Silikon Vadisi'nden kaçış
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Bu satırları evimin masasından yazarken siz de yüksek ihtimalle evinizden okuyor olacaksınız. Çoğu kişi bu dönemde evden çalışsa da birçok sektörde bu süreç geçici olarak görülüyor ve şimdiden ofislere dönüş konuşuluyor. Teknoloji şirketleri de benzer koşullarda çalışmaya devam ediyor. Ancak teknoloji kanadında daha büyük bir değişim kapıda. Geçtiğimiz hafta Twitter CEO’su Jack Dorsey’in uzaktan çalışmayı kalıcı yapma duyurusu ile Silikon Vadisi’nde değişim rüzgârları esmeye başladı. Dorsey’in kararına benzer kararları birbiri ardına duyuran CEO’lar teknolojide yeni ofis ve çalışma esaslarının önünü açtı.
- Her şey dahil: Teknoloji şirketleri yetenekleri yalnızca yüksek maaşları, imza bonusları, hisse opsiyonları ile değil, sundukları ofis imkânlarıyla da bünyelerine katmaya çalışıyor. Açık büfe yemekler, sınırsız içecek servisleri, masaj hizmetleri ve nice imkânlar sunulan çalışanlar sadece bir işe değil yeni bir hayatın altına imzalarını atıyorlar.
- Kampüsler: Zira Menlo Park, Googleplex, Microsoft Campus, Apple Park isimlendirmeleri de bu şirketlerin merkezlerinin yalnızca ofis değil birer yaşam alanı olduğunu işaret eder nitelikte. Çalışanlarını bu merkezlere çekmeye çalışan şirketler bütün ekstraların yanında sundukları sözleşmelerde taşınma bonusu olarak 15 bin dolara kadar ödeme yapabiliyor. Fakat yeni düzen ile birlikte gidişat daha büyük ve şahane kampüslerin değil dağıtık ve uzaktan çalışmanın esas olduğu bir iş hayatını işaret ediyor.
- Değişimin sebebi: İşin doğası gereği zaten uzaktan çalışmaya elverişli olan sektörde değişimin pandemi sürecinin ötesinde kalıcı hâle gelmesinin altında çeşitli nedenler var. Çalışanlar açısından, Silikon Vadisi’nde dudak uçuklatan rakamlara ulaşmış olan kira fiyatları ve hayat pahalılığı, yoğun araç trafiği ve bu sorunlardan kaçış asıl nedenler iken işverenler için uzaktan çalışmanın esas olması demek yalnızca belirli bir bölgedeki veya ülkedeki değil bütün dünyadaki yetenek havuzuna erişebilmek anlamına geliyor. Fakat Facebook örneğinde olduğu gibi şirketler farklı yerlere yerleşen çalışanlarının maaşlarında hayat pahalılıklarına göre kesintiye gitme yoluna gidebilir.
- Öncüler: “Ofislerimizi açmak bizim kararımız, ne zaman dönecekleri veya dönüp dönmeyecekleri ise çalışanlarımızın kararı olacak” sözleri ile kalıcı olarak uzaktan çalışılabileceğini ilan eden Twitter kıvılcımı yakarken benzer şekilde Coinbase, Shopify, Upwork, yine Dorsey’nin CEO’luğunu yaptığı Square de uzaktan öncelikli modellere geçiş yaptıklarını açıklayanlar arasında. Zuckerberg’ün uzaktan çalışmaya geçiş yapacaklarını ve 5 ila 10 yıl arasında şirketin iş gücünün yarısının kalıcı olarak uzaktan çalışabileceğini öngördüğünü belirttiği açıklamaları ise en çok ses getiren gelişme oldu.
- İhtiyatlılar: Google, bütün şirketler gibi önümüzdeki aylarda uzaktan çalışacakken kalıcı değişime şu aşamada mesafeli yaklaşıyor. Şirket CEO’su Pinchai “Teşekkürler Jack. Spektrumun bu ucunu görmek güzel.” demeçleri ile Twitter’ın yürüttüğü “deney”i takip edeceklerini belirtiyor. Öte yandan Microsoft CEO’su Satya Nadella daha şüpheci bir tutum sergilerken Apple ve Amazon daimi uzaktan çalışmaya dair sinyaller vermiş değil. Operasyonel faaliyetlerin ve güvenliğin daha öncelikli ve fiziksel koşullara daha bağımlı olduğu bu şirketlerde değişim daha yavaş gerçekleşebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yüz tanıma sistemlerinden kaçarak fotoğraf ve videolar oluşturulabilir mi? Gelecekte gıdalarımızı buzdolapları dışında da saklayabilecek miyiz? Realme’nin yeni giyilebilir teknolojileri neler? Twitter’ın yeni cevaplama özelliği, platformun geleceğini nasıl etkileyebilir? Silikon Vadisi’nden uzakta bir teknoloji devrimi mümkün mü? Aposto! Teknoloji’nin bu haftaki sayısında bu konuları ve çok daha fazlasını ele aldık.
28 May 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.



