Uçmak için doğmuş: Armand Duplantis

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Atletizm denince aklınıza hangi isim geliyor? Karşınızda buna talip biri var. 21 yaşındaki sırıkla atlamacı Armand “Mondo” Duplantis’i yetenek, uygun koşullar, çok çalışma ve gözü karalığın birleşimiyle tanımlamak mümkün. 2020 yılında “Yılın Erkek Atleti” seçilen Duplantis’in birkaç yıl içinde atletizmde Bolt’tan boşalan “yıldız” koltuğuna oturacağını düşünenlerin sayısı hiç de az değil. Tokyo Olimpiyatları bu yıldız tozunun serpildiği yer olmaya aday. Bize yine arkamıza yaslanıp bir “tüm zamanların en iyisi”nin doğuşunu izlemek düşüyor.
- Her yarışa rekor için çıkıyor: 2018 Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda, henüz 18 yaşındayken 6,05 atlayarak tarihteki en iyi beşinci, açık havadaki en iyi ikinci dereceyi elde edip 6 metreyi geçen en genç atlet olmasıyla dikkatleri üzerine çeken bir isim Duplantis. 2020’deki ilk yarışında salonda 6,00 metre atlıyor ve sonraki üç denemesine dünya rekoru 6,17 için çıkıyor. O gün rekoru kıramasa da yalnızca 4 gün sonra Dünya Atletizm Salon Turu’nda, Renaud Lavilennie’e ait bu 6 yıllık rekoru kırmayı başarıyor. Ve bir hafta sonra Glasgow’da rekoru 6,18’e çekiyor.

- Rekorlar kırılmak içindir: Bir haftada iki kere kırdığı dünya rekoru ona sadece 2 hafta yetiyor ve bu sefer Fransa’da 6,19’u deniyor ancak başarılı olamıyor. Uluslarası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) sırıkla atlamada rekorları salon/açık hava diye ayırmadığı için aslında 6,18 ile rekor Duplantis’in elinde. Ancak genç atlet bir rekoru daha gözüne kestiriyor: Sırıkla atlamanın efsane ismi Sergey Bubka’nın 26 yıllık açık hava rekoru. Pandemi koşullarında seyircisiz olarak gerçekleştirilen Roma’daki Diamond League müsabakalarında Duplantis, ikinci hakkında 6,15 atlayarak bu rekoru da eline geçiriyor. Son olarak Torun’da düzenlenen Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası’nda Renaud Lavilennie’e ait şampiyona rekorunu kırıyor. Duplantis çıktığı her yarışta 6,19’u denese de henüz bu rekoru kırabilmiş değil. Kim bilir, belki de bu rekor olimpiyatı bekliyor.
- Yapıcı rekabet: Sırıkla atlama, rekabetin oldukça yoğun olduğu bir dal. Olimpiyat Şampiyonu ve dünya rekortmeni Renaud Lavillenie, iki kez Dünya Şampiyonu Sam Kendricks ve Dünya Şampiyonaları’nda üç madalya sahibi Piotr Lisek, Duplantis'le birlikte bu rekabetin içinde bulunuyor. Olimpiyat Oyunları’nın resmî internet sitesine verdikleri röportajda bu sporcular aralarındaki rekabetle ilgili harika açıklamalar yapıyor. Öncelikle sırıkla atlamada 6 metreyi geçebilmek hâlâ heyecanını kaybetmiş bir durum değil. Bunu, “altın bir bariyeri aşıp özel bir kulübe girmek” diye tanımlıyorlar. Birbirlerinin varlığı onları daha yükseğe çıkmak için motive ediyor.

- Ne kadar yükseğe çıkabilir? Duplantis’in çıtayı çektiği nokta işleri farklı bir zemine taşımış durumda. 2020’nin başında Lozan’da Sam Kendricks 6,02 atlamasına rağmen Duplantis’i geçemedi. Kendricks bu yenilgiyi, “Bu beni tarihteki en yükseğe atlayan kaybeden yaptı” sözleriyle açıklıyor. Üç isim de Mondo’da bundan daha fazlası olduğu konusunda hemfikir. Birkaç yıl içinde 6,20 gibi derecelere şaşırmayacaklarını, hatta 6,30’u zorlayabileceğini söylüyorlar. Genç atletin heyecan verici hikâyesi Born To Fly ismiyle belgesele dönüştürülmeye başlandı bile. 26 yıllık rekorunu kırdığı Sergey Bubka da “Bugün böyle bir sporcudan bahsettiğimiz için çok mutluyum.” sözleriyle Duplantis’in atletizm dünyasında yarattığı heyecana ortak oluyor.
Bu yazı 28 Aralık 2020 tarihinde PUNTO'da yayımlanmıştır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Grant Holloway, Caeleb Dressel, Brady Ellison, Yulimar Rojas ve Armand Duplantis. Punto'nun olimpiyat bülten serisinin ilk sayısı hazır.
17 Mar 2021

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?



