

Sofradan taşanların dükkânı: apéro dükkân
Duende okuyucusu, bugünün bülteninde seni sofradan taşan bir dükkâna, apéro dükkân’ın ağız sulandıran dünyasına davet ediyoruz. Dükkâna girişler de buradan .
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: È stata la mano di Dio / The Hand of God
Yönetmen: Paolo Sorrentino
Süre: 130 dakika
Jenerik: The Hand of God, 2013 yapımı La grande bellezza / The Great Beauty filmiyle ülkesi İtalya'ya Oscar ödülü kazandıran yönetmen Paolo Sorrentino'nun dünya prömiyerini yaptığı Venedik Film Festivali'nde Büyük Jüri Ödülü'nü kazanan yeni filmi. Yönetmenin kendi gençlik günlerinden esinlendiği film, 1980'lerin Napoli'sinde geçen bir büyüme hikâyesini anlatıyor. Film, 94. Akademi Ödülleri'nin En İyi Uluslararası Film yarışında İtalya'yı temsil ediyor.
Neden izleyelim? Sorrentino'nun sineması, büyük anları, büyük mekânları, gösterişli sahneleri ve ciddi hikâyeleri detaylardaki saçmalıklarla ve tuhaf karakterlerle süsleyen, renklendiren bir sinema ve bu kez tam ortasında dev bir kırılma ve başkalaşım yaşayan bir büyüme hikâyesi anlatıyor. 1980'lerin Napoli'sinde, futbol, müzik ve sinemaya tutkun bir gencin hayallerini, onun kaderini değiştiren kalp kırıklıklarını ve olayları, ve tabii rengârenk aile bireylerini izliyoruz. Sorrentino biraz 80'ler nostaljisi, biraz İtalyan sineması aşkı, biraz Maradona hayranlığı, biraz da deniz kokusu vadediyor.
Nerede izleyebilirsin? Netflix orijinal filmi The Hand of God, 15 Aralık'ta platformun kataloğuna eklenecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Emin Alper'le Sinematek'te buluştuktan sonra Sorrentino'nun son gözdesi The Hand of God'la Napoli masalına kapıldık.
10 Ara 2021

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




