

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver
Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü, 5 Mayıs 2023 günü COVID-19’un küresel sağlık acil durumu olmaktan çıkarıldığını, ancak hastalığın küresel bir sağlık tehditi olmaya devam ettiğini açıkladı. 11 Mart 2020’de Genel Direktör’ün pandemi ilan edişini canlı yayında endişeyle izlerken, bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordum. Üç yılı aşkın bir zamandır yaşamlarımızı alt üst eden, dünyada bildirilmiş 7 milyon, bildirilmemiş misliyle ölüme yol açan, pek çok aileye ateş düşüren COVID-19 sosyoekonomik adaletsizlikleri derinleştirmenin yanında dünyamıza yıkıcı bir etki daha bıraktı: tonlarca evsel ve tıbbi atık. Maske, eldiven, tek kullanımlık ürünler, dezenfektan kutusu gibi malzemelerin hem üretimi, hem atıkların bertarafı ciddi bir karbon ayak izine yol açarken, gelişi güzel doğaya bırakılmış maskelerin ciddi bir mikroplastik kirliliğine ve ekolojik sorunlara yol açtığı belirtilmekte.
Sağlık sektörünün karbon ayak izi ve ‘sürdürülemezliği’ aslında pandemi ile başlayan yeni bir olay değil. Pandemi öncesinde, 2019 yılında, sağlık sektörünün küresel sera gazı salınımındaki payı yüzde 5,2 olarak hesaplanmıştır. Eğer sağlık sektörü bir ülke olarak kabul edilseydi, dünyanın en yüksek karbon ayak izine sahip 5. ülkesi olurdu. Maalesef daha fazla sera gazı emisyonu, sağlık sisteminin daha kaliteli ve yüksek hacimli çalıştığının bir göstergesi de değildir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) sağlık sisteminin kişi başına düşen emisyonu en yüksek ülke olmasına rağmen, ABD’de doğumda beklenen yaşam süresi ve sağlık göstergeleri pek çok gelişmiş ülkenin çok gerisindedir.
Sağlık sisteminin karbon ayak izini oluşturan üç ana alan vardır. Sağlık kuruluşlarının hastane atıkları, tek kullanımlık plastikler, kişisel koruyucu ekipman, ambulans filoları gibi doğrudan emisyonlar karbon ayak izinin yüzde 17’sini; elektrik, buhar, soğutma, ısıtma sistemlerinin kullanımı yüzde 12’sini oluşturmaktadır. İlaçlar, kimyasallar, tıbbi alet ve cihazlar, yemek gibi hizmet alımlarının tedarik zincirinde ortaya çıkan emisyonlar ise sağlık sisteminin karbon ayak izinin yüzde 71’inden sorumludur. Görüldüğü üzere sağlık sisteminin karbonsuzlaştırılması için sağlık hizmetinde yer alan her ürünün sağlık kuruluşlarına gelene kadar geçen üretim, paketleme, ulaşım gibi süreçlerinin karbon ayak izinin azaltılması gerekmektedir. Sağlık camiasının iklim krizi ve sürdürülebilirlik konusunda konuşması ve diğer sektörlere de itici bir güç olması bu nedenle de çok önemlidir.
Sistemsel olarak pek çok sektörün bir araya gelerek sağlık sistemini karbonsuzlaştırmak için çalışması, ülkelerin emisyonlarını azaltma konusunda iyi uygulama örnekleri geliştirmelerine de yardımcı olacaktır. İngiltere’nin "Net Sıfır Ulusal Sağlık Hizmeti Sunulması" raporu yol gösterici bir örnek oluşturabilir. "Döngüsel Sağlık Hizmeti" gibi yeni kavramların hayata geçirilmesi atık üretimini azaltmayı, zararlı kimyasallara maruziyeti en aza indirgemeyi ve sürdürülebilir bir sistem kurmayı sağlayabilir. Sağlık hizmetinde hastaya fayda sağlayacak bir tıbbi endikasyonu olmadan yapılan manyetik rezonans görüntüleme ya da bilgisayarlı tomografi gibi tetkiklerin de ciddi bir karbon ayak izi olduğu hesaplanmıştır. Bu nedenle, hekimlere hastalarına yeterli ve kaliteli zaman ayırabilecekleri ve akıllı seçimler yapmalarına imkân sağlayan klinik ortamlar sağlanması hem hastaya hem de dünyaya iyi gelecektir. Bireysel olarak hekimlerin de sağlık sisteminin karbon ayak izini azaltmak için yapabilecekleri ufak ama etkili değişiklikler olabilir: malzemelerde israfı azaltmak, atık bertarafında geri dönüşümü ve yeniden kullanımı desteklemek, enerji tasarrufu sağlayacak alışkanlıklar geliştirmek, karbon ayak izi düşük ilaçlar seçmek gibi. Örneğin, anestezik gazlar yerine damardan verilebilecek anestezi sağlayan ilaçları, ölçülü doz inhaler dediğimiz hidroflorokarbon gazı kullanan solunum ilaçları yerine, kuru toz kullanan ilaç formülasyonlarını tercih etmek gibi günlük pratiğimizde değiştirebileceklerimiz vardır.
‘Koruma’ ve ‘iyileştirme’ misyonunu yüklenen sağlık sisteminin, acilen karbon ayak izini hesaplaması, sürdürülebilirlik kavramını günlük hayata entegre etmesi, azaltım için etkili projeler gerçekleştirmesi, sağlık sistemine ürün ve hizmet sunan kuruluşların dönüşümünü sağlamaları için zorlayıcı olması gerekmektedir. Çevreye duyarlı bir sağlık sistemi inşa etmek, tıbbın temelinde yer alan “Önce Zarar Verme” ilkesinin bir gerekliliğidir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sağlık Bilimleri Konferansı, Füzyon Enerjisi, Doğadaki Canavarların Şifası
12 May 2023

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







