Uzay araçlarında otonom yazılımlar

Uzay araçlarının geliştirilme ve test süreçleri son sürat devam ederken bu araçlarda kullanılan yazılımların durumu ve rolü de öne çıkıyor.
Uzay araçlarında otonom yazılımlar

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Uzay
PNGio

Uzay alanındaki gelişmeler ve atılımlar, son bir yılda bir hayli hızlanmış durumda. Boeing uzaya insan taşımak için kendi uzay aracını geliştirmeye çalışıyor, Virgin Galactic uzay turizmi için testler düzenliyor, SpaceX geçtiğimiz mayıs ayında uzaya insan götüren ilk özel şirket unvanını aldı, Rocket Lab ise maalesef birkaç gün önce gerçekleştirdiği fırlatmasından kısa süre sonra roketini kaybetti. Uzay araçlarının geliştirilme ve test süreçleri son sürat devam ederken bu araçlarda kullanılan yazılımların durumu ve rolü de öne çıkıyor. MIT Technology Review, uzay araçlarının gereğinden fazla otonomlaşmış olması durumunda oluşabilecek negatif durumları değerlendiriyor.

  • Crew Dragon: 31 Mayıs 2020 günü SpaceX’in Crew Dragon aracı, iki astronot Robert Behnken ve Douglas Hurley’i Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) ulaştırarak tarihî bir görevi tamamlamıştı. Uçuşu izleyenlerin dikkatini çeken noktalardan biri ise aracın kontrol panelinin minimalliği ve neredeyse tamamen dokunmatik ekranlar üzerinden kontrol ediliyor olmasıydı. 1960 ve 70’lerdeki uzay görevlerinde kullanılan araçlarla karşılaştırıldığında Crew Dragon’un bu kadar sade bir kontrol yapısına sahip olmasının nedeni, aracın artık büyük ölçüde yazılımlar tarafından ve otonom yönetiliyor olması.
     
  • Yazılımın avantajları: NASA mühendislerinden Darrel Raines, bazı konularda kontrol mekanizmasını insanın elinden alıyor olsa da yazılımların önemli avantajları olduğunu belirtiyor. Raines’a göre bunlardan ilki kritik tepkilerin verilmesi gereken zamanlarda yazılımların devreye girebiliyor olması iken, ikinci olaraksa uçuş ekibinin herhangi bir nedenden dolayı müdahale edemeyecek durumda olduğu durumlarda devreye girme potansiyeline sahip oluşu.
     
  • Yazılımın dezavantajları: Uzay araçlarında kullanılan yazılımların ve yapay zekâ modellerinin ekibin işini kolaylaştırdığı zamanlar olsa da geliştirilme aşamalarının doğası gereği tehlikeli olduğu durumlar da ortaya çıkıyor. 

    • Yeni şirketler: Uzaya adım atmayı hedefleyen yeni uzay girişimleri, yazılımlarını yeteri kadar test edecek finansal ve altyapısal kaynağa sahip olmayabiliyor.
       
    • Makine öğrenmesi süreci: Yeryüzünde otonom araçlar geliştirilirken aracın algoritmalarının yavaş yavaş daha “gerçek” durumlara maruz kaldığı ve aşama aşama yürütülen bir geliştirme süreci uygulanıyor. Bu süreç, yapay zekâ sistemlerinin verimli ve güvenli bir gelişim süreci için elzem iken uzay ve uzayın gerçek koşulları; yapıları gereği araçları ve algoritmaları yavaş yavaş daha gerçek senaryolara açma sürecine el vermiyor. Sonuç olarak, yazılımlar bazı simülasyonlardan geçse de gerçek koşullarla ilk olarak görevde tanışıyor.
       
    • Boeing örneği: Geçtiğimiz aralık ayında NASA’nın uzaya insan taşıma görevleri için rekabet eden özel şirketlerden biri olan Boeing’in Starliner aracı, yazılımın bir süreyi yanlış algılaması ve bu hata fark edilse bile yazılıma sonradan müdahale edilememesi nedeniyle görevi tamamlayamamıştı.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

iRocket, otonom uzay araçları, 59 uygulama

Bu hafta odağımızda gittikçe otonom hale gelen uzay araçları yazılımları hakkında farklı perspektifler, Hindistan’ın yasakladığı 59 Çin merkezli uygulama ve iki ülke arasındaki teknolojik bağlar ve çok daha fazlası var.

09 Tem 2020

iRocket, otonom uzay araçları, 59 uygulama

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Apple yapay zekayı buluttan Mac’e taşıyor: AI’ın yeni adresi kişisel bilgisayarlar mı?

OpenAI’ın ChatGPT’yi kullanıma sunmasıyla fitili ateşlenen yapay zeka patlaması, bugüne dek hep pahalı çiplerle dolu devasa veri merkezleri etrafında büyüdü. Apple’ın yakın zamanda yaptığı duyuru ise yapay zekanın yeni adresinin kişisel bilgisayarlar olabileceğini ortaya koydu.

Doğa Yurduneri

·

30 Ağu 2026

Apple yapay zekayı buluttan Mac’e taşıyor: AI’ın yeni adresi kişisel bilgisayarlar mı?
QuandoQuando

HİKAYE

Yaşlılara yönelik dolandırıcılık salgını: Yaşlılar mı sisteme direniyor, sistem mi yaşlılara?

Yaşlıların teknolojiye ayak uyduramaması, sorumluluğu bireylere bırakılmış bir yetersizlik gibi anlatılıyor. Oysa dijital arayüzlerden bankacılık sistemlerine pek çok tasarım, yaşlıların değişen ihtiyaçlarını hesaba katmıyor. Bunun sonucunda milyonlarca kişi dijital işlemlerini yakınları üzerinden yürütmek zorunda kalırken, bu görünmez dijital vekalet rejimi dolandırıcılık riskini de büyütüyor. Peki sorun yaşlıların teknolojiye ayak uyduramaması mı, yoksa sistemin yaşlılara uyum sağlamaması mı?

Ümit Alan

·

29 Ağu 2026

Yaşlılara yönelik dolandırıcılık salgını: Yaşlılar mı sisteme direniyor, sistem mi yaşlılara?
QuandoQuando

HİKAYE

Yuval Noah Harari'den AI ve geleceğimiz: Şişedeki cinden ne isteyeceğimizi bilecek kadar bilge olabilecek miyiz?

Tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari, gazeteci Tom Parker’a verdiği röportajda yapay zekayı karar verebilen ve yeni fikirler üretebilen bir “yabancı zeka” olarak tanımlıyor. İnsanlığın dil üzerindeki hakimiyetini bu yeni aktörle paylaşmasının güç dengelerini nasıl değiştireceğini sorgulayan Harari, zeka ile bilgelik arasındaki ayrıma odaklanıyor: Zeka ucuzlayıp bollaşırken insanlık, ne isteyeceğini bilecek kadar bilge olabilecek mi?

Çiğdem Öztabak

·

26 Ağu 2026

Yuval Noah Harari'den AI ve geleceğimiz: Şişedeki cinden ne isteyeceğimizi bilecek kadar bilge olabilecek miyiz?
QuandoQuando

HİKAYE

Big Tobacco’dan Big Tech’e: Meta davası sosyal medyayı değiştirebilir mi?

1990’larda ABD’de tütün şirketlerine açılan davalar, sigara endüstrisinin reklam ve pazarlama pratiklerini de kökünden değiştirmişti. Aradan 30 yıldan uzun bir süre geçti. Şimdi benzer bir tartışma 29 eyaletin Meta’yı Facebook ve Instagram’ı çocukları platformda tutacak biçimde tasarlamak ve riskleri kamuoyundan gizlemekle suçladığı davada yeniden gündeme geliyor. Davanın önemi ise sosyal medyanın temel tasarımını ve reklam modelini değiştirebilecek olmasında yatıyor.

Doğa Yurduneri

·

26 Ağu 2026

Big Tobacco’dan Big Tech’e: Meta davası sosyal medyayı değiştirebilir mi?
QuandoQuando

HİKAYE

Kullandığınız emojiler yaşınızı ele veriyor olabilir: Hangi kuşak nasıl gülüyor?

Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Doğa Yurduneri

·

24 Ağu 2026

Kullandığınız emojiler yaşınızı ele veriyor olabilir: Hangi kuşak nasıl gülüyor?