Tayvan kendi Starlink'ini inşa edecek


Satışlarda maksimum verimlilik: Octapull B2B OCTAPULL ’un yenilikçi satış çözümü Octapull B2B , işletmelerin satış süreçlerini dijitale taşıyarak operasyonel takip ve yönetim alanlarında etkili bir çözüm sunuyor. Fiyatlandırma, sipariş, müşteri ilişkileri, kampanya ve risk yönetimi gibi özellikleriyle satış süreçlerini optimize ediyor. Octapull B2B, tüm satış süreçlerini tek bir platformda yönetme imkânı tanıyor. OCTAPULL’un satış gücü otomasyonu uygulaması Octapull SFA ile tüm satış süreçlerinin otomatikleşmesini sağlarken yeni nesil video konferans uygulaması OctaMeet entegrasyonuyla online satış görüşmelerinin kolayca gerçekleşmesine yardımcı oluyor. Avantajları neler? Octapull B2B ile tedarikçilerle iletişim kurabilir ve satış süreçlerinizi takip edebilirsiniz. Müşteri siparişlerini izleyerek olası riskleri önceden belirleyebilir ve karar alma süreçlerinizi iyileştirebilirsiniz. E-fatura veya e-belge gibi önemli dokümanlara tek bir platformdan erişim sağlayarak iş akışınızı daha verimli hâle getirebilirsiniz. Farklı markalarla operasyonlarınızı tek bir platformda yöneterek süreçleri kolaylaştırabilirsiniz. Kampanyalar ve duyurularınız için oluşturulmuş özel alanlarla potansiyel müşterileri çekebilir, marka bilinirliğinizi artırabilirsiniz. Satışları kişiselleştirme imkânıyla müşteri segmentinize özel deneyimler sunabilir, müşteri memnuniyetini artırabilirsiniz. Octapull B2B ile; Bayi ve distribütörlerinize özel online pazar yeri oluşturabilir, Yola çıkmadan ve yakıt harcamadan cironuzu artırabilir, Kampanyalarınızı ve lansmanlarınızı anında tüm dünyaya duyurabilirsiniz. Octapull B2B hakkında detaylı bilgi almak ve OCTAPULL'un sektörünüze özel sunduğu çözümleri keşfetmek için OCTAPULL ’a ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Tayvan hükümeti, Elon Musk'a ait SpaceX'in internet hizmeti veren uydusu Starlink'e alternatif geliştirmeyi amaçlıyor. Tonga'da deprem olduğunda ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinde Starlink, devlet çalışanlarının çevrimiçi iletişim kurmalarına olanak sağlamıştı. Tayvan hükümeti ise iletişim altyapısını güçlendirerek acil bir durumda Starlink'e bağlı kalmamayı hedefliyor.
Neden önemli? Tayvan, bağımsızlığını tehdit eden Çin'e 130 km uzaklıkta bulunuyor. Çin Komünist Partisi'nin (CCP) askerî kolu Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) Tayvan'ın deniz ve hava sahasını sık sık taciz ederek ülkeye siber saldırılar da düzenlemekte.
Bir adım geriden: Geçen sene, iki denizaltı internet kablosunun zarar görmesinden dolayı Tayvan'a ait Matsu adası aylarca internetsiz kaldı. Tayvan'ın internet bağlantısını sağlayan denizaltı kabloları 2017'den beri 30 defaya yakın zarar gördü. Bu zararlara genelde gemiler sebep olsa da Tayvan hükümeti, hassas bir internet altyapısına sahip oldukları için endişeleniyor.
Bununla birlikte: Rusya'nın işgali sırasında Ukrayna'nın iletişim sistemleri zarar görmüş ve Ukrayna ordusu Starlink kullanmak zorunda kalmıştı. Fakat Elon Musk bazı durumlarda Ukrayna'nın Starlink bağlantısını kesmiş ve iletişim ağını Ukrayna'da işgal ettiği bölgelerdeyken Rusya'nın da kullanmasına izin vermişti. Tayvan hükümeti tarafından desteklenen Endüstriyel Teknoloji Araştırma Enstitüsü Müdürü Liao Jung-Huang, Ukrayna-Rusya savaşının Tayvan hükümetinin Starlink'e alternatif uydu ağı kurulması kararında etkili olduğunu ifade etti. Bu sektöre hükmeden SpaceX'in sahibi Elon Musk'ın elektrikli araç şirketi Tesla üzerinden Çin hükümetiyle iş yapmış olması ve Şanghay'da Tesla üretim tesislerinin bulunması da Tayvan hükümetinin Starlink'e karşı adım atmasında etkili oldu.
- Editörün önerisi: "ABD, Starship ile uzay yarışında öne geçmeyi planlıyor"
Öte yandan: Tayvan hükümetinin bir uydu ağı geliştirmesi milyarlarca dolar ve yıllar sürecek araştırmalar gerektiriyor. SpaceX'in normalde uyduların gönderildiği bölgeden daha yakında yer alan Dünya'nın alçak yörüngesine binlerce uydu göndermesi 5 yıl sürmüştü. Dünya'ya daha yakın olarak SpaceX uyduları, yeryüzünde yer alan terminallere daha hızlı sinyal gönderebiliyor.
- Tayvan hükümeti, ilk iletişim uydusunu 2026'da, ikincisini ise iki yıl içerisinde göndermeyi hedefliyor. Bu uyduları uzaya gönderme sürecinde hükümet, dört tane daha test uydusu üretmeyi planlıyor. Tayvan Başkanı Tsai Ingwen, ülkenin uzay programına 1,3 milyar dolar ayırdığını açıkladı.
Ek olarak: Tayvan hükümeti, ülkeye ait uydu ağını oluşturmaya devam ederken başka uydu ağlarına erişim sağlayabilmek için de anlaşma imzaladı. Hükümetin uydu sinyali alabilen 700'e yakın terminal bağlantısına sahip olmak istediği iddia ediliyor. Bu amaç doğrultusunda Tayvan hükümeti, Ağustos 2023'te Lüksemburg merkezli SES ile partnerliğe giderken Kasım 2023'te Tayvan merkezli Chunghwa Telecom, Londra merkezli Eutelsat OneWeb şirketiyle partnerlik kurdu. Böylelikle Tayvan, kendi iletişim ağını kurduktan sonra bile bir problemle karşılaştığında yedek planını hazırlamış olacak.
- Eğer Tayvan, ülkesinde yer alan ve uydu tedarik zincirine parça üreten 40'tan fazla şirketini kullanabilirse yarıiletken sektöründe olduğu gibi uzay alanında da önemli bir konuma gelebilir. Fakat uyduların uzaya fırlatılması için gerekli olan roketlerin masrafı Tayvan'ın uydu ağı oluşturmasına engel olabilecek bir etmen olarak gözüküyor. Çünkü çoğu roket sadece bir kez kullanılabiliyor ve çok yüksek miktarda yakıt harcıyor.
Hatırlatma dozu: Tayvan tarafından 2005-2016 yılları arasında uzaya gönderilen uyduların hepsi ABD'den fırlatılmıştı. 2023'te Tayvan'a ait araştırma ve meteoroloji uyduları Fransa merkezli Arianespace ve SpaceX tarafından uzaya gönderilmişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Tayvan, Starlink'e rakip olarak kendine ait bir telekomünikasyon sistemi oluşturma yolunda ilerliyor. Nvidia, AI modellerinin eğitiminde kullanılacak yeni çipi Blackwell B200'ü tanıttı.
22 Mar 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.



