Türkiye, en büyük felaketine hazır mıydı?

Kahramanmaraş'ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki depremin ardından 10 ilde büyük yıkım yaşandı. Bu büyük yıkım gösterdi ki Türkiye "bir deprem ülkesi olmasına" rağmen bu afete hazır değildi.
Türkiye, en büyük felaketine hazır mıydı?

8 Şubat - Yatsan
Yatsan ile birlikte

İyi yatak, iyi uyku: Yatsan Sen Uyuyunca | Yatsan Mini Belgesel Serisi 50 yılı aşkın süredir; yatak ve uyku ürünlerinde beklentilerin ötesinde yeni standartlar oluşturarak daha konforlu ve kaliteli bir uyku deneyimi sunmayı hedefleyen ve “İyi uyu iyi hisset” sloganı ile iyi uykunun hayat kalitesini yükseltmedeki önemini topluma anlatmaya devam eden Yatsan , her geçen gün farklı alanlar üzerinden daha fazla kişiyle temas kurmayı sürdürüyor. Uyku ve bu alandaki tüm farkındalık çalışmalarını merkezine alan Yatsan , iyi uyku yoluyla insanların sağlık ve mutluluğuna kalıcı bir etki yaratabileceğine inanıyor ve kurduğu iyiuykuiyihayat.com ile iyi uykuyu getirecek bir hayat tarzının öncüsü olmayı amaçlıyor. Sen Uyuyunca | Yatsan Mini Belgesel Serisi : Yatsan katkılarıyla hazırlanan mini belgesel serisi hayatımıza entegre olan ekranlar, kahve tüketimi, yeme alışkanlıkları, sürekli bizi online olmaya sürükleyen çalışma temposu, fiziksel hareketlilik ve stres gibi etkenler nedeniyle dünya genelinde giderek artan uyku problemini tüm yönleriyle ele alıyor. Yatsan’ı YouTube üzerinden takip ederek Yatsan Mini Belgesel Serisi ’ni izleyebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat günü saat 04:17'de merkez üssü Pazarcık ilçesi olan 7.7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem Kahramanmaraş'ın yanı sıra Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Adana, Malatya, Şanlıurfa, Osmaniye ve Diyarbakır'da etkisini gösterdi. Saat 13:34'te merkez üssü Elbistan olan 7.6 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. 9 saat arayla meydana gelen iki sarsıntı nedeniyle güncel verilere göre 5 bin 775 bina yıkıldı. Can kaybı ve yaralı sayısıysa neredeyse her saat başı artıyor. 

Bölgede arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor. Kilis ve Adana'da çalışmaların neredeyse tamamlandığı belirtilse de özellikle Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Gaziantep'te geçen her saatle umutların tükendiği, yardımların yeterli gelmediği ifade ediliyor. 

"Türkiye bir deprem ülkesi"

Meydana gelen felaketin ardından sosyal medyadan yapılan paylaşımların bir kısmında ve yetkililerin açıklamalarında "Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği" vurgulandı. Hem yetkililer hem de vatandaşların bir kısmı yaşananların "kaçınılmaz" olduğunu vurguladı. Türkiye'nin geçmişte yaşadığı, ağır bilançoların hesaplandığı depremler anımsatılarak; felaketin coğrafi koşullar nedeniyle meydana geldiğini belirtti. "Bu büyük depremler nelerdi?" kısa bir hatırlatma yapacak olursak; 

  • 1976 Çaldıran-Muradiye Depremi: Merkez üssü Van'ın Muradiye ilçesi Çaldıran bucağı olan 7.5'lik deprem saat 12:22'de meydana geldi. Depremde 3 bin 840 kişi hayatını kaybetti, 9232 bina hasar gördü. 
  • 1999 Gölcük Depremi: Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 7.6 büyüklüğündeki deprem saat 03:02'de meydana geldi. Depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 23 bin 781 kişi yaralandı. 
  • 2011 Van Depremi: Merkez üssü Van'ın Tabanlı köyü olan 6.6 büyüklüğündeki deprem saat 13:41'de meydana geldi. Depremde 601 kişi hayatını kaybetti, 4 bin 152 kişi yaralandı. 
  • 2020 İzmir Depremi: İzmir'in Seferihisar ilçesine 23 kilometre mesafede bulunan denizde 6.9 büyüklüğünde saat 14:51'de meydana gelen depremde 117 kişi hayatını kaybetti, 1034 kişi yaralandı.
  • 2020 Elazığ Depremi: Merkez üssü Elazığ'ın Sivrice ilçesi olan 6.5 büyüklüğündeki deprem, saat 20.55'te meydana geldi. Depremde 41 kişi hayatını kaybetti, 1607 kişi yaralandı. 

Ve 6 Şubat 2023'te Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük depremi meydana geldi. Kahramanmaraş'ta meydana gelen deprem nedeniyle 10 ilde yaşanan yıkımda binlerce kişi enkaz altında. Binlerce kişi yaralı, binlerce kişi hayatını kaybetti. 

Bir deprem bölgesi olan Türkiye'de yaşanan bunca acının ardından yeniden bir deprem meydana gelmesinin önüne geçilebilir miydi? Hayır. Bir doğa olayının önüne geçilemezdi. 

Peki bu depremin yol açacağı zarar önlenebilir miydi? Evet; ancak yazımızın konusu bu değil. 

Türkiye, depremin önüne geçemedi, zararı önleyemedi belki, ancak deprem sonrasında yapılması gereken çalışmalarda da büyük eksiklikler yaşandı. Tüm bu acı olayların ardından kentlerde gerekli düzenlemeler, binalarda gerekli çalışmalar yapılmamış olsa da deprem sonrasına ilişkin koordinasyon başarılı şekilde ilerlyebilirdi; ancak anladık ki: Türkiye bu depreme hazır değildi. 

Kentlerde neler oldu? 

Deprem meydana geldiği andan itibaren 10 kenti etkiledi. Kentlerin tamamında binalar çöktü, birçok kentte veya kentleri bağlayan yollarda yıkımlar meydana geldi. Kahramanmaraş ve Hatay havalimanları meydana gelen hasar nedeniyle ulaşıma kapandı. Demiryollarında da ciddi hasarlar meydana geldi. Bölgedeki birçok kentte yollarda meydana gelen hasarlar nedeniyle depremzedelere gönderilen yardımlar ulaşamadı veya geç ulaştırıldı. Uzun süre telefonlar kullanılamadı, yetkililer internet üzerinden iletişim kurulması yönünde çağrılarda bulundu. Ayrıca deprem bölgelerinde elektrik ve su kesintilerinin meydana geldiği biliniyor. 

Kahramanmaraş'ta meydana gelen ilk depremde tüm arama-kurtarma ekiplerinin Pazarcık ve çevre ilçelere intikal etmesi nedeniyle meydana gelen ikinci depremde Elbistan'da yaşanan yıkımın ardından bölgeye uzun süre ulaşılamadı. Arama-kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşmasının ardından Elbistan'da da çalışmalar başladı. Kahramanmaraş'ta merkez başta olmak üzere 941 binanın tamamen yıkıldığı bildirildi. Yetkililer bu sayının daha da artmasını bekliyor. 

Adıyaman ve Hatay'da da durum, Kahramanmaraş'taki kadar zorlu. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, bölgede uzun süre destek beklediklerini paylaştı. Hatay'da havalimanının ciddi hasar alması ve yolların yıkılması nedeniyle bölgeye ekiplerin gönderilemediği belirtildi. Hatay'da depremzedeler, enkaz altında kalanlara ulaşabilmek için kimi zaman kendi çabalarıyla müdahale etti kimi zaman ise arama-kurtarma ekiplerine birçok kez çağrıda bulundu. İskenderun Limanı'nın bir bölümünde yangın meydana geldi. Yangın neredeyse bir gündür devam ediyor. Yetkililer Hatay'da arama-kurtarma çalışmalarına dün itibarıyla yoğunluk verildiğini bildirse de bölgede enkaz altında kalan çok sayıda kişinin hâlâ olduğu söyleniyor. 

Adıyaman da arama-kurtarmanın yeterli olmadığı iller arasında. Bölgedekilerin aktardığına göre çok sayıda enkaz altında kalanın olduğu kentte, çalışmalar yeterli değil. Valiliğe giden halkın, Adıyaman Valisi'ne "Yardımlar nerede?" diyerek tepki gösterdiği de bildirildi.   

Gaziantep'te özellikle İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde büyük yıkımların meydana geldiği bildirildi. Belediye Başkanı Fatma Şahin, şehirde yaşananları "Bizim İslahiye, Nurdağı’nın %80’i felç olmuş durumda. İlçenin yarısından çoğu yok şu anda, tam bir felaket var" ifadeleriyle anlattı. 

Şanlıurfa, Kilis, Adana, Malatya, Osmaniye ve Diyarbakır'da da arama-kurtarma çalışmaları sürüyor. Tüm deprem bölgelerinde ciddi bir gıda sıkıntısı yaşandığı belirtiliyor. Özellikle ekmek, yiyecek ve su bulmakta zorlanıldığı, tuvalet ihtiyacının karşılanamadığı belirtiliyor. Ayrıca havanın aşırı soğuk olması nedeniyle hem enkaz altındakilerin hem de tüm depremzedelerin hipotermi tehlikesi altında bulunduğu da ifade ediliyor. 

Bölgedekiler neler anlatıyor? 

DEVA Partisi kurucusu Tunahan Elmas, Adıyaman'daki son durumu "Burada çok zor bir çalışma yürütülüyor. Müthiş bir soğuk var. Depremzedeler sadece bölgede depremle, depremin getirdiği felaketlerle değil; aynı zamanda bu soğukla da mücadele etmeye çalışıyorlar. Yıkık binalar, enkazlardan insanlar yakınlarını çıkarmaya çalışıyor. Şunu söylemek gerek, 'Gerçekten arama-kurtarma ekipleri de ellerinden geleni yapıyor; ancak çok sayıda insana ulaşılması gerek. Buradaki manzara kötü. Ağır hasarlı evler çok fazla ve yarın karda kışta kıyamette bu kadar insanın barınma problemi çok ciddi bir sorun olacak. 20 bina çökmüş durumda, hâlâ enkazın altında 300'den fazla kişi var, 98 kişi öldü." ifadeleriyle anlattı. 

Elmas, insanların hem Adıyaman'da hem de Diyarbakır'da köylere sığındığını anlattı. 100 nüfuslu bir köyün 850-900 kişiyi ağırladığını anlatan Elmas, "Soğuk, kar-kış belirli bölgelerde çok etkili. Buraya ciddi bir yardım gerekiyor. Büyük bir felaketle karşı karşıyayız. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. İller arasında mekik dokuyoruz. Mahsur kalanlara yardım etmeye, yardımları ulaştırmaya çalışıyoruz" dedi. 

Diyarbakır'dan ulaştığımız bir depremzede, "Biz şu an köydeyiz, akrabalarımızla. Fakat Diyarbakır merkezde çok sayıda yıkılan bina yok, hasarlı bina var. Diyarbakır'da genel olarak durum iyi, insanlar barınabilecek yer bulabildi; fakat Adıyaman çok büyük sıkıntılı. Adıyaman'dakişlere ulaşamıyoruz. Hem iletişim sıkıntılı hem de 'hiçbir ekip hiçbir yardım yok' diyorlar." ifadeleriyle durumu anlattı. 

Şanlıurfa'daki bağımsız gazeteci Rabia Çetin, "Arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor. Zaman zaman yetkililer geliyor, Bakan Nebati, Şanlıurfa Valisi ve Belediye Başkanı da geldi. CHP milletvekilleri de geldi. Şu anda çalışmalar devam ediyor. Kent merkezinde birçok insan evlerine giremiyor; bu nedenle birçok insan kırsalda veya arabalarında kalıyor. Buradaki sorun; su ve ekmek sıkıntısı. Şanlıurfa Belediye Başkanı da rica etmişti fırıncılardan. Kırsala çok yardım gitmediğini de söyleyebilirim; ayrıca Şanlıurfa Belediye Başkanı da söylemişti kent merkezine de dışarıdan gelen herhangi bir yardım yok." dedi. Çetin, Haliliye ilçesinin Şanlıurfa'da en çok yıkımın olduğu yerlerden biri olduğunu ifade etti. 

Malatya'dan ulaştığımız bir kişi ise "Burada hava çok soğuk, kar yağışı etkisini gösteriyor. Merkezde ve ilçelerde birçok bina çökmüş durumda, AFAD ekipleri bölgeye ulaştı, arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor; ancak hâlâ enkaz altında yüzlerce insan olduğu söyleniyor. AFAD'ın hâlâ ulaşamadığı enkazlar olduğu söyleniyor. Evlerin çoğu hasar almış durumda, insanlar evlerine giremiyor. Toplanma alanları duyurulmaya çalışıyor, gidebilenler gidiyor. Aşevleri kuruldu; ancak yeterli seviyede değil. Toplanma alanları ve mahallelerde çadırlar kurulmaya başlandı; ancak halk bu çadırlara girmekten endişe duyuyor çünkü büyük bir ısınma problemi var. Hâlihazırda girenler de büyük bir ısınma sorunu yaşıyor. Malatya'da birkaç yer hariç fırınlar, marketler, benzinlikler kapalı hâlde. İnsanlar temel ihtiyaçlarına dahil ulaşmakta zorluk çekiyorlar. Yardım organizasyonları oluşturulmaya çalışılıyor; ancak yeterli seviyede değil." diye konuştu.

Ulaştığımız İskenderun'daki bir kişi de "Burada yardım faaliyetleri sürüyor. insanlar sağ olsun çorba dağıtıyor, yiyecek dağıtıyor, su dağıtıyor. En önemli sıkıntılardan biri de temel gereksinimleri karşılayacak, yeme-içmedir, su, tuvalet ihtiyacıdır, sular da birçok yerde kesik, elektrikler de her yerde yok. İnsanlar spor salonlarında, camilerde konaklıyor. Elektrik ve su sıkıntısı yaşıyoruz şu an açıkçası hâlâ göçük altında olan birçok kazazede var. Hâlâ da çalışmalar sürüyor, gruplardan birçok kişi yardım çağrısında bulunuyor. Yardım bekliyor. Göçük altındaki insanları çıkarabilecek iş makinelerinin çok eksik durumda olduğu da belirtiliyor. Şu an birçok kişi evine gidemiyor. Sarsıntılar hâlâ devam ediyor. Onun korkusuyla insanlar daha güvenli yerlerde konaklıyor. Benzin ve akaryakıt sıkıntısı da var." ifadeleriyle durumu anlatıyor. 

Şimdi ne yapacağız? 

Tüm yaşananlar, deprem sonrası için gerekli planlama ve yeterli imkanın kurulmadığını gösteriyor; ancak umut hâlâ var. Dayanışmamızı diri tutarak güzel haberleri bekleyeceğiz. Daha sonra;

Önce yaralarımızı saracağız, sonra hesabını soracağız, aynı acıları yeniden yaşamamak için birbirimize sarılacak, kentlerimizi iyileştirecek, bilime güveneceğiz. 

Geçmiş olsun Türkiye. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

❤️‍🩹 Büyük Kahramanmaraş Depremi: OHAL

Fuat Oktay can kaybının 6 bine, yaralıların 35 bine yaklaştığını duyurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan OHAL ilan etti. Uçan Süpürge Vakfı Yerel Kadın Muhabirler Ağı, gelişmeleri sahadan bildirdi.

08 Şub 2023

Yatsan ile birlikte
AA

YAZARLAR

İlkim Emirler

Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu
Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta