Sabrina

Kadın basketbolunda kolej seviyesinde harikalar yaratan, WNBA’de triple double yapan en genç basketbolcu Sabrina Ionescu’nun öyküsüne yakından bakıyoruz.
Sabrina

25 Haziran - Oris - Punto
Oris ile birlikte

Oris’le mekaniğin keyfini çıkarın Giderek daha çok verilere ve kodlara bağlandığımız dijital dünyamızda mekaniğin keyfi yeni bir anlam kazandı. İster çalışan bir dönme dolaba, ister kasa arkasından mekanik bir saat mekanizmasına bakıyor olun, işlerin nasıl yürüdüğünü görmek nostaljik bir havayla içleri ısıtıyor. Tamamen mekanik sistemi ve fark yaratan tasarımlarıyla Oris , 1904’ten itibaren bu keyifli havayla ürettiği saatleriyle mekaniğe neşe katmaya devam ediyor. Mekanik saatçilikte yeni standart Bir mekanik saati estetik ilkeler gözeterek gelecek nesiller için tasarlayan Oris, saat yapımcılığında yüksek mekanizmanın simgesi olan kırmızı rotoruyla öne çıkıyor. Her görünen kırmızı rotor, Oris marka saatlerin yüksek fonksiyonlu ve yıllarca süren deneyimle tasarlandığından emin olunmasını sağlarken Oris; 2021 yılında lüks saatçilik dünyasındaki tüm standartları yeniden belirliyor. Calibre 400 mekanizması: Bağımsız İsviçreli saat şirketinin yetenekli mühendisleri tarafından tamamen kendi bünyesinde tasarlanan saat, yüksek düzeyde antimanyetizma ve beş günlük güç rezervi sunarken 10 yıllık garantiyi beraberinde getiriyor. Dikkatle düşünülmüş tasarımı, yüksek performanslı malzeme ve amaca uygun fonksiyonun bir birleşimi olan Aquis koleksiyonunun bu özel mekanizmaya sahip ikonik Aquis Date modeli, Oris Aquis Date Calibre 400’de bir araya gelerek şimdi daha da güçlü paslanmaz çelik kasaya, 300 metreye kadar su dayanıklılığına ve seramik tek yönlü dönen bezele sahip yüksek performanslı bir dalgıç saatine dönüştü. Mümkün olan en iyi saati en iyi fiyata üretmek için en yeni teknolojiyle en başarılı zanaatkârları bir araya getiren Oris’in saat koleksiyonlarını keşfetmek için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Nihan Cabbaroğlu

Zamanla WNBA’in efsanelerinden olacağına inanılan Sabrina Ionescu’nun oyununu izlediğinizde, zekası, akıcılığı ve kararlılığı ile basketbol için yaratıldığını düşünebilirsiniz. 23 yaşındaki basketbolcuda yıldızlara özgü pırıltıyı görmek mümkün. Sabrina Ionescu, WNBA’deki ikinci sezonunda triple double yapan en genç oyuncu unvanını aldı bile. Triple double’larda rekor üstüne rekor kıran Sabrina’nın kolay gösterdiği yetenekleri nasıl kazandığını anlamak içinse, öyküsüne biraz daha yakından bakmak gerekiyor.

Ribaund

Sabrina, kendinden 18 dakika küçük erkek ikiz kardeşi “Eddy” ile birlikte basketbol oynayarak büyüdü. Dünyanın çoğu yerinde kadınlar için sokakta erkeklerle top oynama deneyimi, ergenlikle birlikte gelen kısıtlamalar, ters bakışlar ve laf atmalar ile birlikte azalarak biter. Zamanının büyük kısmını kardeşi ve bir grup erkekle parkta basketbol oynayarak geçiren Sabrina, kendi oyun alanını inatla yaratmayı seçmiş. Her ribaund için savaşan yapısı ile ilgili 2019’da verdiği bir röportajda şunları söylüyordu: 

“Küçükken sürekli erkeklerle oynuyordum, bana hiç pas atmazlardı, ben de topu almanın bir yolunu bulmak zorundaydım. Eğer ribaund alabilirsem top ile oynayabilecektim.”


Asist

Annesi ve babası, Romanya’da 1989 Darbesi’nin ardından siyasi sığınmacı olarak ABD’ye yerleşen Rumen göçmeni bir ailenin kızı olan Sabrina. Ailesinin desteği, basketbolda kendine yapılmış en büyük asist belki de. 

Takım arkadaşlarını isabetli paslarla beslemek, Sabrina’nın oyununu izlemeyi zevkli kılan en büyük etkenlerden biri. Bu özelliğini ise kendinden büyük rakiplerle oynayarak kazanmış. 

Ortaokulunda kadın takımı olmadığı için erkeklerle antrenman yapan Sabrina, Erkek takımı ile maça çıkma talebini yönetime ilettiğinde ise, kendisine “gidip bebeklerle oynamasını” tavsiye etmişler. Basketbolsuz bir hayatı asla kabul etmeyen Sabrina, okulda kız öğrencileri toplayarak bir takım kurmuş. “Çok başarılı değildik” diyor Sabrina o günlerle ilgili, ama her gün antrenman yapabilme imkanını bir kazanım olarak görüyor. 

“Altıncı sınıftayken sekizinci sınıftakilerle oynuyordum” diyor Sabrina, “Onlardan çok daha kısa, ince ve küçüktüm. Şut atma ve sayı bulma dışında oyuna etki etmenin yollarını bulmalıydım, o da pas vermekti.”


Skor

Sabrina, skorerliğinin doğuştan gelen bir yetenek olduğunu düşünüyor. Bu yeteneğinizi kaybedebilir misiniz? Büyük bir kayıp yaşarsanız belki. Sabrina, en yakın arkadaşı Kobe Bryant’ı kaybettiğinde ünivesite son sınıftaydı. Yakın arkadaşını, akıl hocasını, idolünü kaybeden Sabrina, sahaya aynı şekilde çıkmıyor, takım arkadaşlarını taşıyamıyordu. Acı ile baş etmenin tek yolunun acıyı son noktasına kadar yaşamak olduğunu anladığında işler onun için çok daha kolaylaştı. 

“Kobe and Gianna's Celebration of Life”ta konuşma yapmasından saatler sonra çıktığı maçta, 21 sayı, 12 asist ve 12 ribaundla NCAA tarihinde kadın veya erkek, 2 bin sayı, bin asist ve bin ribaunda ulaşan ilk basketbolcu oldu. 

Sırada ne var? 

WNBA çaylak sezonunda sadece 3 maça çıktıktan sonra sakatlanan Sabrina, sezonu erken kapatmıştı. Bu yıl ise, geçen seneyi sonuncu tamamlayan New York Liberty’i en çok konuşulan takım hâline getirmeyi başardı. Sabrina, Liberty formasıyla triple double yapan ilk oyuncu oldu. Maç kazandıran basketi kaydettiği sezon açılışı maçının ardından verdiği röportajda, şimdiye kadar başardıklarının sadece bir başlangıç olduğunu anlatıyor gibi: “Sadece kaybetmeyi sevmiyorum.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

🪄Sabrina'nın büyüsü, yeni tehdit Red Bull Racing

"Hiç bir şeye sınır koymamalısınız. Ne kadar hayal ederseniz, o kadar ileriye gidebilirsiniz."

25 Haz 2021

Oris ile birlikte
ESPN

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?