📺 The Weeknd'in HBO dizisinin yayın tarihi belli oldu

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Modern zamanların yakın geçmişinin küresel müzik yıldızlarından The Weeknd, 2010'lı yılların başından itibaren yayımladığı albümler, kısaçalarlar ve mixtape'lerle alternative R&B janrının etrafında çeşitlenen sıra dışı bir müzik kataloğu oluşturmuştu. Onu ana sahneye taşıyan çıkış işi 2011 yılında dünyayla paylaştığı House of Balloons olmuş; 2016 yılında gelen Starboy albümü ise sanatçının hâlihazırdaki popülaritesini kazandığı bir kariyer dönemeci olarak öne çıkmıştı.
Starboy'u takip eden After Hours'la (2020) müzikal kimliğine synthpop, future garage ve ambient pop gibi janrların ses ipuçlarını ekleyen The Weeknd, After Hours'la direksiyon kırdığı yeni ses manzarlarını genişletmeye Dawn FM albümüyle devam etmiş ve 2022'nin kendine en ön sıralarda yer bulan albümlerden birine imza atmıştı. Öte taraftan, müzisyenin edindiği küresel ün ve saygınlık ona 2021'in Super Bowl Half Time gösterisinin sahnesini getirmiş, HBO yapımı dizi The Idol'ın yaratıcı ve oyuncu kadrosu arasında olmasını sağlamıştı.

The Weeknd, The Idol (2023) dizisinde: | Kaynak: (HBO/YouTube)
Yaratıcı kadrosu The Weeknd, Reza Fahim ve Sam Levinson'dan (Euphoria) oluşan The Idol, birkaç ertelemenin ardından yayın tarihinin netleşmesiyle yeniden gündeme geldi. Zira diziden ilk fragman geçtiğimiz yıl gelmiş; ancak yapım ekibi içinde meydana gelen krizler, dizinin yaratıcı yön değişikliği ve "cinsel eziyet pornosuna" benzetilen sorunlu senaryo fikirleri çoğunluğu tamamlanmış The Idol'ın geleceğini belirsizliğe sokmuştu.
2022'de neredeyse bitirilmiş dizinin yönetmeni Amy Seimetz'in görevden ayrılmasıyla Sam Levinson'ın sıfırdan yazmak ve yönetmek zorunda kaldığı yapım, bu kargaşanın içinden çıkmayı başardı: HBO'nun kablolu kanalı ve HBO Max çevrimiçi yayın platformu üzerinden ulaşılabilecek dizi, 4 Haziran Pazar günü ABD saatiyle 21.00'de, Türkiye saatiyle ise 04.00'te yayın hayatına (TV) başlayacak. The Idol, HBO'dan önce Cannes 2023'ün yarışma dışı bölümünün misafiri olacak ve dünya prömiyerini yapacak.
Odakta Abel "The Weeknd" Tesfaye'nin canlandırdğı eğlence endüstrisinin kült bir lideri Tedros'un ve Lily-Rose Depp'in karakteri bir pop yıldızı Jocely'in olacağı The Idol'ın oyuncu kadrosu da çok çeşitli. Bunlar arasında son olarak Græ uzunçalarını yayımlamış Moses Sumney, dünyaca meşhur K-Pop grubu Blackpink'ten Jennie, Dan Levy ve Rachel Sennott gibi isimler var. Dizinin müziklerinin The Weeknd'ten olduğunu, The Idol, Vol. 1 adıyla bu senenin içinde yayımlanacağını da not düşelim.
HBO tarafından "Tüm Hollywood'un en hırpani aşk hikâyesi" olarak etiketlenen dizinin taze fragmanını ve The Weeknd'in Coachella 2023'teki sürpriz sahnesinden bir performansını da hemen aşağıda bulabilirsin.
The Weeknd Coachella 2023'te:
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Koray Soylu
Editor @ Aposto

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.






