Yılın tek Sónar'ı İstanbul'da!

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Neler oluyor? 2017 yılında ilk kez şehre ayak basan ve bugüne kadar Moderat, Fat Boy Slim, Alva Noto, Róisín Murphy, John Hopkins, Floating Points ve Christian Löffler gibi farklı ses estetiğine sahip üreticileri buluşturan Sónar Istanbul, 2-3 Ekim tarihlerinde beşinci kez Zorlu PSM’de düzenlenecek.
Neden önemli? Sónar, 1994 yılından beri merkezi olan Barselona’da, müzik, yaratıcılık ve teknoloji etiketlerini üzerine aldığı kapsamlı bir programla gerçekleşiyor. Festival, müzikal performansların yanı sıra 2013 yılından beri Sónar+D adı verilen platformda geleceğin teknolojisini yaratıcılıkla buluşturan atölyeler, konuşmalar, paneller ve görsel işitsel performanslardan oluşan bir dizi etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Festivalin bu bölümünü en iyi uygulayan edisyonlardan birisi de kuşkusuz Sónar Istanbul. Bu da çok boyutlu ve deneyim odaklı bir festival yaşamanızın garantisi aynı zamanda.
Bunları bilmekte fayda var: Sónar, iki senelik aranın ardından gelecek yıl 16-18 Haziran tarihleri arasında Barselona'da düzenlenecek. Bu da demek oluyor ki Sónar Istanbul, 2021 yılı takvimine yerleşen tek Sónar festivali olacak.
Açık çağrı: Sónar Istanbul’un yaratıcılık ve teknoloji platformu olan Sónar+D, SonarScreen’de gerçekleştirilecek görsel işitsel performanslar için bir açık çağrı duyurusu yaptı. Buradan detaylara ulaşarak açık çağrıya katılabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2021'nin tek Sónar'ı: Sónar Istanbul. Artık MUBI Türkiye'de: And Then We Danced. Haftanın albümü: Little Simz, Sometimes I Might Be Introvert
10 Eyl 2021

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.



