Steve Wozniak, yapay zekanın kötüye kullanımı konusunda endişeli

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Apple'ın kurucu ortaklarından Steve Wozniak, BBC'ye verdiği röportajda yapay zekaya ilişkin ilgi çekici açıklamalarda bulundu. Buna göre, yapay zekanın "kötü aktörler tarafından kullanılması" konusunda endişeli olduğunu belirten Wozniak, yapay zeka ile üretilen içeriklerin mutlaka işaretlenmesi ve denetlenmesi gerektiğini ifade etti.
Geniş açı: Röportajda "Yapay zeka teknolojileri o kadar akıllı ki, sizi kim oldukları konusunda kandırmak isteyen kötü niyetli kişilerin kullanımına çok açık" ifadelerine yer veren Wozniak, ChatGPT ve Bard gibi yapay zeka sohbet robotlarının "kulağa çok zekice gelen" metinler oluşturabilme yeteneğinin, sahtekâr ve dolandırıcıların daha ikna edici hâle gelmesine yardımcı olabileceğine dair uyarıda bulunuyor.
- Yapay zeka aracılığıyla üretilen içeriklerin tümünden insanların sorumlu tutulması gerektiğini kaydeden Wozniak, "her şeyden paçayı sıyırabileceklerini hisseden" teknoloji devlerinden hesap sorulması gerektiğini belirterek yapay zeka teknolojisinde denetimin önemine dikkat çekiyor. Gelgelelim, Wozniak, "Bence para peşinde koşan güçler genellikle kazanıyor, bu biraz üzücü" diyerek denetimi yapması gereken şirketlere de güvenmediğini belirtiyor.
- Wozniak, duygudan yoksun olduğunu belirttiği yapay zekanın bu nedenle asla insanların yerini alamayacağını düşündüğünü de sözlerine ekliyor.
Bir adım geriden: Steve Wozniak, Mart ayında aralarında Elon Musk'ın da bulunduğu bir grup sektör lideri ve yapay zeka uzmanıyla birlikte, OpenAI'ın Mart ayına kullanıma sunduğu büyük dil modeli GPT-4'ten daha gelişmiş yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesine "topluma ve insanlığa yönelik potansiyel riskler" nedeniyle 6 ay ara verilmesi için şirketlere çağrıda bulunan bir mektup imzalamıştı.
- Buna ek olarak Apple patronu Tim Cook da geçtiğimiz hafta gerçekleşen bir yatırımcı toplantısında, yapay zekaya "kasıtlı ve düşünceli" bir şekilde yaklaşılması gerektiğini ifade etmişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.



