Suudi Arabistan'ın yeni yatırımı: Yapay zeka teknolojileri

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
"Bütün hayalperestleri, yenilikçileri, yatırımcıları ve düşünürleri hedeflerimize beraber erişmek için bize katılmaya davet ediyorum." - Prens Muhammed'in yapay zeka hakkında yaptığı 2020 tarihli konuşmadan bir kesit.
Suudi Arabistan, yapay zeka ve diğer teknolojik gelişmelere yatırım yapmak için bu yıl 100 milyar dolarlık fon hazırladı. Mart ayında hükümet, AI girişimcilerini krallığa çekmek için Silikon Vadisi'ne benzer bir girişim hızlandırma programına 1 milyar dolar yatıracağını açıkladı.
Suudi Arabistan'ın teknoloji yatırımları, Veliaht Prens Mohammed bin Salman'ın 2016'da çizdiği "Vizyon 2030" programı kapsamında yapılıyor. Krallık, petrole bağlı ekonomisini teknoloji, turizm, kültür ve spor alanlarında yaptığı yatırımlarla çeşitlendirmeye çalışıyor. Krallığın insan hakları ihlalleriyle anılan adını temize çıkarmak için özellikle spor alanında yatırımlarını artırdığını vurgulayanlar da mevcut. Teknoloji yatırımları, sportswashing (sporla aklama) olarak adlandırılan bu uygulamalara, techwashing'in (teknolojiyle aklama) de eklenebileceğini düşündürüyor.
Techwashing: Teknolojiyle aklama
Suudi Arabistan uzun yıllardır teknoloji sektörünün büyük yatırımcılarındandı. Fakat artık Krallık, petrol servetini yerli teknoloji sanayisini geliştirmek için de kullanıyor. Bunun için ise para karşılığında uluslararası şirketleri topraklarında faaliyet göstermeye çağırıyor. Suudi Arabistan, vizyonunu hayata geçirmek için petrol gelirlerini yarıiletkenlere, süper bilgisayarlara, yetenekli insanları ülkeye çekmeye ve veri merkezleri kurmaya harcıyor. Eğer %70'i AI ile ilgili olan "Vizyon 2030" başarılı olursa Suudi Arabistan, Çin ile ABD arasında devam eden teknoloji rekabetinin ciddi bir oyuncusu hâline gelebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Suudi Arabistan, yapay zeka ile adını temize çıkarmaya çalışırken AI destekli yüz okuma teknolojisi, yüz hatlarından insanların siyasi eğilimlerini anlayabileceğini iddia ediyor.
27 Nis 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.



