TikTok'un Hong Kong'tan çekilişi ve platformun duruşu

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

TikTok, birkaç yıl önce hayatımıza girmiş ve görece yeni bir platform olsa da kuşkusuz hakkında en çok tartışılan ve soru işaretleri barındıran uygulamalardan bir tanesiydi. Geçtiğimiz hafta ise şirketin yakın zamanda Çin hükümeti tarafından onaylanan yeni güvenlik yasası sonrası aldığı Hong Kong’dan çekilme kararı ve ardından ABD kanadından gelen olası yasaklama açıklamaları, TikTok’un gelecekteki faaliyetleri ve kendini konumladığı pozisyon üzerinde önemli değişikliklerin sinyalini veriyor olabilir.
- Son birkaç hafta: Platform her ne kadar şu sıralar Hong Kong kararı üzerinden konuşuluyor olsa da son birkaç haftalık süreçte yoğun bir gündemin içinde bulunuyor. Birkaç hafta önce Hindistan’ın yasakladığı 59 mobil uygulama arasında bulunarak sahip olduğu en büyük pazarlardan birindeki faaliyetlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan TikTok, ardından önce yine başka uygulamalarla birlikte iOS 14 işletim sisteminde kullanıcıların clipboard içeriklerini gizlice kopyaladığı iddialarıyla karşılaşmış, sonra da ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından TikTok'un ABD'de yasaklanması üzerine bazı çalışmalar yürütüldüğü açıklamaları yapılmıştı.
- Hong Kong kanadı: TikTok, Hong Kong’un yeni güvenlik yasası sonrası adım atan tek teknoloji şirketi değil. Yasanın Hong Kong hükümetini Çin Komünist Partisi’nin taleplerine daha yüksek oranda tabi kılacak yapısı; Facebook, Instagram ve Twitter’ın, kullanıcılarının verilerini ve güvenliklerini korumak amacıyla Hong Kong hükümetinden gelecek olası veri taleplerini askıya almalarına neden oldu. TikTok’un bölgeden tamamen çekilmesini kapsayan kararı, bölgedeki faaliyetlerine yeni şartlarıyla devam edecek ABD merkezli teknoloji şirketlerinin kararlarından ayrılıyor.
- TikTok’u farklı kılan ne? Quartz yazarlarından Jane Li’ye göre şirketin aldığı bu karar, ABD merkezli diğer teknoloji şirketlerine benzer olarak yeni yasaya bir tepki olmaktan çok, şirketin kendini daha güvenli bir bölgeye çekmesi anlamına geliyor.
- Neden? TikTok’un çatı şirketi Bytedance, Çin sınırları içinde Douyin isminde, TikTok ile aynı konseptte fakat içerikleri üzerinde Çin Komünist Partisi’nin etkisi olan farklı bir platforma sahip. Şirket; Çin dışında ise özellikle Batı’nın Çin hükümetine olan çekimser yaklaşımı nedeniyle daha liberal olmasıyla bilinen ve veri merkezlerinin dahi Çin’de bulunmadığını belirttiği TikTok ile faaliyetlerini yürütüyor. Li’ye göre Bytedance’in TikTok üzerinden Hong Kong’dan çekilme kararı, şirketin Çin dışındaki kullanıcı verilerini Çin hükümeti ile paylaşmama politikasını sürdürebilmesi ve aynı zamanda Çin Komünist Partisi ile herhangi bir çatışma yaşamaması için atılan stratejik bir adım.
- Neden? TikTok’un çatı şirketi Bytedance, Çin sınırları içinde Douyin isminde, TikTok ile aynı konseptte fakat içerikleri üzerinde Çin Komünist Partisi’nin etkisi olan farklı bir platforma sahip. Şirket; Çin dışında ise özellikle Batı’nın Çin hükümetine olan çekimser yaklaşımı nedeniyle daha liberal olmasıyla bilinen ve veri merkezlerinin dahi Çin’de bulunmadığını belirttiği TikTok ile faaliyetlerini yürütüyor. Li’ye göre Bytedance’in TikTok üzerinden Hong Kong’dan çekilme kararı, şirketin Çin dışındaki kullanıcı verilerini Çin hükümeti ile paylaşmama politikasını sürdürebilmesi ve aynı zamanda Çin Komünist Partisi ile herhangi bir çatışma yaşamaması için atılan stratejik bir adım.
- Bir sosyal medya platformu apolitik olabilir mi? OneZero yazarlarından Will Oremus ise TikTok’un aldığı son kararı, sosyal medya platformlarının politik meseleler ile ilişkisi üzerinden değerlendiriyor. Oremus’a göre 2010’lu yıllarda politikayla bir hayli içli dışlı olan ve pratikleri sorgulanan Facebook ve Twitter gibi platformların ardından TikTok’un politik olaylardan uzak duran ve sadece eğlenceye odaklanan yapısı, platformunda özellikle 2018 yılından sonra yakaladığı başarının sebeplerinden biriydi. Fakat önce geçtiğimiz ay platformdaki kullanıcıların Donald Trump’ın ABD 2020 Başkanlık Seçimi kampanyası için Tulsa şehrinde gerçekleştireceği etkinliğe karşı gösterdikleri organize tepki, ardından şirketin aldığı Hong Kong kararı; TikTok’u da diğer platformlar gibi politika ve sosyal meselelerden bağımsız kalamayan platformlardan biri hâline dönüştürüyor. Oremus, geniş kitleler tarafından kullanılan hiçbir platformun siyasete karşı nötr kalamayacağına inanıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta odağımızda TikTok’un Hong Kong’dan çekilme kararı ışığında platformun politikaları, video yayın servisi Quibi’nin hayal kırıklığıyla geçen ilk üç aylık periyodu ve çok daha fazlası var.
16 Tem 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.

2000'lerin en büyük sosyal ağlarından MySpace'in bugünkü sahipleri Tim ve Chris Vanderhook, platformu yeniden canlandırmak istediklerini açıkladı. Bu açıklamanın heyecanla karşılanması, teknoloji tarihine ilişkin kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: İnsanlar gerçekten eski sosyal ağları mı özlüyor, yoksa internetin artık var olmayan bir hâline mi özlem duyuyor?

Şu anda dünya genelinde 50’nin üzerinde şirket, insansı robot geliştiriyor. Yıllardır temel varsayım, bu denli gelişmiş bir robotik cihazın erişilebilir fiyatlara piyasaya sürüldüğünde büyük bir tüketici talebiyle karşılaşacağı yönündeydi. Fakat ev robotları, giderek daha uygun fiyatlı hâle gelirken bu varsayımı da yeniden düşünmek gerekiyor: Bedava dağıtılacak olsa bile evimizde gerçekten bir insansı robot istiyor muyuz?



