Vassiliki Khonsari
Neo-noir interaktif bir Macbeth uyarlaması olarak tasarlanan proje, geliştirilmekte olan bir bilgisayarı oyununun pilotu. Kutsal Örümcek'in Cannes ödüllü oyuncusu Zar Amir, günümüz İran'ında geçen bu hikayenin hem başrolünü hem yapımcılığını üstleniyor. Yönetmenlerden Khonsari, popüler video oyunu serisi Grand Theft Auto'nun arkasındaki yaratıcılardan biri. Katılımcı/oyuncular, web korsanı personalarıyla seçimler yaparak, yapay zeka, derin devlet gözetimi ve dijital savaş dünyasında geziniyorlar.

tAxI | Yamil Rodriguez, Michael Arcos, Stephen Henderson
tAxI, sürücüsüz bir taksinin arka koltuğunu, yolcuların hikayelerini karizmatik bir yapay zeka ile paylaştıkları samimi bir alana, bir nevi günah çıkarma odasına dönüştüren bir enstalasyon. Bir yandan da taksinin pencerelerinden katılımcının diyaloğuna yanıt veren yapay zeka tarafından üretilen şehir manzaraları kayıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Melis Behlil
Kadir Has Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nde öğretim üyesi. Doç. Dr. Melis Behlil, aynı zamanda Açık Radyo’daki "Sinefil" ve "Sinemalardan" adlı programların yapımcı ve sunucusudur.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR


