Web 3.0'ın potansiyel artıları (ve eksileri) neler?

Web 3.0'ın potansiyel artıları (ve eksileri) neler?

8 Ağustos - Vodafone Business - Quando
Vodafone Business ile birlikte

Vodafone Business ile bulut tabanlı yazılımlar artık tek noktada: Red Bulut Pazaryeri İşletmelerin dijitalleşme yolculuklarında öncülük eden Vodafone Business , Türkiye’nin hiçbir noktasında teknolojiye ulaşamamış KOBİ kalmasın hedefiyle, bulut tabanlı yazılım ve çözümleri tek bir noktadan ön yatırım maliyeti olmadan satın alabilecekleri, ürünlerle ilgili detaylı bilgilere ve eğitim içeriklerine erişebilecekleri B2B pazaryeri platformu hizmeti sunuyor: Red Bulut Pazaryeri . Neler var? Red Bulut Platformu ’nda KOBİ’lerin ihtiyacı bulunan 3 ana konuda ürünler yer alıyor: İş ve Süreç Yönetimi: Akıllı Ekip Takip, Akıllı Süreç Yönetimi, Ön Muhasebe ve Microsoft 365 ürünleri bulunuyor. İşletmeler, çalışanlarının iş yükünü doğru planlayabilecekleri, kaynaklarını verimli yönetebilecekleri, muhasebe ve e-fatura altyapısı için en etkili araçları bulabiliyor. Güvenlik ve Yedekleme: Antivirüs, Veri Kurtarma ve Yedekleme ve Vodafone Drive Güvenli depolama çözümleriyle işletmeler, yüksek güvenlik, düzenli yedekleme ve hızlı veri kurtarmayı kurumundaki tüm cihaz ve sunucularda etkinleştirirken dokümanlarına istediği cihazdan erişebiliyor. E-ticaret ve Satış Sonrası Destek: WebSitesi Barındırma Çağrı merkezi kurabilecekleri Bulut Santral ve E-ticaret çözümleriyle işletmeler, ürünlerini internet üzerinden kitlelere ulaştırabiliyor, satışlarını artırabiliyor, satış sonrasında müşterilerine en yüksek seviyede memnuniyeti sağlayabiliyor. Neden önemli? Araştırmalar Bulut yazılımlarını kullanan KOBİ’lerin verimliliğini %11,8 artırdığını gösteriyor. Türkiye’nin %98’ini oluşturan KOBİ’lerin bulut tabanlı yazılım kullanım oranı %11. 261 bini küçük ve orta ölçekli, 3 milyonu mikro ölçekli olan işletmelerin dijitalleşme yolculuğunda önemli bir desteğe ihtiyacı var.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

2014 yılında Ethereum’un kurucu ortağı Gavin Wood tarafından ortaya atılan ve internetin bir sonraki versiyonu olarak kabul edilen Web 3.0 henüz tam anlamıyla hayatımıza giriş yapmamış olsa da şimdiden pek çok kişinin heyecanlanmasına yol açıyor; ne de olsa Web 3.0 ile birlikte internette gezinme, sosyal etkileşim ve hatta alışveriş yapma şeklimiz gibi alışılagelmiş pek çok anlayışın kökten değişeceği öngörülüyor. İletişimi ve çevrimiçi etkileşimi geliştiren mevcut internet Web 2.0’ın aksine Web 3.0’ın kişiselleştirmeye, kolektif mülkiyete ve içerik paylaşımını geliştirmeye odaklanacağı ifade ediliyor.

Ancak Web 3.0 terimine dair kafalarda yüzlerce soru işareti ve haklıca da büyük bir ön yargı bulunuyor. Kimine göre internetin geleceği olan Web 3.0 bizi teknoloji devlerinin ve baskıcı hükümetin prangalarından kurtaracak iken, kimine göre de hile yapmak, çalmak ve suç faaliyetlerini finanse etmekten başka bir amaca hizmet etmeyen devasa bir dolandırıcılıktan ibaret.

Peki, Web 3.0'ı ne gibi potansiyel faydaları olacak?

Blok zinciri teknolojisi üzerine inşa edilen Web 3’ün dolandırıcıların bir aracı olduğuna inanan ciddi bir kesim olsa da Web 3.0'ın, teknoloji devlerinin kontrolündeki Web 2’den daha güvenilir olması bekleniyor. Merkezî olmayan ağlar aracılığıyla Web 3.0'ın, içerik oluşturuculara ve kullanıcılara daha fazla özgürlük tanıyacağı ve çevrimiçi verilerin kontrolünün her zaman kullanıcıların elinde olmasını sağlayacağı belirtiliyor. Yani işletmeler ve reklam şirketleri ile hangi bilgileri paylaşmak istediğinizi seçebilecek ve dahası bundan kazanç elde edebileceksiniz.

Ayrıca, Web 3.0'ın tek bir varlık tarafından kontrol edilmeyecek olması, merkezi olmayan uygulamaların (dApp’ler) sansürlenemeyeceği ve erişimlerinin kısıtlanamayacağı anlamına geliyor.

Kişiselleştirilmiş internet deneyimi

Bununla birlikte, Web 3.0 ile internet deneyimi hiç olmadığı kadar kişisel bir hale gelecek. Internet siteleri tercihlerimizi daha iyi anlayabilecek ve uygulamalar, internet kullanımımızı ve alışkanlıklarını analiz ederek cihazlarımıza, konumumuza ve daha pek çok farklı faktöre en uygun olacak şekilde kendilerini özelleştirebilecek. Böylece internette gezinirken aldığımız verim daha da artacak.

Web 3.0'ın yapay zekâsı ile satıcılar, müşterilerin satın alma ihtiyaçlarını çok daha iyi anlayabilecek ve böylece satın almak istediğiniz ürün ve hizmetleri sizlere sunabilecek. Bu da demek oluyor ki internette gezerken karşımıza çıkan reklamlar ihtiyaçlarımız ile daha tutarlı olacak.

Var olan projelerle yenilikçi projeler oluşturmak

Sınırlı API erişimine sahip Web 2’nin aksine her bir parçanın birbirine bağlanabileceği LEGO blokları gibi çalışan Web 3.0'da projeler açık kaynaklı olacak. Başka bir deyişle, ortaya yeni bir şeyler çıkarmak için var olan projelerden yararlanmak, bu projelerin üzerine inşa etmek ve yenilikçi projeler üretmek mümkün olacak.

Web 3.0'ın üzerine inşa edildiği, kurullara ve yöneticilere bağlı olmayan yeni yönetim modeli DAO (Merkezi Olmayan Otonom Organizasyon), kodla yazılmış bir dizi kurala göre çalışacak ve sınırsız sayıda insanın katılımına olanak tanıyacak. Hatta birçok geleneksel şirketin önümüzdeki 10 ila 15 yıl içinde mevcut işletim modellerinin yerine DAO’lara geçiş yapacağı tahmin ediliyor.

İşletmeler ve şirketler, Web 3.0'dan en çok yararlananlar olacak

Web 3.0'ın sunduklarından en çok faydalanan alanlardan birisinin de iş dünyası olacağı öngörülüyor. Şirketten şirkete, yani B2B iş modelinde şirketlerin müşteri katılımı ve müşteri deneyimi ile uzun vadede kâr etmeleri için büyük bir “şeffaflık” ihtiyacı vardır ve Web 3.0 ile bu şeffaflık mümkün olabilir. Bununla birlikte, Web 3.0'dan yararlanan bir işletmenin, pazar araştırmasına ve yeterli veri kaynağına dayalı olarak hedef kitleyi tatmin etmek adına veri odaklı iç görülere sahip olması gerekir. Yapay zekâ, makine öğrenimi, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve diğer Web 3.0 uygulamaları gibi yeni iş teknolojileri sayesinde şirketler, hedef kitleleri hakkında daha faydalı bilgiler edinebilir.

Müşteri odaklı deneyimler

Öte yandan, Web 3.0'ın iş dünyasına katacağı başlıca uygulamalardan birisi, küresel teknoloji pazarını müşteri odaklı deneyimlerle tatmin etmek olacak. Web 3.0'ın iş dünyasına entegrasyonu aracılığıyla kişiselleştirme ve yerelleştirme entegrasyonu ile şirketler daha fazla müşteri çekebilir ve müşteri katılımı iyileştirilebilecek.

Web 3.0, daha verimli bir şekilde sorunsuz bir müşteri hizmeti sunmak adına otomasyonu iş teknolojilerine entegre etmeye odaklı olacak. Web 3.0, bu özelliği ile otomatikleştirilmiş satış süreçleri ve diğer pazarlama işlevleri için kişiselleştirilmiş ürün önerileri sağlayabilecek.

Web 3.0'ın potansiyel artıları tamam. Peki ya eksileri?

Yazının girişinde de bahsettiğimiz üzere, Web 3.0 tamamen pozitif ayrıcalıklardan oluşan bir konseptten ibaret değil. Aksine, henüz ne olduğu tam olarak tanımlanamayan Web 3.0'a dair yoğun bir bilinmezlik hâkim.

Web 3’ü çevreleyen tereddütlerin başında sahiplik endişeleri geliyor. Buna göre Twitter’ın kurucusu ve eski CEO’su Jack Dorsey, beklenenin aksine Web 3.0 projelerinin sıradan internet kullanıcılarına ait olmayacağını; risk sermayedarlarına ve yatırımcılara ait olacağına inandığını belirtiyor. Başka bir deyişle, Dorsey’e göre kontrol her şekilde merkezi güçlerin elinde olacak.

Bazı uzmanlar ise adem-i merkeziyetçiliğin, Web 3.0'ın izlenmesini ve düzenlenmesini oldukça zorlaştıracağını savunuyor. Bunun da siber suçlar ve çevrimiçi istismar gibi olumsuz deneyimlerde artışa yol açabileceği belirtiliyor. Web 3.0 çok geniş ve kendi içinde bağlantılı olması ise çevrimiçi ortamlarda paylaştığınız bilgilere erişimin daha kolay olacağı anlamına geliyor.

Tüm bunlara ek olarak, Web 3.0'ın eski cihazlarda çalıştırılması imkânsız olacak. Bu nedenle, Web 3.0'ın kullanılabilmesi için ortalamanın üzerinde özelliklere sahip cihazlara ihtiyaç olacak.

Ancak bahsetmiş olduğumuz tüm bu Web 3.0 avantaj ve dezavantajlarının mevcut sınırlı bilgilere ve çıkarımlara dayandığını hatırlatmakta fayda var. Web 3.0 hala gelişim aşamasında ve gerçek anlamıyla hayata geçtiğinde karşımıza çıkan tablo bunlardan çok daha farklı olabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

👩‍💻 İş-yaşam dengesi, Web 3.0'ın karnesi

Teknoloji çalışanları iş arayışında en çok nelere dikkat ediyor ve bir şirketten neler bekliyor? Web 3.0'ın potansiyel artıları (ve eksileri) neler?

08 Ağu 2022

Vodafone Business ile birlikte
Cecilie_Arcurs/GettyImages

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Yapay Zeka Eylem Planı: Hedefler dönüşümün hızına yetişiyor mu?

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Umutcan Savcı

·

19 Ağu 2026

Yapay Zeka Eylem Planı: Hedefler dönüşümün hızına yetişiyor mu?
QuandoQuando

HİKAYE

Hız tartışmaları ve etik çatışmalar: Google’ın AI yönetimindeki değişimin perde arkası

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Doğa Yurduneri

·

19 Ağu 2026

Hız tartışmaları ve etik çatışmalar: Google’ın AI yönetimindeki değişimin perde arkası
QuandoQuando

HİKAYE

Güvenlik testleri güvenlik riskine dönüşürken: Kaçak AI modelleri bir prestij meselesi mi oldu?

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Ağu 2026

Güvenlik testleri güvenlik riskine dönüşürken: Kaçak AI modelleri bir prestij meselesi mi oldu?
QuandoQuando

HİKAYE

Ayırt edilemezlik çağına giriş: Bir içeriğin sahte olması gerçekten önemli olacak mı?

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Ümit Alan

·

14 Ağu 2026

Ayırt edilemezlik çağına giriş: Bir içeriğin sahte olması gerçekten önemli olacak mı?
QuandoQuando

HİKAYE

Yapay zekanın PR problemi: OpenAI’ın influencer gezisi neden tepki çekti?

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.

Doğa Yurduneri

·

12 Ağu 2026

Yapay zekanın PR problemi: OpenAI’ın influencer gezisi neden tepki çekti?