Teknoloji, avucunuzun içinde: Ai Pin


Cesurların sahnesi: Big Bang Startup Challenge Bu yıl “Hayal et, Cesaret et, Yap” mottosuyla geri sayımı başlatan Big Bang Startup Challenge , 12’nci edisyonunda da dünyadan ve Türkiye’den en iyi girişimcileri 13-14 Aralık tarihlerinde Uniq İstanbul ’da ağırlamaya hazırlanıyor. Nedir? Girişimcilere büyüme yolculuklarında 360 derece destek sunan kuluçka merkezi İTÜ Çekirdek tarafından düzenlenen Big Bang , yılın en iyi girişimlerini aynı sahnede buluşturuyor. 50 cesur girişimin ödül ve yatırımlarla buluşmasına zemin hazırlayacak etkinliğin sunuculuğunu M. Serdar Kuzuloğlu üstlenecek. Öne çıkan teknoloji girişimlerine ev sahipliği yapan Big Bang’in ilk gününde TOP 50 girişim, sekiz farklı sektörel dikey sahnede sunum yapacak; ikinci gün ise girişimler ödül ve yatırımlarla buluşacak. Dahası: Herkesin katılımına açık olan Big Bang ’de katılımcılar, girişim stantları ve deneyim alanlarında birçok teknolojik yenilikle tanışma fırsatı bulacak. Mustafa Sandal ’ın sahne alacağı etkinlik için hazırlanan özel şovlar ve DJ performansla heyecan ve coşku hiç azalmayacak. Sayılarla İTÜ Çekirdek: UBI Global tarafından "Üniversitelere Bağlı Kuluçkalar" kategorisinde dünyanın en iyi üniversite kuluçka merkezi seçilen İTÜ Çekirdek, her yıl ortalama 500 startup’ı destekleyerek Türkiye ekonomisine önemli katkılar sunarken bugüne kadar 4.200’den fazla teknoloji girişimini destekledi ve 1.400’ünün şirketleşmesine katkı sağladı. İTÜ Çekirdek’in bünyesinde yer alan girişimlerin aldığı toplam yatırım miktarı ise 150 milyon dolara ulaştı. Big Bang Startup Challenge ’a ücretsiz bir şekilde katılmak için buradaki formu doldurabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Akıllı saatler, sanal ve artırılmış gerçekliğin entegre edildiği güneş gözlükleri ve akıllı yüzükler derken son yıllarda giyilebilir teknolojinin yükselişine şahitlik ediyoruz. Tüm bu gelişmeler, teknolojinin telefon ve bilgisayar gibi araçlardan gündelik stilimizle uyumlu eşyalara doğru kayma çabasının işaretleri.
Bu noktada, son zamanlarda karşımıza en sık çıkan isimlerden biri de San Francisco merkezli girişim Humane. Hakkında pek az şey bildiğimiz bir girişim olan Humane'in geliştirdiği "Ai Pin" isimli cihaz, uzun süredir teknoloji meraklılarının dikkatini en çok çeken gelişmeler arasında.

Beş yıllık araştırma ve geliştirmenin ürünü Ai Pin, bu yılın başlarında önce TED Konferansı'nda, ardından Paris Moda Haftası'ndaki Coperni defilesinde Naomi Campbell'in üstünde görücüye çıktı. Ai Pin'in bilinmeyen detayları ise geride bıraktığımız günlerde nihayet tanıtıldı. Cihazın ABD'de 16 Kasım'da 699 dolardan başlayan fiyatlarla ve T-Mobile üzerinden sınırsız arama, mesajlaşma ve veri için aylık 24 dolardan satışa sunulacağı; teslimatın ise 2024 başlarında başlayacağı açıklandı.
Cihazın piyasaya sürülmesine bu kadar kısa bir vakit kalmışken herkes tek bir şeyi merak etmeye başladı: Pin, teknoloji meraklıları için yeni bir oyuncak olmanın ötesine geçerek kişisel teknoloji için yeni bir norm oluşturabilecek mi?
Tabii, henüz tüketicilerin beğenisine sunulmayan bir cihaz hakkında kesin bir yargıya varmamız pek de adil olmayacaktır. Ancak, Pin hakkında bildiklerimiz bize birtakım sağlam ipuçları da sunmuyor değil.
Peki, Pin hakkında neler biliyoruz?
Giyilebilir cihazlarda yeni bir soluk
Humane'in genel tüketici kitlesi tarafından kablosuz kulaklıklar veya akıllı saatler gibi kabul görmesini umduğu bir yüksek teknoloji ürünü olan Pin, adından da anlaşılacağı üzere aslında teknolojiyi kullanan ve kullandıran bir çeşit broş olarak karşımıza çıkıyor.
Gömlek, tişört, ceket gibi kıyafetlere takılabilecek şekilde tasarlanan Pin, fotoğraf çekmekten mesaj göndermeye, lazerler aracılığıyla avucunuza görsel bir arayüz yansıtmaktan internette aramaya yapmaya kadar bugün akıllı telefonların yerine getirdiği temel görevlerin hemen hemen hepsini yapabiliyor. Ayrıca cihaz, ChatGPT benzeri bir sanal asistan da dahil olmak üzere yapay zeka teknolojisinden de yararlanıyor.

Girişimin kurucuları CEO Bethany Bongiorno ve eşi Imran Chaudhri'nin söylemlerinden yola çıkacak olursak, Humane, moda ile teknolojinin kesiştiği noktada kullanıcısına sürekli eşlik edecek bir cihaz vizyonuyla hareket ediyor. Buna göre, akıllı gözlük ve AR başlık gibi giyilebilir cihazların insan iletişimi ile bağlantısının önünde engel oluşturduğunu düşünen Bongiorno ve Chaudhri, Pin'in daha az invaziv olmakla beraber kullanımının daha konforlu olmasını; ancak bunları yaparken diğer cihazların sunduklarından da geri kalmamasını amaçlıyor.
- Humane'in başkanı ve yönetim kurulu başkanı olan Chaudhri, "Her zaman yanımızda güçlü bir bilgisayar olmasını istiyoruz ve asıl mesele de bu," diyerek Pin'in 'o' bilgisayar olabileceğine dikkat çekiyor.
- Pin'in geniş kitlelerce kabul göreceğinden emin olan Bongiorno ise cihazı "dünyanın ilk bağlamsal bilgisayarı" olarak nitelendiriyor. Yapay zekanın herkes tarafından merak edildiğini ve insanların bu teknolojinin hayatlarını nasıl değiştireceğini görmek istediğini belirten Bongiorno, "Onu her yerde yanınızda taşıyabilmeniz için ilk fırsatı sunuyoruz. Hissettiklerimiz ve geri bildirimlerde gördüklerimiz açısından her geçmişten, her yaş grubundan, küresel olarak insanlara gerçekten dokunuyor." ifadelerini kullanıyor.
Humane, Ai Pin ile bizlere neler sunuyor?
Apple'da uzun süre donanım tasarımı ve yazılım mühendisliği üzerine çalıştıktan sonra 2018 yılında Humane'i hayata geçiren Bongiorno ve Chaudhri, henüz yolun başındayken geliştirecekleri ürün için katı parametreler belirlediklerini aktarıyor. Bu parametreler arasında cihazın bağımsız bir şekilde doğrudan hücre ağına bağlanması, ne zaman kayıt yaptığı hakkında şeffaf olması, akıllı hoparlörlere sahip olması, üstelik uygun fiyatlı olması bulunuyor. Bongiorno, bu parametrelerin hepsinin bugün bulundukları noktanın temelini belirlediğini ifade ediyor.
Temelde ultra geniş RGB kamerasıyla fotoğraf çekebilen, metin mesajları ve e-postalar gönderebilen ve ChatGPT benzeri yetenekleri sayesinde merak ettiğiniz soruları yanıtlayabilen giyilebilir bir projektör olduğunu söyleyebileceğimiz Pin'in göründüğü kadar hafif olmadığını da belirtmemiz gerekiyor. Cihazın 55 gram ağırlığında olduğu belirtiliyor ki bu, bir tenis topu ağırlığına denk geliyor.

Kontrol kısmına gelecek olursak pin; dokunma, el hareketleri ve sesli komutlarla kontrol edilebiliyor. Ön tarafındaki dokunmatik yüzeye iki parmakla çift dokunulduğunda fotoğraf çeken cihaz, çift dokunuşun ardından basılı tuttuğunuzda ise video kaydına başlıyor. Ancak video kayıt özelliği, 2024 başlarında yapılacak yazılım güncellemesine kadar kullanıma sunulmayacak.
- Dahası, önümüzdeki yılın başından itibaren Pin'in kamerasının yapay zekayla çalışan bir kalori sayma özelliği için de kullanılacağı belirtiliyor. Bu özellikle kişinin gün boyunca tükettiği protein miktarını takip etmesi mümkün hâle gelecek.
Pin ufak bir dokunuşun ardından avuç içi görüş alanına doğru hareket ettirildiğinde ise "Laser Ink Display" olarak isimlendirilen 720p çözünürlüklü bir sistem ile kullanıcının eline görüntü ve metin yansıtan lazer etkinleştiriliyor. El hareketleriyle görüntülenen seçenekler arasında gezinebilen kullanıcılar, baş ve işaret parmaklarını birbirine dokundurarak bir seçeneğe tıklayabiliyor.
Cihazın "Ai Mic" isimli sesli asistanı ise ChatGPT geliştiricisi OpenAI'ın dil modelleri de dahil olmak üzere çok sayıda büyük dil modelinden yararlanıyor. Ai Mic, tıpkı Alexa ve Siri gibi güncel durum ve tarihi olaylar hakkında bilgiler verebiliyor, çeviri yapabiliyor veya merak ettiğiniz sorulara cevap bulabiliyor.
Bir telefon numarasıyla birlikte gelen Pin; uluslararası dolaşım, GPS, Wi-Fi ve Bluetooth desteği de sağlıyor. Öte yandan, cihazın pil takımının ne kadar süre gittiğine ilişkin sorular şu an için cevapsız kalıyor; ancak bilindiği kadarıyla cihaz iki adet pil, özel bir şarj pedi ve USB-C kablosu ile birlikte geliyor. Buna göre, kullanıcıların pillerden birini daima taşınabilir şarj çantasında yedek olarak tutulması tavsiye ediliyor. Bu da cihazın pil ömrünün 24 saatten kısa olabileceği ihtimalini akıllara getiriyor.
Ai Pin, "yeni iPhone" olabilir mi?
Kurucuları ve çalışanlarının bir kısmının Apple'dan geldiğini düşündüğümüzde, Humane'in şirket kültürünün Apple'ınkini andırması çok büyük bir sürpriz değil. Dahası, Humane, şirket kültürünün de ötesine gidiyor ve tasarımda da Apple etkisini bizlere hissettiriyor. Ancak, Humane'in Apple'ın katı ve talepkâr kültüründen belirli şekillerde ayrılarak çalışanlarını birlikte çalışmaya, planları sorgulamaya ve seslerini yükseltmeye teşvik ettiği aktarılıyor.
Uzun yıllar Apple'da yöneticilik yapan José Benitez Cong, emekli olduğunu düşündüğü anda kısmen kefaret ödemek için Humane'e katıldığını belirtiyor. Oğlunun henüz 1 yaşındayken dokunmatik cihazlardan alışık olduğumuz kaydırma hareketini taklit edebildiğini ve iPhone'un topluma yaptıklarından "tiksindiğini" ifade eden Benitez Cong, "Bu, iPhone üzerinde çalışmaktan duyduğum suçluluk duygusundan kurtulmama yardımcı olabilecek bir şey olabilirdi," şeklinde diyor.
Bongiorno ve Chaudhri ise tekno-optimist oldukları kadar tekno-realist de olduklarını; Pin'in akıllı telefonların yerini tamamen almasını beklemediklerini söylüyor. Pin'in birtakım yeni etik soruları gündeme getirebileceğini kabul eden ikiliden Chaudhri, Pin'in akıllı telefonları daha az kullanmalarını sağlamaktansa daha farklı kullanmalarını sağladığını belirtiyor.
Humane'i başka bir akıllı gözlük yaratmadığı için takdir eden, Google ve Meta'da artırılmış gerçeklik projelerini yöneten eski bir yazılım yöneticisi olan Mark Lucovsky, insanların geneline hitap eden bir Pin tasarımı bulmanın oldukça zor olduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca, Humane'in mahremiyete verdiği önemin, çığır açıcı olabilecek bazı özelliklerin önünde engel oluşturduğunu belirten Lucovsky, cihazın kamerasının sürekli çevreyi analiz ettiği bir senaryoda kayıp eşyaları bulmanın kolaylaşabileceğine ve cihazın bir görsel anı kütüphanesi işlevi görebileceğine dikkat çekiyor.
Sohbet robotlarının hâlihazırda akıllı telefonlarda mevcut olduğuna parmak basan Lucovsky, cihazın özünde pek de yeni bir şey sunmadığını; ancak bunun gelişimini izlemenin heyecan verici olduğunu aktarıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Omegle'ın vedası. Google-Epic davasının detayları. Japonya'nın çip yatırım planları. Xbox'ın yapay zeka destekli NPC'leri. Avucunuzun içindeki teknoloji.
14 Kas 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.




