Teknolojik doping


Özgün, dinamik ve klasik: Kappa Modaya sunduğu yenilikçi ve aktif yaklaşımıyla dünyanın önde gelen spor giyim markalarından olan Kappa , klasiğin tadını taşıyan en yeni modelleri ve yenilenen koleksiyonlarıyla Türkiye lansmanını yaptı. Kappa: Spor giyime kattığı dinamizmin yanı sıra pop kültürün içerisine yerleşmiş ve ikonik bir marka olmayı başarmış olan Kappa, profesyonel olmak gerekmeksizin aktif kalma tutkusuyla yaşamlarını sürdüren ve kendini dinamik hisseden herkes tarafından 1967’den bugüne dek tercih ediliyor. Neler var? Köklü marka imajını koruyarak kullanıcılarını dinamik bir yaşam stiliyle buluşturan renkli Kappa koleksiyonlarından; 222 Banda , markanın sırt sırta vermiş kadın ve erkek figüründen oluşan Omini logosu ve logoların beraberliğiyle bir klasiği sürdüren imza bir stil ayracı olarak karşımıza çıkıyor. Geçmişi günümüzle harmanlayan otantik ve ikonik Kappa tasarımlarının tamamlayıcısı olmanın yanında, bu logo içerdiği anlamla da Kappa’nın kullanıcılarına verdiği değeri vurgulayan bir sembol olarak yerini koruyor. Kappa Authentic ve Kappa Sport , en güncel trendleri dinamik bir günlüktelikte buluştururken Kappa Kombat , teknolojik, esnek ve dayanıklı kumaşlarıyla bilinen profesyonel ürünleri spor tutkunlarıyla buluşturuyor. Dahası: Kappa lansman heyecanına reality yarışma programı Survivor da ortak oldu. Bu yıl Kappa sponsorluğunda gerçekleştirilen Survivor’da yarışmacılar, Kappa İlkbahar/Yaz sezonu koleksiyonundan kendileri için özel seçilen ürünlerle mücadele veriyor. Gelecekte: Giyim koleksiyonuna ek olarak Kappa spor ayakkabılar da en yakın zamanda İlkbahar/Yaz Koleksiyonu ürün yelpazesinde yerlerini alacak. Türkiye’nin önde gelen perakende mağazaları ve online satış kanallarında bulunabilen Kappa ürünlerine bu bağlantı üzerinden yeni üyelere ilk alışverişe özel %15 indirim fırsatıyla ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Bilimin doğayı örnek aldığı gibi — suda yaşayan canlılardan ilham alarak— insan vücudunun suda hareketinin daha verimli bir hâle getirecek çalışmalar, yüzme dünyasının her zaman odağındaydı. Yüzücü mayoları da profesyonel sporcular için özel olarak üretildiğinden bu sorunun cevabını pek de uzakta aramaya gerek yok. Yüzme dünyasının en iyileri için teknoloji geliştikçe ve materyallerin su üzerindeki harekete etkisi keşfedildikçe mayoların tasarımı ve kimyasal yapısı da evriliyor.
Dünyanın en hızlısı
Rekabetin yüksek olduğu yüzme sporunda, havuzda fark yaratmak için gri bölgenin yakalanmasıyla ortaya çıkan yüzücü mayoları, zaman zaman konu oldu fakat öyle bir teknoloji gelip geçti ki “rekor kıran mayo” olarak tanıtıldı. Her ne kadar rekoru kıran mayo olduğunu söylemek yüzücünün yeteneğine haksızlık olsa da büyük sıçramanın sebebi nihayetinde ileri teknoloji mayolardı.
Bu döneme kadar kısmi tekstil kumaşıyla üretilen mayolar kullanabilirken Speedo Aqualab, LZR Racer serisinde NASA'yla birlikte tamamen farklı bir kumaş geliştirmişti. Uzay teknolojileri düzeyinde bir iş birliğiyle ilk defa Pekin Olimpiyatları’nda ortaya çıkan bu ürün, 100’den fazla rekorun kırılmasını sağladı. Hatta Pekin’de kırılan 25 rekorun 23’ü bu mayoyla yarışan sporculardan geldi.

Kaynak: Science History
Peki nasıl?
NASA, uzay araştırmalarında kullandığı rüzgar tünelinde su ortamını simüle ederek farklı materyallerle üretilen kumaşlar üzerinde oluşan drag (sürüklenme) kuvvetini ölçtü ve en aza indirmeye yönelik çalışmalar yürüttü. Bu analizlerle birlikte 400’den fazla sporcunun yüzme serilerinin de incelenmesiyle ortaya çıkan son model, poliüretan maddesinden üretildi.
Hidrofobik ve hafif bir madde olan poliüretan, yüzücülerin suyu daha kolay iterek ilerlemelerini sağladı. Omuzdan ayaklara vücudu tamamen kaplayan ve vücudun şeklini alan yapısıyla ikinci bir cilt tabakası da diyebileceğimiz bu mayolar, kaslarla birlikte hareket ederek yüzeydeki sürtünme kuvvetini en aza indirdi. Havayı hapseden tasarımıyla da kaldırma kuvvetini maksimum düzeyde tutarak yüzücülere suyun yüzeyinde daha rahat dengede durmaları avantajını yarattı.
Kumaşında kullanılan bileşenlerin çevreyle etkileşiminin yanı sıra mayonun sporcu vücudunda yarattığı basınç, kanın daha hızlı dolaşması ve kasların daha efektif çalışmasıyla sonuçlandı. Yani mayo, içeride fizyolojik bir etki yaratarak oksijen ve besinlerin hücrelere aktarımını kolaylaştırdı, dolayısıyla yüzücüler kendilerini daha enerjik hissetti.

Kaynak: invention.si.edu
Sekiz altın ve diğerleri
Mayoları eşsiz yapan sadece üretimi değildi, maliyeti de bir hayli yüksek olan bu ileri teknoloji ürünleri sponsorları olan yüzücüler alabiliyordu. Sporu adil olmaktan uzaklaştıran tüm bu eşitsizlikler, dokuma kumaş kullanılmayan ileri teknoloji mayoların Ocak 2010’da yasaklanmasıyla son buldu. FINA, bu gri bölgeyi “Hiçbir yüzücünün yarışma sırasında hızına, yüzdürme gücüne veya dayanıklılığına yardımcı olabilecek herhangi bir cihaz kullanmasına veya giymesine izin verilmeyecektir,” maddesine “mayo” ibaresini ekleyerek netleştirmeye çalıştı.
2008 Pekin Olimpiyatları, hepimizin bir efsaneye tanık olduğu yıldı. Michael Phelps Speedo mayosuyla çıktığı tüm yarışlarda altın madalya kazanmıştı. Mayoların yasaklanmasına rağmen — Phelps’inkiler de dâhil olmak üzere — kırılan yüzlerce rekorun da kayıtlarda kalmasına karar verildi, öyle ki 2022 yılı itibariyle 2008 Pekin Olimpiyatları ve 2009 Roma Dünya Yüzme Şampiyonası’na ait hâlâ kırılamayan rekorlar mevcut.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Avustralya Açık'ta kupa kaldıracak kombinler; 1996 Şampiyonlar Ligi'nde futbolun üzerimizdeki ruhu; yüzmede mayoların tasarımı.
29 Oca 2022

YAZARLAR

Demet Tümkaya
Demet Tümkaya, TEVİTÖL mezunu ve şu anda Koç Üniversitesi'nde Kimya-Biyoloji Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği okuyor. Teknoloji ve spora ilgi duyan Demet, Aposto bünyesinde yüzme ve voleybol üzerine yazılar yazıyor.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.




