Sosyal medyayla dünyaya bağlı ve bağımlı

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Sosyal medya 10 yıl kadar önce yeni bir havalı kelime, yeni bir oyuncağın ismi gibiyken bugün herkesin saatlerini geçirdiği ve elektrik, su gibi bir ihtiyaç, hayatın doğal bir parçası haline gelmiş durumda. Yola çıkarken “bütün insanlığı birbirine bağlayacağız ve harika olacak” diye düşünülürken bugün durumun çok da harika olmayabileceğini görüyoruz. Hem bu fikrin kendisinden kaynaklı hem de uygulamaların öncelikli olarak kâr maksimizasyonu için hayata geçirdiği pratikler sebebiyle polarizasyon, bağımlılık, anksiyete, dikkat dağınıklığı gibi birçok olumsuz etkinin de sebebi sosyal medya uygulamalarıyla ilişkilendirilmekte. Peki bu ulvi misyonla yola çıkan uygulamalar ile ortamlar neden ve nasıl bu hale geldi?
- 💸: Sosyal medya sağlayıcılarının hepsi birer şirket ve öncelikli bir amaçları var, o da kâr maksimizasyonu. Bu şirketlerin gelir elde etme yöntemleri ise çoğunlukla reklamlar üzerinden gerçekleşiyor. Ne kadar reklam izlerseniz kullandığınız platforma o kadar para kazandırıyorsunuz. Dolayısıyla bu uygulamaların tasarımcıları, kullanıcıları olabildiğince sık ve uzun süre ekran karşısında tutacak şekilde tasarlıyorlar. Bunu gerçekleştirmek için bu şirketler gerçek anlamda sinir bilimi araştırmalarının ortaya koyduklarını kullanarak kullanıcıların zihinlerini kendilerine fayda sağlayacak şekilde kullanıyorlar.
- 🧠: Bu yolda ise tasarımcıların en büyük silahı haz hormonu diyebileceğimiz dopamin. İnsan beyni tarafından salgılanan bir kimyasal olan dopamin yemek, egzersiz, cinsellik, sosyal etkileşim gibi eylemler sonucu ortaya çıkıyor ve oluşturduğu ödül mekanizmasıyla bu eylemleri teşvik ediyor. Birçok hayvanın davranışı da dopamin mekanizmaları üzerinden şekillendirilebiliyor. Yani dopamin, canlıları evrimsel bağlamda faydalı olan eylemlere yönlendirerek bu eylemlerin tekrarlanması için motive ediyor.
- 🍀: Fakat dopamin farklı şekillerde de faal olabiliyor. Örneğin kumar, uyuşturucu gibi uyaranlar da sosyal etkileşimlere benzer ödül mekanizmalarını çalıştırıyor ve bu ödül mekanizmalarının öğrenilmesiyle bağımlılığa sebep oluyor. Burada ise anahtar kelime rastgelelik. Sürekli olarak bir uyaranla mutlu olmak bir süre sonra o uyarana karşı tepkisizlik yaratıyor. Her içtiğiniz sigara size aynı hazzı vermemeye başlarken sigaranın eksikliği büyük bir yoksunluk hissine sebep oluyor veya her oyunda kazanıyor olmanız sizi bir süre sonra sıkmaya başlarken kazançlarınız değişken olmaya başlarsa sürekli kazandığınızdaki gibi bir tepkisizlik ortaya çıkmıyor ve ödül mekanizmanız aktif kalıyor. İşte bu değişken ödüller de kumarın ve sosyal medyanın bağımlılık yapma sebebi. Eğer ödüle ulaşmak bir kumar makinesinin kolunu çekmek veya telefonu cebinden çıkarmak kadar kolay olursa bu bir alışkanlık ve bağımlılık haline geliyor. En ufak sıkılma anında eliniz telefonunuza gidiyorsa işte bu alışkanlık sebebiyle. Sosyal medya uygulamalarını tasarlayanlar da bu alışkanlığı oluşturmak için büyük çaba gösteriyorlar.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Huawei Mate 40 incelemesi, Google'a alternatif arama motoru ve sosyal medya bağımlılığı.
29 Eki 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.



