Tiyatromuz Yaşasın!

Pandemi döneminde tiyatro sahneleri
Tiyatromuz Yaşasın!

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

2020-2021 tiyatro sezonu, hangi oyunların sahneleneceğinden ziyade oyunların nerede ve nasıl sahnelenebileceği üzerine kurulu. En endişe verici “Tiyatrolarımız ne olacak?” sorusu ise hâlâ bilinmezliğini koruyor. Tiyatro Gündemi'nde bu soruya cevaplar arayacak, tiyatro gündeminden gelişmeleri aktaracak ve tiyatroya gönül verenlerin seslerine kulak vereceğiz. 

Pandeminin yarattığı titreşimin en büyük çatlaklarından biri tiyatro sahnelerinde yaşanıyor. Tiyatroların kapatılmasıyla büyük bir ekonomik buhranın içine giren, “Tiyatromuz Yaşasın” diyerek destek bekleyen sahnelerin büyük bir çoğunluğu talep ettiği desteği göremiyor, çatlaklar giderek genişliyor. Durumun bir sonucu olarak da Toy Sahne, Küçük Salon gibi yıllarca birçok tiyatroya ev sahipliği etmiş sahneler kepenk kapatmak zorunda kalıyor. 

Çözüm arayışları: Tiyatroların bu salgın sürecinde kapanmama mücadelesiyle geçirdiği yaz aylarının ardından, normal şartlarda sezonun açılacağı mevsim gelmiş olsa da sahnelerde endişe verici bir sessizlik hâkim. Kimi sahneler bu süreci atölyeler düzenleyerek telafi etmeye çalışırken kimi topluluklar da çalışılan oyunları açık alanlarda -veya daha geniş sahnelerde- sahneleme arayışına gidiyor. Büyük sahnelere sahip tiyatrolarda, sosyal mesafeli seyir alanı ve yenilenmiş hava filtreleri, kapalı alanda oyun seyretmeyi kolaylaştırsa da "kara kutu" olarak tarif edilen, 60-70 kişilik tiyatro salonları büyük bir kriz içerisinde. Küçük ölçekli bu sahneler, geçimini sağlamak için seyirci sayısını azalttığı durumda bilet fiyatlarını büyük oranda artırma zorunluluğu yaşıyor. Fakat zaten hâlihazırda seyirci problemi çeken sahnelerin, pandemi sürecinde zamlı bilet fiyatlarıyla seyirci bulması çok daha zorlu bir hâle geliyor. Bu sebeple de küçük ölçekli tiyatrolar çözümü kendi mekânlarını dışına çıkmakta veya oyunlarını büyük ve geniş alanlarda sahnelemekte buluyor. Bu da aslında uzun vadede mekânla özdeş tiyatro ilişkisine yeni bir soluk getireceğe benziyor. 

Alternatif tiyatrolar: Örneğin, Türkiye’de “alternatif tiyatro” denildiği zaman akla gelen ilk ekiplerden olan DOT, mekânsal yolculuklarının son durağı olan Dotkanyonda projesini 1 Şubat 2020 tarihinde sonlandırmış ve Kanyon’da bulunan sahnesini kapatmıştı. Şimdi ise “Pandemi doğayla gelen bir sınav; bu sınavı doğayla birlikte, doğayı anlayarak aşabiliriz.” diyerek yeni durak olarak seçtikleri Kemerburgaz Kent Ormanı’nda, Dotormanda projesini başlattılar. Prudencia Hart ve Bir Tuhaf Dibe Vurma Öyküsü, Sesin Resmi, Limon Limon Limon Limon Limon, bu sezon Dotormanda kapsamında izlenebilecek oyunlar. DOT, aynı zamanda başka tiyatro topluluklarına da ev sahipliği yapmayı planlıyor. 

Kumbaracı50 kapanmasın: İstanbul’un köklü alternatif sahnelerinden biri olan Kumbaracı50 ise kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu zamana kadar 55.000 den fazla seyirciye perde açmış, 150 farklı tiyatro topluluğa ev sahipliği yapmış olan mekân, başlattığı #kumbaracı50kapanmasın kampanyasıyla destek bekliyor.

“Sezon Minimal”: Sadece alternatif sahneler değil, kurum tiyatroları da bir değişim içerisinde. İBB Şehir Tiyatroları, bu yıl 30 alternatif tiyatro oyununa kendi sahnelerinde yer vereceğini açıkladı. Aynı şekilde yine İBB Şehir Tiyatroları, “Sezon Minimal” adlı bir proje başlatarak; az dekorlu, minimal, tek perdelik 16 oyunu sahneye taşıyacak. Bu projenin ilk üretimleri olarak Sen İstanbul’dan Daha GüzelsinMelek, Geçit, Zehir gibi oyunlar seyirciyle buluştu. Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu da bu sezon çıkaracağı Hamlet oyunuyla yeni bir seyir deneyimi yaşatmayı planlıyor.  

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎭 Tiyatroları çok özledik. Yoksa siz de mi?

Biliyoruz siz de. Bu hafta tiyatroların güncel durumlarına bakıyor, tasarım bienali teması üzerine düşünüyor, sizi yeni yönetmenler ve yeni müzisyenlerle tanıştırıyoruz.

16 Eki 2020

🎭 Tiyatroları çok özledik. Yoksa siz de mi?

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?
DuendeDuende

HİKAYE

Yıldız Tozu | Tutkuların, zamansız rastlantıların ve saplantıların ustası: Pedro Almodóvar

Yıldız Tozu'nda bu haftaki konuğumuz tutkunun, hüznün, kırılganlığın cesur ve sıcak dili; İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar. Yeni bir Almodóvar filmine giderken sizi neyin beklediğini hiçbir zaman tam olarak bilemezsiniz. Büyük bir filmle de karşılaşabilirsiniz, küçük bir hayal kırıklığıyla da…

Mehmet Sindel

·

11 Eyl 2026

Yıldız Tozu | Tutkuların, zamansız rastlantıların ve saplantıların ustası: Pedro Almodóvar
DuendeDuende

HİKAYE

Paweł Pawlikowski: 'Ben 20. yüzyıldan kalma bir sürgünüm'

Cannes’da prömiyerini yapan "Fatherland" ile ikinci En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan Paweł Pawlikowski'yle Thomas Mann’dan savaş sonrası Avrupa’ya, minimalizmden müziğe, entelektüellerin toplumdaki rolünden kendisinin bugünkü dünyada hissettiği yabancılığa uzanan bir sohbete daldık.

Müge Turan

·

10 Eyl 2026

Paweł Pawlikowski: 'Ben 20. yüzyıldan kalma bir sürgünüm'
DuendeDuende

HİKAYE

MUBI Fest'te neler izledik?

İki yıllık aranın ardından geçen hafta sonu İstanbul’a dönen MUBI Fest'in atmosferine ve Cannes’dan taşıdığı dört filme yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

07 Eyl 2026

MUBI Fest'te neler izledik?