

Kripto paralarla hem yatırım yapın hem de biriktirmeye başlayın: Bitpanda Savings Geride bıraktığımız olağanüstü yılın finansal etkileri, küçük birikimleri avantajlı yatırımlara dönüştürmenin önemini bir kez daha hatırlattı. Mevcut varlıkların zaman içinde değer kazanması ve beklenmeyen değişimlerden etkilenmeden varlığını sürdürmesi, birçok kişiyi yeni birikim ve yatırım yolları aramaya yöneltti. Peki, gelecek vadeden bir yatırım aracı olarak görülen kripto paralarla kişisel birikim yapmanın ve piyasa dalgalanmalarından etkilenmemenin bir yolu var mı? Soğuk cüzdanlarındaki BTC, ETH ve XRP varlıklarının kullanıcı fonlarını aştığı, dünyanın önde gelen denetim, vergi ve danışmanlık şirketlerinden KPMG tarafından onaylanan Bitpanda, geliştirdiği Bitpanda Savings hizmetiyle kripto para yatırımıyla birikim yapmanın risklerini en aza indiriyor. Bitpanda Türkiye: Kripto paraların ve blok zinciri teknolojisinin yenilikçi gücüne inanan üç girişimci; Eric Demuth, Paul Klanschek ve Christian Trummet tarafından Avusturya'nın başkenti Viyana'da 2014 yılında kurulan Bitpanda, bugün listelediği 50'yi aşkın kripto para birimiyle 1,5 milyonu aşkın kullanıcıya yenilikçi kripto para çözümleri sunuyor. PSD2 ödeme hizmeti sağlayıcı lisansı olan ve Avrupa regülasyonlarına uyumlu olarak faaliyet gösteren Bitpanda, geliştirdiği ürün ve hizmetleri son teknoloji güvenlik ve çağdaş kullanıcı deneyimiyle sunuyor. 2020 yılının sonlarından bu yana Türkiye'de de faaliyet gösteren Bitpanda'da yatırımcılar; Türk Lirası, avro, dolar, Polonya Zolotisi ve İsviçre Frangı gibi para birimleriyle; havale/EFT, kredi kartı ve Papara yöntemlerini kullanarak yatırım yapabiliyor. Yeni başlayanlar için sunduğu kolay kullanıcı arayüzü ve uzmanlar için tasarladığı güçlü borsa platformu Bitpanda Pro'yla dikkat çeken Bitpanda; portföye göre otomatik yatırım yapmayı mümkün kılan, regüle ve şeffaf, dünyanın ilk gerçek kripto indeksi Bitpanda Crypto Index'in yanı sıra Bitpanda Savings gibi çözümleri de kullanıcılarının hizmetine sunan Bitpanda’ya buradan hızlı ve güvenli bir şekilde üye olabilirsiniz. Bitpanda Savings: Avrupa'nın lider kripto para alım-satım platformu Bitpanda'nın onu diğer platformlardan ayıran hizmetleri arasında yer alan Bitpanda Savings, piyasa zamanlaması stresi olmadan otomatik olarak yatırım yapmayı mümkün kılıyor. Bitpanda'nın listelediği 50'yi aşkın kripto para birimi için bir ya da birden çok birikim planı düzenlemeye olanak tanıyan hizmet sayesinde satın alma işlemleri belirlenen zamanlarda otomatik olarak gerçekleşiyor. Günlük, haftalık, iki haftalık ya da aylık periyotlarda düzenli kripto para almaya imkân tanıyan sistem sayesinde piyasa değişkenliğini gidermek kolaylaşıyor ve yatırımcılar, fiyat dalgalanmalarına daha az bağımlı olarak düzenli bir biçimde birikim yapmış oluyor. Yatırımcılar, kredi kartı gibi bir ödeme yoluyla otomatik olarak ödenebilen birikim planlarını diledikleri zaman geçici olarak duraklatılabiliyor ve sonrasında devam ettirebiliyor. Bu yönüyle esnek ve özgür bir birikim ortamı sunan Bitpanda Savings'i kullanarak birikim planı oluşturmak için Bitpanda'ya üye olmak, hesabı doğrulamak ve sonrasında "Yeni plan ekle" seçeneğindeki adımları takip etmek yeterli oluyor. Bitpanda’yı ve geliştirdiği yenilikçi hizmetleri keşfetmek ve Bitpanda Savings’i kullanarak birikim planınızı oluşturmak için Bitpanda’ya hızlı ve güvenli bir şekilde üye olabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Soru: "Mars'a ne zaman gidiyoruz?"
Elon Musk: -birtakım kompleks uzay yorumları- "Bilmem, 5,5 yıl sonra diyebiliriz."
Soru: "İnsanların başka bir gezegende yaşaması senin için neden bu kadar önemli?"
Elon Musk: "Bir zamanlar hayatın anlamının ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Neden buradayız? Biraz depresyona girdim o aralar. Beni kurtaran şey, Otostopçunun Galaksi Rehberi'ni okumaktı. Galaksiyi keşfetmek için ilham aldım..."
Elon Musk'ın GameStop olaylarından, Tesla'dan, SpaceX'ten ve daha birçok başka şeyden bahsettiği bir Clubhouse odası kesitiydi bu okuduğunuz. Geçtiğimiz pazartesi Clubhouse'da The Good Times odasına konuşmacı olarak katıldı ve bir odada olabilecek en fazla dinleyici sayısı olan 5 bini zorladı bu durum.
- Peki nedir bu Clubhouse?
- Hangi sorunu çözüyor?
- Alternatiflerinden farkı ne?
- En büyük riski nedir?
Clubhouse ilk altı ayında 600 bin kullanıcıya ulaşmıştı ve şu anda 2 milyon kullanıcısı var. Uygulama şu anda yalnızca Apple kullanıcıları tarafından kullanılabiliyor ancak Android'e ulaştığında kullanıcı sayısının üç katına çıkması gayet olası.
Gelişiminin bu aşamasında hiçbir girişim Clubhouse kadar hızlı büyümedi.
Başlıyoruz!
Clubhouse 101:
Arka plan: Clubhouse, dünyanın dört bir yanından insanlarla gündelik, canlı görüşmeler için odalar sağlayan, yalnızca davetle kullanılabilen bir ses platformudur. Mart 2020'de piyasaya sürülen platform, kullanıcıların çok çeşitli konuşmaların gerçekleştiği odalara katılmasına olanak sağlıyor. Marka stratejisinden uzay yolculuğuna; Boğaziçi'nden, hayatın anlamına kadar her şey Clubhouse'da tartışılıyor.

Unicorn olmak? Aralık ayı gibi yakın bir tarihte, Clubhouse 100 milyon dolar değerindeydi. Son finansman turu platforma 1 milyar dolar değer sağladı ve bu ortalama bir San Francisco startup'ı için on kat bir artışı temsil ediyor. Şu anda Clubhouse kârlı bir uygulama da değil. Para kazanma modelini oturtmadı henüz.
En büyük sorun? Tabii ki moderasyon. Clubhouse; istismara, ırkçılığa, dinî hoşgörüsüzlüğe, cinsiyetçiliğe veya nefret söylemine izin vermeyeceğini kesin olarak belirtti. Ancak anlık konuşmaların sağlandığı odalarda bu durum ne kadar yapılabilir, tartışmaya oldukça açık.
İnternetten para kazanmanın yeni yolları:
Gelecek planları: 1 milyar dolarlık değerleme sonrası Clubhouse, içerik oluşturucuların içeriklerinden para kazanmalarına olanak tanıyan bir ürün grubunu açıklayacağını duyurdu. Önümüzdeki birkaç ay içinde şirket; bahşiş verme, bilet satma ve abonelikler gibi özellikler aracılığıyla içerik oluşturucuların kullanabileceği ödeme sistemlerini test etmeyi planlıyor. Ayrıca bir anda ünlenmiş Clubhouse, içerik oluşturucularını destekleme amaçlı “İçerik Üretici Hibe Programı" başlatmak için yeni finansman turunun bir bölümünü kullanmayı planlıyor.
Bunun sizin için anlamı: Clubhouse'un hızlı başarısı "hızlı büyümenin on altın kuralı" gibi kısa yollar arayanlarımız için anlamlı olabilir. Bazıları Clubhouse'un bir sonraki "sosyal medya yıldızı" olarak TikTok'u geçebileceğini düşünüyor bile. Ayrıca Clubhouse'un daveti olanlara özel kullanımı oldukça çekici bir unsur kuşkusuz.
Diğer sosyal medya platformları ilham alır mı? Snapchat'in hikâye işlevinin Facebook, Instagram ve Twitter tarafından çoğaltıldığı düşünüldüğünde dev sosyal medya platformlarının Clubhouse'un popüler özelliklerini kopyalayarak geliştirme yayımlamaları oldukça olası. Twitter öncü olup Spaces özelliğini aralık ayında başlattı bile. Facebook, Instagram ve diğerlerinin takip edip etmeyeceğini göreceğiz.
Clubhouse'un fark ettirdiği yeni medya: Ses?
Sesin samimiyeti, sosyal mesafe ve izolasyon çağında sosyal medyayı çok daha çekici hâle getirdi şüphesiz. Kullanıcıları ses ve video yoluyla birbirine bağlayan "metin içermeyen" bir arkadaşlık uygulaması olan Chekmate'in CEO'su Jimi Tele, başkalarına kendimizi olmadığımız biri gibi gösteremediğimiz bir uygulama yaratmak istediğini söylüyor.
Tele, "Mesajlaşmanın izin verdiği anonimlik ve aldatmacadan uzaklaşarak kullanıcıları kendileri olmaya teşvik ettiğimiz, özgünlüğünü yansıtmak isteyen bir topluluk oluşturmak istedik" diyor. Uygulamanın kullanıcıları ortalama beş saniyelik sesli notlar paylaşabiliyor ve daha sonra giderek daha uzun sürelerde notlar paylaşabiliyor. Chekmate'in bir video seçeneği varken Tele, uygulamanın birkaç bin kullanıcısının ezici bir çoğunlukla yalnızca seslerini kullanmayı tercih ettiğini söylüyor. "Ses, video mesajlardan daha az korkutucu olarak algılanıyor" diyor.
Bu yakınlık ve özgünlük, Gilles Poupardin'in Cappuccino'yu yaratmasının da nedeni. Poupardin neden halihazırda sesli notları tek bir indirilebilir dosyada toplayan bir uygulama olmadığını merak etmiş. "Hepimizin arkadaşlarımızla oluşturduğumuz yazılı grup odalarımız var" diyor. Ama ya arkadaşlarınızı duyabilseydiniz? Bu gerçekten iyi bir deneyim olurdu."
2020 yazında ise Twitter, kullanıcıların seslerini doğrudan paylaşmasına olanak tanıyan sesli tweetler yayımladı. Ve Aralık ayında ise, iki veya daha fazla kişi arasında canlı sesli konuşmalar için Spaces isimli bir özelliği başlattı.

Twitter’ın “sesli tweetleri ve Spaces” ekibinde kıdemli bir yazılım mühendisi olan Rémy Bourgoin, "Sesin herkese açık sohbete ek bir bağlantı katmanı ekleyip ekleyemeyeceğiyle ilgileniyorduk" diyor.
Bourgoin, Spaces'ın "güzel bir akşam yemeğine katılmak kadar samimi ve rahat olması" vizyonunun olduğunu söylüyor. "İyi vakit geçirmek için oradaki herkesi tanımanıza gerek yok ancak masada otururken kendinizi rahat hissetmelisiniz."
Twitter'ın "rahat" ve "samimi" bir alan yaratma isteğine burun kıvırmış olabilirsiniz. Ne de olsa Twitter, savunmasız kullanıcıları kucaklayan ve kötüye kullanımdan koruyan bir çevrim içi ortam oluşturma konusunda tam olarak mükemmel bir geçmişe sahip değil ne yazık ki. Ancak Bourgoin, Spaces'ı küçük bir beta kullanıcı grubunun ötesine çıkarmadan önce şirketin kasıtlı olarak yavaş ilerlediğini, hatta ses platformlarında nadir bir erişilebilirlik özelliği olan alt yazı eklemeyi içerecek kadar ileri gittiğini söylüyor. Bourgoin, "Şu anda Spaces, uzaydaki herkes tarafından rapor edilebiliyor" diyor. "Raporlar, Twitter kurallarının ihlallerini değerlendirecek olan ekibimiz tarafından detaylıca incelenecek."
Clubhouse oldukça ses getirdi çünkü;
- Çünkü bir podcast ile bir partinin tam arasında bir yerde ve insanlar her ikisini de seviyor.
- Podcast'ler hakkında harika olan şey -ki siz bizi sürekli dinlediğiniz için bunu zaten biliyorsunuz :)- ilginç ve başarılı bulduğunuz insanların nasıl düşündüğünü ve dünyayı nasıl gördüğünü öğrenmenize izin vermesidir. Ne kadar çok dinlerseniz, o kadar çok onlar gibi olduğunuzu düşünürsünüz. Onların bildiği şeyleri öğrenmeye, düşündükleri gibi düşünmeye ve konuşma tarzlarıyla konuşmaya başlarsınız.
- Bilindiği gibi, araba kullanmak veya yemek pişirmek gibi bir şey için görmeye ihtiyacınız olduğunda ses, yazılı bir ortamdan veya videodan çok daha iyidir.
- Sesle ilgili bir başka iyi şey de sohbet için diğerlerinden çok daha iyi bir ortam olması çünkü siz sadece konuşurken o anda nasıl göründüğünüzün pek de bir önemi yok.
- Clubhouse'u podcast ve benzerilerinden ayıran en güzel tarafı ise canlı oluşu. Dinlemeye girdiğiniz bir odada elinizi kaldırarak bir anda sohbete dahil olabilir, odadaki diğer tüm dinleyicilere kendinizden ve fikirlerinizden bahsedebilirsiniz.
- Bir ürün müdürü gözünden bakılırsa da bir ürünün markette yerini bulup bulmadığı konusunda bakılacak en önemli iki metrik, kullanıcıların oturum başına geçirdiği zaman ve retention (tutulma) oranları diyebiliriz. Ki bunlar oldukça iyi görünmekte, zira Twitter akışımız insanların Clubhouse'da günlük kaç saat geçirdiği görselleriyle dolu. (Günlük 5 saat fazla yalnız, o durumu çözmeliyiz sanırım?)
Peki siz Clubhouse kullanıyor musunuz? Platform hakkındaki düşünceleriniz neler? Şuradaki birkaç soruyu sizin için hazırladık.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Geleceğin sosyal medyası ses üzerine mi olacak? Elon Musk'ı dinleyebiliyor muyuz canlı canlı? Peki o bizi duyabilecek mi?
04 Şub 2021

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



