Uluslararası Oscar yarışı Filmekimi’yle başlıyor


Nostalji treni yarın kalkıyor: Vintage Festival Hatırlarsın ki zamanda yapacağımız bir yolculuk için takvimlere 7 ve 8 Ekim ’i işaretlemiştik sevgili Duende okuru. O gün geldi çattı. Bu hafta sonu nostalji trenine binmek üzere Vintage Festival ’e, Festival Park Kadıköy ’e davetlisin. Neler var neler? Snap!, nostaljik Türkçe pop konseptiyle Burak Kut, Yonca Evcimik, Çelik ve Mansur Ark, Şatellites, Elektro Hafız, Oldies but Goldies By Babylon ve Nasip Kısmet festival sahnesinde yakalayacaklarının yalnızca bir kısmı. Değerli sanatçı Erkin Koray anısına düzenlenen özel projesiyle Hey! Douglas; Ogün Sanlısoy, Murat Ertel, Ahmet Güvenç ve Deniz Tekin derin sevgi ve saygılarıyla sahnede yerlerini alacaklar. Soğuk Savaş Live , en "soğuk" esprileriyle yarın aramızda olacak. "Vintage Özel" programda aman unutma; gülersen kaybedersin. Pazar günü Ozan Akyol ve Erman Çağlar'ın hazırlayıp sunduğu KALT'ın Podcast'i bu defa tamamen retro bir ruha bürünecek. Geçmişe özlemini gidermek isteyenler dönemin eğlenceli dans figürlerinin sergileneceği performanslar, plak koleksiyonları, nadir kitaplar ve antika eşyaların bulunduğu pazarın keyfini çıkarabilecekler. Ödüllü kostüm yarışmasını da unutmayalım! Kendini “Ahh eski İstanbul” derken bulabileceğin iki günlük nostalji treni için biletler burada .
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Ödül sezonunun resmî olarak açılmadığı yaz sonunda biz ödül sezonu bağımlılarını meşgul eden bir maraton var: Ülkelerin En İyi Uluslararası Film kategorisinde kendilerini temsil etmesi için seçtiği yapımların bir bir duyurulduğu o süreç.
Akademi, En İyi Uluslararası Film kategorisinde değerlendirilmek üzere, her yıl tüm ülkelerden resmî bir seçim yapmasını bekliyor. Kuralları, hatta adı sıkça değişen (birkaç yıl önce “yabancı” ifadesinin çağ dışılığından uzaklaşabilmek için En İyi Yabancı Dilde Film isminden vazgeçilmişti) bu kategori için ülkelerin seçeceği filmlerin üç basit şarta uyması gerekiyor: ABD dışında üretilmesi, belli bir tarih aralığında başvuruyu yapan ülkede en az bir hafta gösterimde kalması (bu yıl için tarih aralığı 1 Aralık 2022 - 31 Ekim 2023 idi) ve diyalogların ağırlıklı olarak İngilizce dışında bir dilde olması.
Ülkelerin karar mekanizması farklılık gösterse de çoğu ülkenin kararı devlete bağlı olarak çalışan kültür bakanlıkları, kurumları ya da komisyonları tarafından alınıyor. Danimarka, Fransa ve Meksika’nın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler kararını açıklamadan önce bir öne eleme yaparak kısa listeleri kamuya duyurmayı seçiyor. Karara etkisi ne olursa olsun, devletin seçim mekanizmasında yer alması, tarışmaları beraberinde getirebiliyor. Brezilya, İran ya da Türkiye gibi ülkelerde muhalif sinemacıların filmleri görmezden gelinebiliyor ya da hükümetin görüşünü destekleyen yönetmenlerin filmleri tercih edilebiliyor.

Kuru Otlar Üstüne | Kaynak: Bir Film
Türkiye’nin Oscar adayını belirleyen süreci uzun yıllardır yürüten, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Sanatsal Etkinlikler Komisyonu yerine bu yıl SEYAP (Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği) yürüttü. Karar önceki yıllarda olduğu gibi Sinema Meslek Birlikleri Güç Birliği olarak adlandırılan; on sinema meslek birliği ve aralarında SİYAD ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da yer aldığı altı kurumdan birer temsilci bulunduğu 16 kişilik kurulda oylanarak yapıldı ve Türkiye’nin Oscar adayı olarak Nuri Bilge Ceylan imzalı Kuru Otlar Üstüne filmi seçildi. Nuri Bilge Ceylan’ın daha önce beş filmi Türkiye’yi Oscar yarışında temsil etmiş, Üç Maymun (2008) kısa listeye kalarak yarışta bir basamak atlayabilmiş tek Türkiye adayı olmuştu.
Türkiye dâhil birçok ülkenin kararı genellikle uluslararası prestijli festivallerde ödüllere uzanmış ya da yarışma seçkilerinde yer almış (dolayısıyla uluslararası bir görünürlük kazanmış) filmlerden yana oluyor. Farkındaysan Filmekimi’nden söz ederken de benzer bir tanım kullanıyoruz. Dolayısıyla, ülkelerini temsil etmek üzere seçilen bu filmlerin önemli bir kısmını Filmekimi seçkisinde görmek mümkün oluyor. Akademi’nin bu yıl aday başvuruları için belirlediği son tarih 2 Ekim’di ve henüz seçimi medyaya yansımamış ülkeler olmasına, Akademi’nin resmî duyurusu yayımlanmamasına rağmen liste aşağı yukarı belli oldu. Duyurulmuş 80 aday filmden 12’si Filmekimi seçkisinde!
Filmekimi seçkisinden Oscar adayları:

Blaga’s Lessons | Kaynak: İKSV
The Delinquents / Los delincuentes (yön. Rodrigo Moreno)
-Arjantin’in Oscar adayı-
Ne oluyor? Monoton hayatlarından bezen banka memuru arkadaşlar Román ile Morán, çalıştıkları bankayı soyarak kendilerini kurtarmaya karar veriyorlar.
İlk gösterim: 15 Ekim Pazar 21.30’da, Cinewam City’s’de*
Neden izleyelim? “Para mutluluk için yeterli midir?” sorusundan yola çıkan film, sinemasal niteliğinden ödün vermeyen bir komedi olarak özgürlük ve paraya olan bağımlılığımızı iç karartan suçluluk hissinin yerine koyuyor.
Blaga’s Lessons / Urotcite na Blaga (yön. Stephan Komandarev)
-Bulgaristan’ın Oscar adayı-
Ne oluyor? Emekli maaşıyla kıt kanaat geçinen yaşlı bir öğretmen, tüm birikimini telefon dolandırıcılarına kaptırdıktan sonra kaderine razı olup köşesine çekilmek yerine ahlakî bir çöküntü yaşıyor.
İlk gösterim: 19 Ekim Perşembe 13.30’da, Sinematek/Sinema Evi’nde*
Neden izleyelim? Komandarev’in Directions (2017) ve Rounds (2019) ile başlayan üçlemesinin toplumun ahlakî çöküntüsünü mercek altına alan son halkası, Karlovy Vary Film Festivali’nde En İyi Film seçilmenin yanında başrol oyuncusu Eli Skorcheva’ya En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazandırdı.

Society of the Snow | Kaynak: İKSV
Society of the Snow / La sociedad de la nieve (yön. J.A. Bayona)
-İspanya’nın Oscar adayı-
Ne oluyor? 1972 yılında Uruguaylı Old Christians Club ragbi takımını taşıyan ve And Dağları’nın buzullarına çakılan uçaktan kurtulan 29 kişi, zor hava koşullarında hayatta kalmaya çalışıyor.
İlk gösterim: 20 Ekim Cuma 16.00’da, Kadıköy Sineması’nda*
Neden izleyelim? Gerçek olaylardan uyarlanmış olması tüyler ürperten, dehşet dolu olduğu kadar insanüstü bir hayatta kalma mücadelesi ve dirençli bir dayanışma hikâyesi anlatan film, San Sebastian Film Festivali’nde İzleyici Ödülü’nün sahibi oldu.
The Captain / Io capitano (yön. Matteo Garrone)
-İtalya’nın Oscar adayı-
Ne oluyor? Dünyayı görüp rap yıldızı olmayı hayal eden iki genç erkek, Senegal’den Avrupa’ya gitmeye çalışırken; yolları Afrika çöllerinden Libya’nın ceza kamplarına, açık denizden İtalya’ya uzanıyor.
İlk gösterim: 19 Ekim Perşembe 19.00’da, Atlas 1948’de*
Neden izleyelim? Gomorra ve Dogman gibi filmlerle tanıyabileceğin Matteo Garrone, çileli ve tehlikeli yolculukların ardından İtalya’ya ulaşan göçmenlerin hikâyelerini gerçekçi bir bakış açısıyla yansıtıyor. Film, Venedik Film Festivali’nde Garrone’ye verilen En İyi Yönetmen ve başrol oyuncusu Seydou Sarr’a verilen En İyi Genç Erkek Oyuncu ödülleri dâhil 12 ödülün sahibi oldu.

The Settlers | Kaynak: İKSV
The Settlers / Los colonos (yön. Felipe Gálvez)
-Şili’nin Oscar adayı-
Ne oluyor? 1901’in Şili’sinde zengin toprak ağası Menendez, uçsuz bucaksız arazisinin sınırlarını belirlemek ve etrafını çevirmek için üç atlı adamı; Şilili melez bir genç, yerlilere düşman beyaz bir ABD’li paralı asker ve ordudan ayrılmuş Britanyalı bir teğmeni görevlendiriyor.
İlk gösterim: 16 Ekim Pazartesi 11.00’de, Cinewam City’s’de*
Neden izleyelim? Yönetmeninin ilk filmi olan bu western, gerçekler ve resmî tarih arasındaki farkları çarpıcı sahnelerle gözler önüne seriyor. Hikâye, Şili tarihinin kara sayfalarından, tarih kitaplarından silinerek ulusal hafızadan kazınmaya çalışılan Selk’nam soykırımını temel alıyor.
Inshallah a Boy / Inshallah Walad (yön. Amjad Al Rasheed)
-Tunus’un Oscar adayı-
Ne oluyor? Ürdün’ün şeriat mahkemelerinin miras hukuku gereğince eşinin ölümünün ardından evinden olma tehlikesiyle karşılaşan bir kadın, zaman kazanmak için yalan söylüyor.
İlk gösterim: 14 Ekim Cumartesi 19.00’da, Sinematek/Sinema Evi’nde*
Neden izleyelim? Yaşadığımız coğrafyada kadınların nasıl bir baskı altında olduğunu ve bu baskıya isyanın kadın dayanışmasıyla nasıl mümkün olduğunu oryantalizm tuzağına düşmeden anlatan film; Cannes Film Festivali’nde gösterilen, Ürdün yapımı ilk film olmuştu.

Four Daughters | Kaynak: İKSV
Four Daughters / Les filles d’Olfa (yön. Kaouther Ben Hania)
-Ürdün’ün Oscar adayı-
Ne oluyor? Belgesel, Tunus’ta dört kızıyla yaşayan Olfa’nın yaşamını profesyonel oyuncular ve gerçek kişileri bir araya geçirerek anlatıyor.
İlk gösterim: 14 Ekim Cumartesi 11.00’de, Sinematek/Sinema Evi’nde*
Neden izleyelim? Yönetmenin kurtların yediği iki kız kardeş ve anıların yükü altında ezilme tehlikesi yaşayan anne yerine iki oyuncuyu yerleştirdiği, diğer iki kız kardeşi ve yer yer anneyi de olduğu gibi bıraktığı bir yeniden-canlandırma yöntemi; kadınların özgürlüğünün hepimizin özgürlüğü için ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
The Teachers’ Lounge (Almanya), The Zone of Interest (Birleşik Krallık), Fallen Leaves (Finlandiya), The Taste of Things (Fransa) ve Perfect Days hakkındaki bilgileri ise geçtiğimiz haftaki Duende’nin Gündem yazısında bulabilirsin.
I Have Electric Dreams | Kaynak: İKSV
Önceki seans:
Filmekimi’nden aylar öncesinde izleme fırsatı bulduğumuz Oscar adayları da var:
- İzlanda’nın adayı Godland / Volaða land (yön. Hlynur Pálmason) geçtiğimiz yılki Filmekimi seçkisinde,
- Kosta Rika’nın adayı I Have Electric Dreams / Tengo sueños eléctricos (yön. Valentina Maurel) 42. İstanbul Film Festivali’nin Genç Ustalar bölümünde,
- Litvanya’nın adayı Slow / Tu man nieko neprimeni (yön. Marija Kavtaradzé) 42. İstanbul Film Festivali’nin Genç Ustalar bölümünde,

Tótem | Kaynak: İKSV
- Meksika’nın adayı Tótem (yön. Lila Avilés) 42. İstanbul Film Festivali’nin Dünya Festivallerinden bölümünde,
- Portekiz’in adayı Bad Living / Mal Viver (yön. João Canijo) 42. İstanbul Film Festivali’nin Dünya Festivallerinden bölümünde yer almış;
- Tayvan’ın adayı Marry My Dead Body / Guan yu wo han gui bian cheng jia ren de na jian shi (yön. Wei-Hao Cheng) Netflix kataloğuna eklenmişti.
- Türkiye’nin adayı Kuru Otlar Üstüne (yön. Nuri Bilge Ceylan) ise hâlen gösterimde.
Gelecek program:
Henüz izleyemediğimiz ve Filmekimi’nde de izleyemeyeceğimiz aday filmler arasından şu filmleri izleme listene eklemeni öneririm:
- Danimarka: Başrolünde Mads Mikkelsen’in yer aldığı tarihi drama The Promised Land / Bastarden (yön. Nikolaj Arcel),
- Estonya: Sundance Film Festivali’nden ödülle dönen belgesel Smoke Sauna Sisterhood / Savvusanna sõsarad (yön. Anna Hints),
- Filipinler: Yetişkinlere yönelik bilimkurgu animasyon film The Missing / Iti Mapukpukaw (yön. Carl Joseph Papa),
- Romanya: Locarno Film Festivali’nden ödülle dönen kara komedi Do Not Expect Too Much from the End of the World / Nu astepta prea mult de la sfârsitul lumii (yön. Radu Jude),
- Senegal: Aşkı uğruna doğuştan hakkı olan liderliği reddedince topluluğunu kaosa sürükleyen bir genç ve âşığının hikâyesi Banel & Adama (yön. Ramata-Toulaye Sy).
Önümüzdeki günlerde ülkelerin başvurularının resmî listesi Akademi tarafından yayımlanacak. 21 Aralık’ta 15 filmlik kısa liste açıklandıktan sonra 23 Ocak 2024’te 96. Akademi Ödülleri’nin adayları açıklanacak ve 5 ülkenin filmi En İyi Uluslararası Film kategorisinde Oscar adayı olacak. Ödüller 10 Mart 2024’te sahiplerini bulacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Filmekimi seçkisindeki, Oscar yarışında ülkelerini temsil eden yapımlar; bir devam filmi olarak The Exorcist: Believer.
06 Eki 2023

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.





