Web 3.0'a duyulan güvensizliğin temelinde ne yatıyor?

Web 3.0'a duyulan güvensizliğin temelinde ne yatıyor?

6 Haziran - ViewSonic - Quando
ViewSonic ile birlikte

Dünyanızı genişletir: ViewSonic’ten TD1655

İş akışınızı kesintiye uğratmayın, ViewSonic ’in TD1655 ürünüyle verimliliğinizi yanınıza alın. Nedir? Üretkenliği artırmak ve iletişimi kolay ve uygun hâle getirmek üzere geniş bir görsel çözüm yelpazesi sunan ViewSonic, TD1655…

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İnternetin on yıllar önce Web 1.0 olarak başlayan yolculuğu artık Web 3.0 dediğimiz yeni bir döneme doğru yol alıyor. İnternetin geleceği olarak nitelendirilen Web 3.0, bilgi akışının birtakım merkezi güçler tarafından yönetilip kontrol edildiği mevcut internet sistemi olan Web 2.0’ın aksine, “merkeziyetsiz” ve “peer-to-peer” (eşten eşe) bir şekilde daha kişiselleşmiş ve blok zinciri destekli bir altyapı vadediyor. Yani aslında Web 3.0, şu an internetin bize sunduklarının yanına bir de daha gelişmiş gizlilik, ileri düzey veri güvenliği ve blok zinciri teknolojisini ekleyeceğinin sözünü veriyor.

Ancak kripto ve NFT dünyasına duyulan derin güvensizlik, Web 3.0’ın henüz çok taze keşfedilen bir alan olması ve Web 3.0 şirketlerinin sık sık siber saldırılara maruz kalması, bu yeni internet anlayışına olan inancı ve güveni baltalıyor.

Peki, daha fazla mahremiyet ve verilerimizin daha güvenli saklanması için blok zinciri tabanlı bir mimari ile özünde insanlara daha güvenilir bir sanal ortam sağlaması gereken Web 3.0 şirketlerinin bu kadar sık saldırıya uğramasının ve yeni internet konseptine duyulan güvensizliğin ardında ne yatıyor?

Sorumlu kim?

Web 3.0 şirketlerine yapılan vurgunlar son zamanlarda çok fazla gündeme gelir oldu. Bu tarz bir vurgun geçtiğimiz aylarda bir tür oyna-kazan oyunu olan Axie Infinity’de gerçekleşmiş; Axie ile Ethereum blok zinciri arasındaki Ronin köprüsüne sızılmasıyla meydana gelen siber saldırıda değeri 620 milyon doları aşan kripto varlıklar çalınmıştı. Axie geliştiricilerinin Ronin köprüsünü yalnızca dokuz doğrulayıcı ile kurduğunu kaydeden analistlere göre bu, siber saldırganın vurgunu gerçekleştirebilmesi için beş hesaba müdahalesinin yeterli olması anlamına geliyor. Yüz binlerce Ether'in çalındığının fark edilmesinin tam olarak altı gün sürdüğü gerçeği ise sistemdeki ihmalin ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor.

Güvenlik açıkları sebebiyle benzer saldırılar daha önce Solana blok zinciri köprüsü Wormhole, Solana stablecoin protokolü Cashio ve Poly Network’te de yaşanmıştı. Bu vurgunlar eğer bir Web 2.0 şirketi ya da bir bankanın ihmal ve hataları sonucunda gerçekleşmiş olsaydı bunun çok büyük cezai yaptırımları olurdu; ancak konu Web 3.0 gibi merkeziyetsizliğin söz konusu olduğu bir alanda faaliyet gösteren şirketler olduğunda ihmallerden sorumlu olanlar herhangi bir sorumluluk üstlenmeden kolayca işin içinden sıyrılabiliyor.

Yani aslında Web 3.0 şirketleri, internetin en korkunç güvenlik sorunlarını bulundurma potansiyeline sahip olmalarına rağmen bu sorunların meydana gelmesi halinde hiçbir sorumluluk almıyor. Bankalarda bir soygun yaşandığında müşterilerin kayıplarının telafisi için sigorta hizmetleri sunulurken, büyük teknoloji şirketleri de (her ne kadar bazen veri ihlalini şahsi çıkarları için kendileri gerçekleştirseler de) kullanıcıların veri güvenliği için alanında uzman güvenlik ekipleriyle birlikte çalışıyor. Buna karşılık güvenlik sorunları Web 3.0 girişimlerinin odağında yer alıyor gibi gözükmüyor.

Bir numaralı öncelik: Güvenlik

Kripto borsalarının saldırıya uğramaması için yeterince güvenli ve güvenilir olmasını sağlamak adına çalışan şirketlere yatırım yapan Grace Isford’a göreyse Web 3.0, özellikle de Web 2.0 ile karşılaştırıldığında, kurumsal düzeyde güvenlik çözümlerinden son derece yoksun olmasıyla dikkat çekiyor. Mevcut durumda sektördeki en büyük "Node" sağlayıcılarının Alchemy ve Infura olması ise kripto paraların büyük bir kısmının verilerinin yönetilmesinin sadece bu iki altyapı sağlayıcısına bağlı olduğunu gösteriyor.

Web 3.0’da her hafta yeni bir güvenlik saldırısının bildirildiğini kaydeden Isford, bu soruna bir çözüm üretmek adına bir sürü girişimin çalışmakta olduğunu; ancak söz konusu veri altyapısı izleme ve depolama olduğunda elimizdeki teknolojinin henüz son derece yeni ve yetersiz olduğunun altını çiziyor.

Öte yandan Isford, bir diğer sorunun da dolandırıcılık ve aşağı yönlü risklerin yönetilmesi olduğunu belirtiyor. Bu konuya dair Isford, “Bence şu anda en çok sayıda insanı kripto dünyasının dışında tutan sorun bu, çünkü kriptoya çok derinden girerlerse tüm paralarını kaybetmekten korkuyorlar” ifadelerini kullanıyor.

Bununla birlikte Isford, Web 3.0’a yapılan büyük yatırımlar sayesinde şirketlerin daha güvenilir çözümler geliştirebileceği konusunda son derece iyimser bir yaklaşım sergiliyor. Daha sağlam dolandırıcılık ve risk yönetim sistemlerinin kripto alanına daha fazla kurumsal para akışı gelmesi demek olduğunu kaydeden Isford’da göre Fidelity, Goldman Sachs ve JP Morgan gibi devlerin kriptoya adım atmaya devam etmesiyle pazar giderek büyüyecek ve olgunlaşacak. Kısaca, bir sistemin güvenilir olduğunun bilinmesi ile para akışı arasında tamamıyla doğru bir orantı bulunuyor. Bu yüzden Web 3.0 için şu an güvenlik, öncelik verilmesi gereken en önemli konuların başında geliyor.

Güvensizliğin temeli

Kimileri Web 3.0 konseptini, teknoloji devlerinin interneti ileri düzeyde merkezileştirmesine karşı bir çözüm olarak görüyor ve Web 2.0’a göre Web 3.0’da ölçeklenebilirliğin ve gizliliğin daha da iyileştirilebileceğini savunuyor. Ancak bazıları da merkeziyetsiz internet ortamını düzenlemenin zorluğu sebebiyle Web 3.0 ile siber suçların, çocuk pornografisi içeren görüntülerin ve çevrimiçi ortamlarda meydana gelen taciz ile nefret söylemlerinin önlenmesinin çok daha zor bir hâl alabileceğini belirtiyor. 

Tüm bunlara ek olarak Web 3.0’ı ve özellikle de NFT’leri, blok zinciri tabanlı eğilimlerin fazlaca abartılmış bir kolu olarak görenler de var. En nihayetinde Web 3.0 konseptinin insanların güvenini kazanması ve kabul görmesi için önünde henüz oldukça uzun bir yol bulunuyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🖲 Kuantum şifreleme, Web 3.0 güvenliği

Kuantum bilişimi şifrelerin sonunu getirecek mi? Güvenli bir Web 3.0 mümkün mü?

06 Haz 2022

ViewSonic ile birlikte
IMDb

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?

Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Doğa Yurduneri

·

20 Eki 2026

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Berk Bayri

·

18 Eki 2026

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Ümit Alan

·

17 Eki 2026

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Çiğdem Öztabak

·

13 Eki 2026

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Doğa Yurduneri

·

13 Eki 2026

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?