Web 3.0'a duyulan güvensizliğin temelinde ne yatıyor?

Web 3.0'a duyulan güvensizliğin temelinde ne yatıyor?

6 Haziran - ViewSonic - Quando
ViewSonic ile birlikte

Dünyanızı genişletir: ViewSonic’ten TD1655 İş akışınızı kesintiye uğratmayın, ViewSonic ’in TD1655 ürünüyle verimliliğinizi yanınıza alın. Nedir? Üretkenliği artırmak ve iletişimi kolay ve uygun hâle getirmek üzere geniş bir görsel çözüm yelpazesi sunan ViewSonic, TD1655 taşınabilir dokunmatik monitör ürünüyle nerede olursanız olsun her yeri sizin için ofise dönüştürüyor. Neler var? Yaza giriş yaptığımız bu sıralarda tam da mükemmel bir seyahat arkadaşı adayı olan TD1655 ; İki adet evrensel USB Type-C bağlantısıyla ses, görüntü, güç ve dokunmatik sinyal aktarımı için tek kablolu çözüm sunuyor. Ayarlanabilir geniş standı ve döndürülebilen ekranı dilediğiniz açıda çalışmanıza olanak tanıyor. Kaymaz kılıf, paslanmaz kasa, alüminyum stant ve 6H sertliğindeki ekranıyla oldukça dayanıklı bir kullanım sağlıyor. Neden önemli? Ofis dışındayken tek ekranla sınırlı kalmanızı önleyen TD1655 , yalnızca iş için değil dilediğiniz her an kendi eğlencenizi artırmak için telefonunuzun, tabletinizin veya dizüstü bilgisayarınızın ekranındaki görüntüyü genişletiyor. Tek ekran sınırlamalarını aşarak her yerde üretkenliğinizi artırmak isterseniz buradan TD1655’i inceleyebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İnternetin on yıllar önce Web 1.0 olarak başlayan yolculuğu artık Web 3.0 dediğimiz yeni bir döneme doğru yol alıyor. İnternetin geleceği olarak nitelendirilen Web 3.0, bilgi akışının birtakım merkezi güçler tarafından yönetilip kontrol edildiği mevcut internet sistemi olan Web 2.0’ın aksine, “merkeziyetsiz” ve “peer-to-peer” (eşten eşe) bir şekilde daha kişiselleşmiş ve blok zinciri destekli bir altyapı vadediyor. Yani aslında Web 3.0, şu an internetin bize sunduklarının yanına bir de daha gelişmiş gizlilik, ileri düzey veri güvenliği ve blok zinciri teknolojisini ekleyeceğinin sözünü veriyor.

Ancak kripto ve NFT dünyasına duyulan derin güvensizlik, Web 3.0’ın henüz çok taze keşfedilen bir alan olması ve Web 3.0 şirketlerinin sık sık siber saldırılara maruz kalması, bu yeni internet anlayışına olan inancı ve güveni baltalıyor.

Peki, daha fazla mahremiyet ve verilerimizin daha güvenli saklanması için blok zinciri tabanlı bir mimari ile özünde insanlara daha güvenilir bir sanal ortam sağlaması gereken Web 3.0 şirketlerinin bu kadar sık saldırıya uğramasının ve yeni internet konseptine duyulan güvensizliğin ardında ne yatıyor?

Sorumlu kim?

Web 3.0 şirketlerine yapılan vurgunlar son zamanlarda çok fazla gündeme gelir oldu. Bu tarz bir vurgun geçtiğimiz aylarda bir tür oyna-kazan oyunu olan Axie Infinity’de gerçekleşmiş; Axie ile Ethereum blok zinciri arasındaki Ronin köprüsüne sızılmasıyla meydana gelen siber saldırıda değeri 620 milyon doları aşan kripto varlıklar çalınmıştı. Axie geliştiricilerinin Ronin köprüsünü yalnızca dokuz doğrulayıcı ile kurduğunu kaydeden analistlere göre bu, siber saldırganın vurgunu gerçekleştirebilmesi için beş hesaba müdahalesinin yeterli olması anlamına geliyor. Yüz binlerce Ether'in çalındığının fark edilmesinin tam olarak altı gün sürdüğü gerçeği ise sistemdeki ihmalin ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor.

Güvenlik açıkları sebebiyle benzer saldırılar daha önce Solana blok zinciri köprüsü Wormhole, Solana stablecoin protokolü Cashio ve Poly Network’te de yaşanmıştı. Bu vurgunlar eğer bir Web 2.0 şirketi ya da bir bankanın ihmal ve hataları sonucunda gerçekleşmiş olsaydı bunun çok büyük cezai yaptırımları olurdu; ancak konu Web 3.0 gibi merkeziyetsizliğin söz konusu olduğu bir alanda faaliyet gösteren şirketler olduğunda ihmallerden sorumlu olanlar herhangi bir sorumluluk üstlenmeden kolayca işin içinden sıyrılabiliyor.

Yani aslında Web 3.0 şirketleri, internetin en korkunç güvenlik sorunlarını bulundurma potansiyeline sahip olmalarına rağmen bu sorunların meydana gelmesi halinde hiçbir sorumluluk almıyor. Bankalarda bir soygun yaşandığında müşterilerin kayıplarının telafisi için sigorta hizmetleri sunulurken, büyük teknoloji şirketleri de (her ne kadar bazen veri ihlalini şahsi çıkarları için kendileri gerçekleştirseler de) kullanıcıların veri güvenliği için alanında uzman güvenlik ekipleriyle birlikte çalışıyor. Buna karşılık güvenlik sorunları Web 3.0 girişimlerinin odağında yer alıyor gibi gözükmüyor.

Bir numaralı öncelik: Güvenlik

Kripto borsalarının saldırıya uğramaması için yeterince güvenli ve güvenilir olmasını sağlamak adına çalışan şirketlere yatırım yapan Grace Isford’a göreyse Web 3.0, özellikle de Web 2.0 ile karşılaştırıldığında, kurumsal düzeyde güvenlik çözümlerinden son derece yoksun olmasıyla dikkat çekiyor. Mevcut durumda sektördeki en büyük "Node" sağlayıcılarının Alchemy ve Infura olması ise kripto paraların büyük bir kısmının verilerinin yönetilmesinin sadece bu iki altyapı sağlayıcısına bağlı olduğunu gösteriyor.

Web 3.0’da her hafta yeni bir güvenlik saldırısının bildirildiğini kaydeden Isford, bu soruna bir çözüm üretmek adına bir sürü girişimin çalışmakta olduğunu; ancak söz konusu veri altyapısı izleme ve depolama olduğunda elimizdeki teknolojinin henüz son derece yeni ve yetersiz olduğunun altını çiziyor.

Öte yandan Isford, bir diğer sorunun da dolandırıcılık ve aşağı yönlü risklerin yönetilmesi olduğunu belirtiyor. Bu konuya dair Isford, “Bence şu anda en çok sayıda insanı kripto dünyasının dışında tutan sorun bu, çünkü kriptoya çok derinden girerlerse tüm paralarını kaybetmekten korkuyorlar” ifadelerini kullanıyor.

Bununla birlikte Isford, Web 3.0’a yapılan büyük yatırımlar sayesinde şirketlerin daha güvenilir çözümler geliştirebileceği konusunda son derece iyimser bir yaklaşım sergiliyor. Daha sağlam dolandırıcılık ve risk yönetim sistemlerinin kripto alanına daha fazla kurumsal para akışı gelmesi demek olduğunu kaydeden Isford’da göre Fidelity, Goldman Sachs ve JP Morgan gibi devlerin kriptoya adım atmaya devam etmesiyle pazar giderek büyüyecek ve olgunlaşacak. Kısaca, bir sistemin güvenilir olduğunun bilinmesi ile para akışı arasında tamamıyla doğru bir orantı bulunuyor. Bu yüzden Web 3.0 için şu an güvenlik, öncelik verilmesi gereken en önemli konuların başında geliyor.

Güvensizliğin temeli

Kimileri Web 3.0 konseptini, teknoloji devlerinin interneti ileri düzeyde merkezileştirmesine karşı bir çözüm olarak görüyor ve Web 2.0’a göre Web 3.0’da ölçeklenebilirliğin ve gizliliğin daha da iyileştirilebileceğini savunuyor. Ancak bazıları da merkeziyetsiz internet ortamını düzenlemenin zorluğu sebebiyle Web 3.0 ile siber suçların, çocuk pornografisi içeren görüntülerin ve çevrimiçi ortamlarda meydana gelen taciz ile nefret söylemlerinin önlenmesinin çok daha zor bir hâl alabileceğini belirtiyor

Tüm bunlara ek olarak Web 3.0’ı ve özellikle de NFT’leri, blok zinciri tabanlı eğilimlerin fazlaca abartılmış bir kolu olarak görenler de var. En nihayetinde Web 3.0 konseptinin insanların güvenini kazanması ve kabul görmesi için önünde henüz oldukça uzun bir yol bulunuyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🖲 Kuantum şifreleme, Web 3.0 güvenliği

Kuantum bilişimi şifrelerin sonunu getirecek mi? Güvenli bir Web 3.0 mümkün mü?

06 Haz 2022

ViewSonic ile birlikte
IMDb

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Güvenlik testleri güvenlik riskine dönüşürken: Kaçak AI modelleri bir prestij meselesi mi oldu?

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Ağu 2026

Güvenlik testleri güvenlik riskine dönüşürken: Kaçak AI modelleri bir prestij meselesi mi oldu?
QuandoQuando

HİKAYE

Ayırt edilemezlik çağına giriş: Bir içeriğin sahte olması gerçekten önemli olacak mı?

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Ümit Alan

·

14 Ağu 2026

Ayırt edilemezlik çağına giriş: Bir içeriğin sahte olması gerçekten önemli olacak mı?
QuandoQuando

HİKAYE

Yapay zekanın PR problemi: OpenAI’ın influencer gezisi neden tepki çekti?

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.

Doğa Yurduneri

·

12 Ağu 2026

Yapay zekanın PR problemi: OpenAI’ın influencer gezisi neden tepki çekti?
QuandoQuando

HİKAYE

MySpace geri dönüyor: Gerçekten eski sosyal ağları özledik mi?

2000'lerin en büyük sosyal ağlarından MySpace'in bugünkü sahipleri Tim ve Chris Vanderhook, platformu yeniden canlandırmak istediklerini açıkladı. Bu açıklamanın heyecanla karşılanması, teknoloji tarihine ilişkin kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: İnsanlar gerçekten eski sosyal ağları mı özlüyor, yoksa internetin artık var olmayan bir hâline mi özlem duyuyor?

Çiğdem Öztabak

·

10 Ağu 2026

MySpace geri dönüyor: Gerçekten eski sosyal ağları özledik mi?
QuandoQuando

HİKAYE

ABD yasaklarken Çin ucuzlatıyor: İnsanlar evlerinde insansı robot istiyor mu?

Şu anda dünya genelinde 50’nin üzerinde şirket, insansı robot geliştiriyor. Yıllardır temel varsayım, bu denli gelişmiş bir robotik cihazın erişilebilir fiyatlara piyasaya sürüldüğünde büyük bir tüketici talebiyle karşılaşacağı yönündeydi. Fakat ev robotları, giderek daha uygun fiyatlı hâle gelirken bu varsayımı da yeniden düşünmek gerekiyor: Bedava dağıtılacak olsa bile evimizde gerçekten bir insansı robot istiyor muyuz?

Doğa Yurduneri

·

10 Ağu 2026

ABD yasaklarken Çin ucuzlatıyor: İnsanlar evlerinde insansı robot istiyor mu?