Suskunluğu dürüstçe bozmak

Multitude, oyuncaklı bir albüm.
Suskunluğu dürüstçe bozmak

11 Mart - Kültür AŞ - Duende
İBB Kültür AŞ ile birlikte

Tarih, teknoloji ve sanatla buluşuyor: Şerefiye Sarnıcı

Kültür sanat şehri İstanbul’un dinamik ve çok yönlü paydaşı İBB Kültür AŞ bünyesinde bulunan Şerefiye Sarnıcı , yaklaşık 1600 yıllık görkemli bir geçmişi gözler önüne sererken bugün misafirlerine tarihi, sanat ve teknolojiyle buluşturan…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Stromae, Multitude

Süre: 35 dakika

Plak Şirketi: Mosaert

Kartonet: Müzisyen Paul van Haver ya da bilinen adıyla Stromae’nin önceki on yılı tanımlayan şarkıların birçoğunun altında imzası var. Racine carrée’den 9 sene sonra gelen Multitude’da heybesine eklediği yeniliklerle nevi şahsına münhasır müziğine ve sahnelere geri döndü. Hikâye anlatıcılığındaki dürüstlüğü ve netliğiyle dinleyicilerinin kalbini kazanan Stromae, olası dil bariyerine karşı da daha ‘Frankofon’ bir müzikal kimlik oluşturdu. Bu doğrultuda piyano ve orgun iç içe geçtiği pasajlara, koro dokunuşları da eklemekle yetinmedi. Müziğiyle özdeşleşen elektronik altyapıların niceliği azalırken niteliği sabit kaldı. Artı olarak müziği, his olarak pozitif bir tona yaklaştıkça sözler sadeleşti. Sadeleşen sözlerden kastım elbette sığlık değil. Ağdalı bir anlatımla işi yok Stromae’nin. Direkt ve basit bir yapı kuruyor sözlerinde. Bu sayede de dinleyicisine “bu sözleri ben de yazabilirdim” dedirtse de neden yazamayacağını alaycı bir gülümsemeyle hissettirdiğini söylemek de mümkün. Bu özellikleri alt alta eklediğimizde de güçlü ve her şeyiyle tam bir Stromae albümüyle karşılaştığımızı anlamamız zor değil.

Önceki iki albümünde Thomas Azier, Maitre Gims, shameboy gibi prodüktörlerle çalışırken Multitude’un prodüktör koltuğunda tek başına yer almayı seçmesi de albümün yazım öncesi aşamasının bir yansıması olarak ele alınabilir.

Neden dinleyelim? E peki albümün yazım aşamasından önce ne olmuştu? Neden böyle bir tercihte bulundu? Paul van Haver, 2015 yılında sahnede geçirdiği panik ataktan sonra durmaya karar verdi. Kendini kelimenin tam anlamıyla evine kapadı. Üç seneden uzun bir süre asla halka açık yerlerde görünmedi, neredeyse sokağa adım atmadı. Tıpkı komedyen Bo Burnham gibi Stromae de yaşadığı temponun, ruh sağlığına zarar verdiğini anladı. İşte tam bu süreçte Multitude’a dair ilk fikirler zihninden parmaklarına dökülmeye başladı. Bu albümün çıkacağını duyurduğu televizyon şovunda kendisi ve müziğiyle ilgili sade ama dünyasını iyi özetleyen bir cümle kurdu: “Bir şeyleri karıştırıyorum, birbirine dâhil ediyorum. Yapmayı sevdiğim ve bildiğim şey aslında bu. İlham ve fikirler, her yerden, her zaman gelebilir ancak onları tek bir yerle kısıtlamamanız gerekir.”

Multitude, oyuncaklı bir albüm. Adı dâhil her şeyi buradan düşününce bende çok daha temiz bir zemine yerleşti. L’enfer, Pas vraiment, Riez şarkılarını dinlerken Stromae’nin geçirdiği kriz sonrası ulaşmaya çalıştığı çıkış kapısına giderken neler düşündüğünü fark etmek mümkün. C’est que du bonheur ise aile ve çocuk sahibi olma kavramları hakkında yazılmış sayılı “gerçek” şarkıdan biri. Odakta kutsallaştırılmış kavramlar yerine kusurlu olmasına duyulan kabul var. Ki albümün en yüksek tempolu şarkısı olduğunu da düşündüğümüzde içinde bulunduğumuz ters köşeden aldığımız keyif paha biçilemez.

Tüm bunların ardından yazıyı Stromae’nin kendi sözleriyle bitirmek en iyisi: “İnsanlar çoğunlukla içinde karanlık temaları da olan eğlenceli bir müzik olarak tanımlıyor yaptığım işi. Doğru, hayatı böyle görüyorum. Komple siyah ya da komple beyaz değil. Zor ama daha fazla, yaşamaya değer anlar olacak. Dip olmadan zirve, zirve olmadan dip olmayacağını biliyorum.”

Benzer işler: Pomme, À peu près & Indila, Mini World.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🎹 SXSW keşifleri, Turning Red, Stromae'nin dönüşü

Oscar sezonunu sorularla açıyor, West Side Story'nin hayaline kapılıyor, ergenliğe kısa bir dönüş yapıp SXSW'nun kapısını aralıyoruz. Yolda Stromae'den Multitude dinlemeyi de ihmal etmiyoruz tabii.

11 Mar 2022

İBB Kültür AŞ ile birlikte
Kaynak: nytimes.com

YAZARLAR

Ant Arın Şermet

1998'de İstanbul'da doğdu. 2017'den beri spor, müzik ve sinema alanında yazıp konuşuyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sahneler farklı, konserler aynı: Büyük rock grupları neden şarkı listelerini değiştirmiyor?

Köklü rock grupları yıllardır büyük ölçüde aynı şarkı listeleri ve sahne düzenleriyle konser veriyor. Bir grubun geniş bir müzik kataloğuna sahip olması, dinleyiciye her konserde bu zenginliğin farklı bir bölümünü sunması için yeterli değil mi?

Eda Solmaz

·

19 Eki 2026

Sahneler farklı, konserler aynı: Büyük rock grupları neden şarkı listelerini değiştirmiyor?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Romain Gavras’ın 'Athena'sından 'La Commune'e: Öfke var, devrim neden yok?

Bir düzeni reddetmekle onun yerine başka bir düzen kurmak arasındaki mesafe neden bu kadar büyük? Romain Gavras’ın 2022 yapımı "Athena"sı bu soruyu cevaplamaktan çok, bütün şiddetiyle önümüze koyuyor. Film, öfkenin nasıl kolektif bir enerjiye dönüşebildiğini, kalabalıkların kadraja her girişinde büyüyen bir hareket duygusu ve baş döndürücü bir kurgu temposuyla gösteriyor.

Romain Gavras’ın 'Athena'sından 'La Commune'e: Öfke var, devrim neden yok?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Filmekimi’nde neler izledik?

İstanbul ve Ankara ayakları sona eren, bu hafta sonu İzmir ve Mersin’de sürecek Filmekimi seçkisinde ölüm, yas, ahlaki ikilemler ve gerçek hayatlardan beslenen hikayeler öne çıktı.

Emre Eminoğlu

·

19 Eki 2026

Filmekimi’nde neler izledik?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Instadocs: Kendi canavarlarını yaratan çağ sıcağı sıcağına kayıt altında

Adalet, gerçeklik ve güvenlik sarsılırken yapay zeka yeni bir faili sahneye çıkarıyor. Netflix'in "Instadocs" serisi, kendi yarattığı sistemlerle yüzleşmek zorunda kalan insanlığın hikayesini anlatıyor.

Instadocs: Kendi canavarlarını yaratan çağ sıcağı sıcağına kayıt altında
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Dünya edebiyatının zarif devrimcileri: 'Latin Amerika Patlaması' üzerine

Süleyman Doğru'nun dilimize kazandırdığı "Latin Amerika Patlaması - Boom Mektupları", kitabın editörlerinin imece usulü yazdığı "giriş" yazısı, yaklaşık 207 mektup ve mesaj, yazarların birbirleriyle yaptıkları söyleşiler, eserleri hakkında kaleme aldıkları deneme, eleştiri ve makalelerle bizi Latin Amerika ve İspanyolca edebiyatın dört çığır açan isminin dünyasına davet ediyor.

Soner Can

·

15 Eki 2026

Dünya edebiyatının zarif devrimcileri: 'Latin Amerika Patlaması' üzerine