Türkiye-Mısır ilişkileri


Germirli’de öne çıkanlar
Üç cemrenin sırasıyla havaya, suya ve toprağa düşmesiyle ilkbaharın başladığı kabul ediliyor. Havalar yavaş yavaş ısınmaya başlıyor, günler uzuyor, kısıtlamalar dâhilinde dışarıda geçireceğimiz vakitler de artıyor.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
2011’de başlayan Libya iç savaşında karşı karşıya gelen Türkiye ve Mısır arasında son günlerde görülen diplomatik yumuşama dikkatleri çekti. Abdülfettah es-Sisi yönetiminin darbeyle başa geçmesinden beri Türkiye-Mısır ilişkilerinde ilk defa bu derecede görülen yumuşama, Doğu Akdeniz ülkeleri arasında hareketlenmeye yol açtı.
- Libya’daki anlaşmazlık: İki ülke arasındaki gerginliğin en büyük sebeplerinden biri olan Libya’daki iktidar mücadelesinde Türkiye, uluslararası meşruiyeti olan Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni; Mısır, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri ise Halife Hafter yönetimindeki Libya Ulusal Ordusu’nu destekledi. Halife Hafter, Libya'daki Türkiye kuvvetlerini “sömürgeleştiren düşman” olarak tanımlarken bölgedeki Kahire delegasyonu, hem Ulusal Mutabakat Hükümeti hem Libya Ulusal Ordusu ile görüşmeler yapmış ve Türkiye'nin askerî üslerini hedef alarak bölgedeki konumlarını reddetmişti. Halife Hafter’in sürdürdüğü askerî hareketin 14 ay sonunda çökmesi üzerine Mısır, haziran ayında Türkiye’ye Libya’da ateşkes anlaşması teklifinde bulunmuş ve Türkiye bu teklifi “samimi ve inanılır” bulmadığını belirterek reddetmişti. Gelişmeler üzerine Türkiye ve Mısır’ın Libya’da savaşma ihtimalleri medyada yer almıştı. İki hafta önce Mısır merkezli Egypt Independent haber sitesinde Türkiye ve Mısır ordularını karşılaştıran bir yazının yayımlanması bu bağlamda dikkat çekici oldu.
- Azalan gerilim: Aralık 2021’de Libya’da yapılması planlanan seçimler için Birleşmiş Milletler Libya Siyasi Diyalog Forumu öncülüğünde hazırlıklar yapılırken Türkiye-Mısır arasındaki gerilimin de azaldığını, hatta Doğu Akdeniz konusunda görüşmeler yapıldığını gözlemliyoruz. Mart ayı itibarıyla iki ülke arasındaki yakınlaşma devam ediyor. Geçen hafta Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz’de Mısır’ın iddia ettiği münhasır ekonomik bölge sınırının kabul edilerek deniz yetki alanları konusunda Mısır ile anlaşmaya varılabileceğini belirtirken Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip olan iki ülkenin anlaşmasının da öneminin altını çizdi. Mısır’la ilişkilerin gelişiminden yana memnuniyetini belirten Çavuşoğlu, geçen yıl Mısır'la Yunanistan arasında imzalanan ve Doğu Akdeniz’de petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini düzenleyen anlaşmada Mısır’ın Türkiye’nin kıta sahanlığına saygı duyduğunu hatırlattı.
- Mısır-Yunanistan-Türkiye üçgeni: Basına “Türkiye’nin Mısır açılımı” olarak yansıyan iki ülke arası pozitif diyaloglar, Doğu Akdeniz bölgesindeki bir diğer önemli aktör olan Yunanistan’ı harekete geçirdi. Uluslararası Deniz Hukuku altında münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı sınırları konusunda süregelen Türkiye-Yunanistan anlaşmazlıkları, Yunanistan’ı Mısır ile görüşmeye itti. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi’yi telefonla aradığı kaydedildi. Yunanistan basınında yer alan bir habere göre Mısır'daki diplomatik kaynaklar, Kahire-Ankara arasında münhasır ekonomik bölge görüşmelerinin yapılmadığını; Kahire’nin hâlâ Yunanistan ve Kıbrıs ile yaptığı anlaşmalara sadık olduğunu belirtti. Aynı kaynaklar, Mısır’ın Libya-Türkiye arasında yapılan deniz anlaşmasını da hâlâ reddettiğini söylerken Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias’ın Kahire ve Lefkoşa’ya ziyarette bulunmasının beklendiğini de açıkladı. Dendias, Kahire’de yaptığı görüşme sonrasında Türkiye ile Mısır'ın kıta sahanlıklarının kesiştiği EGY-MED-W18 numaralı parselin enlem ve boylamları hakkında bilgi istediğini ve Mısır’ın haritadaki teknik hatayı gidermesiyle bir sorun kalmadığını açıkladı.
- Doğu Akdeniz çevresinden tepkiler: İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz, Yunanistan basınına verdiği röportajda Doğu Akdeniz Doğal Gaz Boru Hattı (Eastmed) projesinin öneminden bahsederken “Türkiye’nin de bölgeye dâhil olmasını umduğunu, Türkiye’nin tutumunu değiştirmesi hâlinde İsrail’in iş birliğine hazır olduğunu” belirtti. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Türkiye’nin bölgedeki tutumuyla ezber bozduğunu” belirterek “artık iki devletli çözüm haricinde bir çözüm olamayacağını” söyledi. Libya’da geçici hükümete liderlik eden Başbakan Abdülhamid Dibeybe, Türkiye ile 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanlarını sınırlandırma mutabakatına değinerek anlaşmanın “Libya’nın Doğu Akdeniz’deki çıkarlarına katkı sağladığını” ifade etti. Diğer yandan, ABD’den silah hibesi alan Yunanistan’ın silahları Türkiye sınırına 20 kilometre uzaklıkta bulunan Dedeağaç’a yerleştirmesi dikkat çekti.
- Yazarın yorumu: Gelişen Ankara-Kahire ilişkilerinden hareketle bölgedeki etkinliği artışta görünen Türkiye, bu bağlamda bölgedeki komşularının beklentilerine uygun çizgide ve onlarla koordinasyon hâlinde iletişime devam ederse olumlu diplomasi görülebilir. Fakat, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in Mısır'la olan ilişkilerin geçmişine dair eleştirisi de hükümetin dış politika işleyişinin iç siyasete hâlâ olumsuz yansıdığını gösteriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün gündemde Rusya ve Çin'in Ay planları, Eli Lilly'nin Covid-19 tedavisi adayı ve Türkiye'de işsizlik oranları var.
11 Mar 2021

YAZARLAR

Deniz Kaptan
Yazar @ Spektrum

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




