TikTok’un baskı ve gizlilik kültürü

The Wall Street Journal, bu hafta sonu TikTok’un ABD’de sunduğu çalışma şartlarına, kurum kültürüne ve perde arkasında yaşananlara ışık tutan bir makale yayımladı. Makaleyi sizler için özetledik.
TikTok’un baskı ve gizlilik kültürü

10 Mayıs - Dell - Quando
Dell Technologies ile birlikte

Dell Technologies’le ürünlerin tahmini karbon ayak izini öğrenmek mümkün Dünya büyük bir atık sorunuyla karşı karşıya. Yeni malzemelerle üretilen ürünlerin kullan-at şeklindeki lineer tasarım modeli, geri dönüşümü teşvik etmeye yönelik çabalara rağmen dünyamızı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Teknoloji kullanım ömrünü uzatan ve çevreye kalıcı olumlu etkide bulunacak çözümler geliştiren Dell Technologies , büyük bir sorumluluk üstleniyor ve döngüsel tasarım alanında önemli çalışmalar yürütüyor. Nedir onlar? Dell Technologies; OptiPlex çözümünü geri dönüştürülmüş materyallerle üretmeye başladığı 2007 yılından bu yana 1,1 milyar kg kullanılmış elektronik bileşeni geri dönüştürdü. İklim krizi, e-atık ve kısıtlı kaynaklarla ilgili yeniden kullanımın sınırlarını zorlamak ve ürünlerinin karbon ayak izini azaltmak için çalışmalar gerçekleştiriyor. Ürünlerin karbon ayak izini hesaplamak için belirli yöntemler kullanarak; kullanıcıların değerleri belli bir bağlama oturtmalarına yardımcı olacak şekilde ilişkilendirilebilen önemli ürün özelliklerini ele alıyor. Örneğin Dell Latitude 5420 modelinin karbon ayak izinin 364 kgCO2e +/- 80 kgCO2e olacağını tahmin edebiliyor . Bu durum, 10 adet Latitude 5420’nin yaklaşık 17,4 dönümlük bir ormanın bir yılda emebileceğine eşit bir ayak izine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Döngüsel ekonomiye katkı sunmak ve net sıfır hedeflerine ulaşmak üzere ürünlerin tasarımından kullanım ömrünün sonuna kadar çevresel etkilerini iyileştirmek için çabalıyor. 2030 yılına kadar satılan her bir ürün için bir ürünün geri dönüştürülmesini, ürün ambalajlarının yüzde 100’ünü ve içeriklerinin yarısından fazlasını geri dönüştürülmüş veya yenilenebilir malzemeden yapılmasını hedefliyor.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Şakalar, danslar ve sonu gelmeyen challenge’lardan oluşan TikTok, kendisini internetteki en eğlenceli yer olarak konumlandırmaya çalışıyor. Tabii yönetimin bu mottodan ne kadar haberdar olduğu tartışılır. Zira şirketin ABD’deki çalışanlarına göre sosyal medya devinin başarısının arkasında bir hayli yoğun emek ve zorlayıcı çalışma koşulları bulunuyor.

Sahneyi kurarken

6 yıl önce Pekin’de kurulan Çin merkezli girişim ByteDance, Instagram ve Twitter gibi köklü platformları geride bırakarak 175 milyon yeni indirme ile 2022 yılının ilk çeyreğinde dünyanın en çok indirilen uygulaması olmayı başaran TikTok’u yarattı.

Kurulduğu günden bu yana 3,5 milyar defa indirilen uygulamaya ait pandemi öncesi verilere göre ABD’de 1.500 çalışanı bulunan firmanın bu rakamı 10 bin kişiye çıkarma planları da mevcut.

Geçtiğimiz sene yıllık geliri 4 milyar dolara ulaşan platform, bu yılki gelirininse 12 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor. 

  • Mukayese edebilmek açısından, dünyanın en büyük sosyal medya platformu Facebook’un bu yıllık gelir seviyesine ulaşması 12 senesini almıştı.

İşinin büyük bölümü Çin’de geliştirilen ürünleri daha fazla reklam geliri sağlayan Amerikalı bir hedef kitleye uyarlamak olan çalışanlarsa Çin ile haftada 85 saati aşan video konferans trafiği, toplantılardan kalan zamanda işlerini yetiştirme baskısı, saat farklarına bağlı uyku yoksunluğu ve düzenli hafta sonu mesaileriyle boğuşuyor.

Birçok çalışan bu şartlara şirket ABD’de halka arz edildiğinde ellerine geçecek olan hisse opsiyonları için katlandıklarını belirtiyor. Ancak yine de bu tempoya ayak uyduramayan ve kendi isteğiyle ayrılan, sağlık koşulları nedeniyle ayrılmak zorunda kalan ya da devam edebilmek için terapiye başlamak zorunda kalan çalışanların sayısı da göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaşmış durumda.

  • ByteDance, Çin’deki düzenleyici kurumun, şirketin “veri güvenliğine odaklanması gerektiğini” belirtmesi üzerine halka arz planlarını geçtiğimiz yıl rafa kaldırmıştı. 

Aileden, sağlıktan önce iş

Facebook ve Roblox gibi firmalarla da deneyimi olan ve TikTok’ta geçirdiği yaklaşık bir yılın ardından istifa eden kıdemli yönetici Melody Chu, Medium’daki yazısında “Elde ettiğim deneyim kariyerim açısından inanılmaz, ancak bunlar eşimi ve ailemi görememeye, ilişki terapisine başlamamıza, kilo ve uyku sorunları ile ruh sağlığıma mal oldu,” diyor: “TikTok hayatımdaki her şeyden daha öncelikliydi.”

  • Zincirleme toplantılar: İşten ayrılan bir başka kadın çalışan, toplantı sırasında regl olduğunu, ancak “arka arkaya gerçekleşen toplantılara ara veremediği için” herhangi bir hijyen ürününe erişmeksizin çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını ifade ediyor.

TikTok ise yaptığı resmi açıklamada iş kültüründe ve iş pratiklerinde “büyümekte olan küresel topluluğunu destekleyecek yetkinliğe sahip bir takım inşa etme hedefiyle birtakım değişiklikler gerçekleştirdiğini” ve kendisini “şeffaf ve geri bildirim mekanizmaları olan, hem topluluğu hem de çalışanları için adilane bir kültür oturtmaya adadığını” belirtiyor.

Öte yandan eski bir TikTok çalışanı olan Pabel Martinez, belirli verileri kendisinden düşük kademedeki kimseyle paylaşmaması için uyarıldığını aktarıyor. Sunumlardaki çoğu rakamın silindiğini ya da sansürlendiğini ve şirketteki gizlilik takıntısının bir benzerini başka hiçbir şirkette görmediğini belirten Martinez, “Aldığım mesaj, ‘size güvenmiyoruz’ şeklindeydi,” diyor.

“Birkaç Dolar İçin”

Pabel Martinez

The Wall Street Journal

Küresel reklam satışlarından sorumlu müşteri yönetmenliği yapan Martinez, şirketteki baskı ortamını şu şekilde aktarıyor: “Günün birinde elde edebileceğim hisse haklarını göz önünde bulundurarak iş dışında bir yaşamımın kalmamasına göz yumuyordum, ancak projelerim takvime uygun ilerlerken dahi hafta sonu izin kullanmak istediğimde yöneticimden aldığım yanıt ‘biz bu şekilde iş yapmıyoruz’ oldu.”

Eski çalışanlar genel katılımlı neredeyse tüm toplantılarda iş-yaşam dengesizliği konusunun gündeme geldiğini belirtiyor.

Birçok teknoloji şirketi çalışanlarına daha düşük maaşlar karşılığında hisse seçenekleri teklif eder. Böylece şirket halka arz edildiğinde çalışanlara büyük bir gelir elde etme fırsatı sunulmuş olur. Ancak TikTok için böyle bir seçenek pandeminin ortasına kadar sunulmamış. Sonrasındaysa şirketin halihazırdaki “sadık” çalışanlarına herhangi bir hisse seçeneği teklif edilmemiş. Bu da çalışanlar arasında hayal kırıklıklarına yol açan bir başka faktör.

Şirkette 2 yıl marka işbirlikleri üzerine çalışan Dylan Juhnke, üst yönetimin maaş ve mükafatlar konusundaki sorularını 1 yıl boyunca yanıtlamayı reddettiğini ifade ediyor. Juhnke, genel katılımlı bir toplantıda insan kaynakları müdürüne sorularının neden geçiştirildiği sualini yöneltince de bu sefer yönetimden kınama cezası almış. İnsan kaynaklarının hakkında işten çıkarılması istemiyle soruşturma açtığını belirten Juhnke, birkaç ay sonra kendisi istifa etmiş.

Saat farkı

Chloe Shih

The Wall Street Journal

Geçtiğimiz yıl Çin hükümeti, çoğu teknoloji firmasının 996 olarak da bilinen “haftanın 6 günü, sabah 9-akşam 9” sistemiyle çalıştığı modelin yasal olmadığını belirtmiş, bunun üzerine ByteDance 1075 adını verdiği “haftanın 5 günü, sabah 10-akşam 7” modelini uygulayacağını açıklamıştı. Ancak eski çalışanlar bunun da gerçeği yansıtmadığı konusunda ısrarcı.

Şirketin Kaliforniya’daki merkezinde çalışan Chloe Shih, ABD’deki çalışanların Çin’de pazartesi sabahına karşılık gelen toplantılara katılmak için pazar akşamları mesaiye başladıklarını ve “kendisi uyurken şirketin büyük kısmının uyanık olduğunu bilmenin” kaygı bozukluğu ve uyku sorunlarına yol açtığını belirtiyor.

2021’e gelindiğinde birçok yönetici çalışanlarına iş saatleri dışındayken şirket içi mesajlaşmaları sessize almalarını ve takvimlerine toplantı için müsait olmadıkları saatleri işaretlemelerini salık vermiş. Ancak üst yönetim bunu hiçbir zaman umursamamış. 

Şirketin yeni çalışan bulmakla ilgili bir sıkıntısı yok, ancak iş bu çalışanları elde tutmaya gelince bu noktada birçok sıkıntı ortaya çıkıyor. Eski mühendislik takımı liderlerinden Lucas Ou-Yang, yoğun tempo nedeniyle birlikte çalıştığı 10 ürün yöneticisinin de birinci yıllarını doldurur doldurmaz ayrıldıklarını belirtiyor.

Buna ek olarak bir de dil sorunu mevcut. Herkesin Çince bilmediği toplantıların İngilizce olarak düzenlenmesi kuralı ancak ABD’deki yoğun işten ayrılmalar sonucunda getirilmiş. Çince gerçekleşen toplantılarda tercüman bulunsa da eski çalışanlar bu toplantılarda çoğu detayın anlaşılamadığını belirtiyor.

“İlginç” organizasyon yapısı

TikTok’un aynı proje için birçok farklı takımı paralel olarak çalıştırdığı biliniyor. Projeyi ilk hangi takım tamamlarsa övgüyü o ekip alıyor ve diğer ekiplerin emekleri çöpe gidiyor. Şirketin bu taktiği ekipler arası rekabeti körükleyerek projelerin daha hızlı teslim edilmesi için kullandığı biliniyor.

Şirketin bir diğer tartışmalı pratiği de herhangi bir organizasyon şemasının bulunmaması ve çalışanlarına organizasyon şeması çıkarılmasını yasaklaması. Bu taktiğin mucidiyse rakiplerinin çalışanlarını çalmasını istemeyen Çin’deki şirketler.

Uygulama neticesinde çalışanların birbirlerinin ünvanını ve derecesini kestiremediği, ya da ekiplerin ve yöneticilerin yürüttükleri projelerle ilgili olarak kimlerle iletişime geçmeleri gerektiğini bilemediği durumlar ortaya çıkıyor. Şirketteki 4. ayının sonunda Singapur’daki pozisyonundan istifa eden Jamie Lim Yin Yin, “Kim kimdir diye bütün gün LinkedIn’de dolanmak olağan bir durumdu” diyor.

Velhasılıkelam, TikTok kendisini “neşeli, eğlenceli, çeşitli ve beklenmedik deneyimlerin adresi” olarak tanımlıyor. Dylan Juhnke, şirketteki deneyimlerini “bunun tam tersiydi” şeklinde ifade ediyor.

Kaynak: The New York Times

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🙇‍♂️ Perde arkası: TikTok

Yoğun baskı, yüksek tempo ve güvensizlik… İşte çalışanların ağzından TikTok'un kurumsal kültürü.

10 May 2022

Dell Technologies ile birlikte
The New York Times

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

AI’ın kara kutusu: Dil modellerinin kolektif bilinci bulunmuş olabilir mi?

Yapay zekayla konuşurken onların yalnızca son cevabını görürüz. Sohbet robotlarına güç veren büyük dil modellerinin o yanıta nasıl ulaştığını, hangi ihtimalleri elediğini ya da cevabını oluştururken "zihinlerinde" nelerin canlandığını bilmeyiz. Anthropic’in yaptığı yeni bir çalışma ise ilk kez bu "kara kutunun" içinde neler yaşandığını ortaya koyuyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Tem 2026

AI’ın kara kutusu: Dil modellerinin kolektif bilinci bulunmuş olabilir mi?
QuandoQuando

HİKAYE

Sürtünmesiz bir dünya hayali: Teknoloji hayatı 'fazla' mı kolaylaştırdı?

Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Doğa Yurduneri

·

17 Tem 2026

Sürtünmesiz bir dünya hayali: Teknoloji hayatı 'fazla' mı kolaylaştırdı?
QuandoQuando

HİKAYE

Kitap imha tartışmasının görünmeyen yüzü: Yok edilen kitaplar sahiden hâlâ var mıydı?

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Ümit Alan

·

17 Tem 2026

Kitap imha tartışmasının görünmeyen yüzü: Yok edilen kitaplar sahiden hâlâ var mıydı?
QuandoQuando

HİKAYE

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Doğa Yurduneri

·

13 Tem 2026

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Ümit Alan

·

10 Tem 2026

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır