Venedik Bienali 19. Uluslararası Mimarlık Sergisi

Türkiye Pavilyonu: Yerebasan - Grounded
Venedik Bienali 19. Uluslararası Mimarlık Sergisi

21 Mart - BMWi - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Yeşil Çelik: Otomotiv Sanayisinde Sürdürülebilir Dönüşüm Bir ormanda kesilen ağaçların, içtiğiniz suyun ve soluduğunuz havanın bir otomobilin üretimiyle nasıl bir bağlantısı olabilir diye hiç düşündünüz mü? Çoğu zaman bu bağı fark etmesek de sanayinin en temel hammaddelerinden biri olan çeliğin üretimi sırasında açığa çıkan atıklar, nehirleri ve yeraltı su kaynaklarını kirletebiliyor. Ayrıca, üretimde kullanılan kömür, karbon salımının yanı sıra, madencilik faaliyetleri nedeniyle ormanların zarar görmesine de sebep oluyor. Tropik ormanları, su kaynaklarını, doğal yaşamı korumak ve sanayinin çevresel ayak izini azaltmak için yeşil çelik devreye giriyor. Hidrojen bazlı yeni üretim yöntemleri, kömür kullanmadan çelik üretimini mümkün kılıyor. Bu nedenle yeşil çelik, sanayinin yönünü değiştirecek bir inovasyon olarak görülüyor. Geleneksel üretimde kullanılan kömürün yerine hidrojen kullanıldığında karbon salımı neredeyse sıfıra iniyor ve su tüketimi önemli ölçüde azalıyor. Ayrıca, kömür madenciliğine olan ihtiyacın azalması, orman tahribatını önleyebiliyor. İklim, kaynaklar ve ürün odaklı sürdürülebilirlik stratejileri doğrultusunda BMW Group, gelecekte sadece otomobillerin değil, üretiminde kullanılan malzemelerin de doğaya dost olması gerektiğinin farkında. Çelik, tedarik zincirindeki ana karbon emisyon kaynaklarından biri olduğu için, çelik portfolyolarını sürdürülebilir bir şekilde tekrar organize etmeye kararlı. BMW Group, Neue Klasse vizyonu ile 2026’dan itibaren küresel üretim ağına düşük karbon ayak izine sahip çeliğin en az üçte birini dahil etmeyi hedefliyor. Bu hamlenin, tedarik zincirindeki karbon salımını yılda 900.000 ton azaltacağı ve çelik endüstrisinin dönüşümünü desteklemeye yardımcı olacağı öngörülüyor. BMW’nin attığı adımlar, sadece otomotiv sektörünü değil, doğayı da koruyan bir dönüşümün parçası olmayı amaçlıyor.

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Özgül Öztürk

Venedik Bienali 19. Uluslararası Mimarlık Sergisi, 10 Mayıs - 23 Kasım 2025 tarihleri arasında, mimar ve mühendis Carlo Ratti'nin küratörlüğünde düzenlenecek. Carlo Ratti sergi ile ilgili şu yorumu yapıyor: "Yanan bir dünyayla yüzleşmek için, mimarlık, etrafımızdaki tüm zekayı kullanmalıdır. Mimarlık her zaman düşmanca bir iklime verilen bir yanıt olmuştur. En eski ilkel kulübeden bu yana, insan tasarımı barınma ve hayatta kalma ihtiyacı tarafından ve iyimserlik tarafından yönlendirilmiştir. Yaratımlarımız her zaman zorlu bir çevre ile ihtiyaç duyduğumuz güvenli, yaşanabilir alanlar arasındaki boşluğu doldurmaya çalışmıştır.” 

İklimin daha az bağışlayıcı hale geldiği günümüzde, Los Angeles yangınlarında, Valencia ve Sherpur sellerinde, Sicilya kuraklıklarında, su ve ateşin eşi benzeri görülmemiş hallerine tanık olduk. 2024 yılı, Dünyanın kayıtlara geçen en yüksek sıcaklıkları kaydetmesi ve küresel ortalamaları Paris Anlaşması'nın 1.5°C hedefinin ötesine taşımasıyla bir dönüm noktası oldu. Sadece iki yıl içinde iklim değişikliği en iyi bilimsel modellere bile meydan okuyacak şekilde hızlandı. Onlarca yıldır, mimarinin iklim krizine tepkisi, iklim üzerindeki etkimizi azaltmak için hafifletmeye odaklandı. Ancak bu yaklaşım artık yeterli değil. 

Mimarinin adaptasyonu benimseme zamanı geldi: yani değişmiş bir dünya için nasıl tasarım yaptığımızı yeniden düşünme zamanı.

Uyum, uygulamamızda temel bir değişim gerektiriyor. Bu yılki sergi teması Intelligens, doğal, yapay, kollektif ve farklı zeka türlerini yapılı çevreyi yeniden düşünmek için birlikte çalışmaya çağırıyor. Latince Intelligens başlığı, gens - insanlar kelimesini içeriyor ve bizi günümüzün yapay zeka ve dijital teknolojilere olan sınırlı odağının ötesinde denemeye davet ediyor. Uyum zamanında, mimarlığın her türlü zekadan yararlanması gerekir: doğal, yapay, kolektif. Mimarlığın, zor bilimlerden sanata kadar - nesiller ve disiplinler arası- ulaşması gerekir. Mimari, şu anda tasarım yaptığımız dünya kadar esnek ve dinamik hale gelmelidir.

Intelligens, çeşitli zeka biçimlerindeki uzmanları birleştiren dinamik bir laboratuvar görevi görüyor. Sergide ilk kez 750'den fazla katılımcı yer alıyor: mimarlar ve mühendisler, matematikçiler ve iklim bilimcileri, filozoflar ve sanatçılar, şefler ve kodlayıcılar, yazarlar ve ahşap oymacılar, çiftçiler ve moda tasarımcıları ve daha fazlası. Uyum, kapsayıcılık ve iş birliği gerektiriyor. Ortaya çıkan katılımcı havuzu, doksan yaşında hala yenilikler yapan deneyimli profesyonellerden kariyerlerine yeni başlayan mezunlara kadar kuşakları kapsıyor. Pritzker Ödülü sahipleri, eski La Biennale di Venezia Küratörleri, Nobel ödüllüler, Kraliyet Profesörleri, yeni mimarlar ve araştırmacıların yanında yer alıyor. Bu katılım, farklı perspektiflere olan bağlılığı yansıtıyor.

İKSV’nin koordinasyonunu üstlendiği Venedik Bienali 19. Uluslararası Mimarlık Sergisi Türkiye Pavyonu’nda, Ceren Erdem ve Bilge Kalfa Doğan’nın küratörlüğündeki “Yerebasan” başlıklı proje sergilenecek. 

Ceren Erdem ve Bilge Kalfa projeyi şöyle açıklıyor: “Yerebasan, medeniyetleri, ekosistemleri ve sürdürülebilir yaşamın özünü anlamamız için hayati öneme sahip, bütün dinamizmine rağmen çoğunlukla göz ardı edilen bir kaynak olan toprağı ön plana çıkarıyor. Türkiye’den toprak örneklerini içeren sergi, duyusal deneyimler, bilimsel araştırmalar ve sanatsal yorumlar aracılığıyla, toprağın türlü vasıflarını gözler önüne seriyor. Mimarlık, sıklıkla, temiz ve denetlenebilir ortamlar yaratmak uğruna, toprağa ilişkin özellikleri bastırmaya meyillidir. Bunun aksine Yerebasan, toprağı pavyonun merkezine yerleştirerek onu, zekâya ve eylemliliğe sahip canlı bir varlık olarak sunuyor. Ziyaretçiler, toprağın dokusuyla, kokusuyla ve sesiyle etkileşime geçiyor; onu hem ekolojik bir sistem hem de doğa ve insanlık tarihinin canlı bir arşivi olarak deneyimliyor. Yerebasan ayrıca inşaat gibi insan faaliyetlerinin tesirleri üzerine fikir yürütürken, Türkiye’nin zengin mirasını, arkeolojik alanlarını ve sürdürülebilir yapı uygulamalarını araştırıyor. Sergi, yerel teknikleri çağdaş yeniliklerle harmanlayarak, doğaya ve kültüre hürmet eden mimari yaklaşımlar tahayyül ediyor; doğayla daha ahenkli yaşam biçimlerine teşvik ediyor.

Bu sene ben de çalışmalarımla, Yerebasan projesi kapsamında, Venedik Mimarlık Bienali katılımcıları arasında yer almaktan ve Bienal Açık Çağrı Jürisi olmaktan onur duyuyorum. Yönünüzü  bu sene Venedik Bienali’ne çevirmenizi diliyorum.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

149: Yaşamın Dengesi 🌀

Sürdürülebilir ve verimli çalışma kültürü, binaların karbon ayak izi, iklim krizi ile artan alerjik rahatsızlıklar, Venedik Mimarlık Bienali ve çok daha fazlası..

04 Nis 2025

BMW i ile birlikte
149: Yaşamın Dengesi 🌀

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı