Zoox ve sürücüsüz araç ortaklıkları

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

“Uçan arabalar nerede?” Şimdiye kadar bilim kurgu izlemiş veya okumuş herkesin 2020 yılında sorduğu sorulardan birisi bu olabilir. Ve evet, uçan arabalar pek yakında olmayabilir.
Fakat geçtiğimiz on yılın haber başlıklarına bakmış olan birisi haklı bir şekilde şu soruyu sorabilir: “Sürücüsüz arabalar nerede?” Şimdiye kadar sürücüsüz arabalarla seyahat etmeyi yalnızca biz değil birçok şirket de bekliyordu. Fakat şirketlerin koyduğu somut hedefler yakalanamadı. Bugün itibarıyla fark ediyoruz ki otonom araçlara geçiş teknik açıdan sandığımızdan çok daha zor. Yine de şirketler bu alanda yatırımlara ve satın almalara hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz hafta da bu alanda farklı gelişmeler yaşandı.
- Zoox: Haftanın en öne çıkan gelişmesi olarak Amazon, Kaliforniya merkezli otonom araç girişimi Zoox’u satın aldığını açıkladı. Financial Times’a göre 1,2 milyar dolar karşılığında Amazon bünyesine katılan Zoox, 2018 yılında 3,2 milyar dolar değerleme ile yatırım almıştı. Zoox’un 2020 hedefleri arasında sıfır emisyonlu, direksiyonsuz, çift yönlü ve sadece yolcu alanı olan robotaksilerini test etmek vardıysa da şirket nisan ayında 120 çalışanını işten çıkarmak zorunda kalmıştı.
- Amazon yatırımları: 1,2 milyar dolarlık satın alma teknoloji devinin bu alandaki en büyük yatırımı olsa da ilk yatırımı değil. Aurora’nın 530 milyon dolarlık seri B yatırımı ve elektrikli araç girişimi Revian’ın yatırım aşamaları, şirketin satır başları arasında yer almıştı. Ayrıca Amazon’un otonom tır, drone ve robot teslimat projeleri üzerinde çalıştığı biliniyor. Geçtiğimiz yıllarda depo hizmetlerini fazlasıyla otomatize eden şirket otonom araç trenini kaçırmamak ve teslimat hizmetlerinin büyük bir masraf kalemi olan “son mil” teslimatlarını otomatize etmek istiyor olabilir.
- Waymo 🤝 Volvo: Alphabet'in yan şirketi Waymo ve İsveç merkezli otomobil üreticisi Volvo da L4 seviye elektrikli robotaksileri geliştirmek için ortak çalışacaklarını açıkladı. SAE sınıflandırmasına göre insansız şekilde belirli bölge ve koşullarda sürüş yapabilen araçları ifade eden L4 sınıfı araçlar hâlihazırda Waymo tarafından Arizona’da test edilmekte. Waymo daha önce de Nissan-Renault, Fiat-Chrysler, ve Jaguar-Land Rover ile ortaklıklar açıklamıştı.
- Nvidia 🤝 Mercedes: Grafik işlemci üreticisi Nvidia ve Mercedes-Benz de geçtiğimiz hafta ortaklık açıklayan şirketler arasındaydı.
- Didi: Otonom araç birimi için 500 milyon dolarlık yatırımı tamamlayan Çin merkezli araç paylaşım platformu Didi de Şangay’da testlere başladı.
- Diğer oyuncular: Katedilen mesafe ve araç sayısı bakımından Waymo en önde olan şirket olsa da Tesla, Çin merkezli arama motoru Baidu, Ford ve Volkswagen’in geçtiğimiz ay yatırım yaptığı Argo AI ve General Motors’dan Cruise alandaki diğer öne çıkan isimler.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta sosyal medyada nefret söylemi, yanlış bilgilendirme ve ayrımcılık karşısında gelişen ve dünyanın tanınan şirketlerinin de katıldığı Facebook boykotuna, Amazon’un otonom araç girişimi Zoox’u satın alarak sektöre girişine, Amazon’un gelecek hedeflerine ve otonom araç sektöründeki son duruma odaklanıyoruz.
02 Tem 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.

2000'lerin en büyük sosyal ağlarından MySpace'in bugünkü sahipleri Tim ve Chris Vanderhook, platformu yeniden canlandırmak istediklerini açıkladı. Bu açıklamanın heyecanla karşılanması, teknoloji tarihine ilişkin kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: İnsanlar gerçekten eski sosyal ağları mı özlüyor, yoksa internetin artık var olmayan bir hâline mi özlem duyuyor?

Şu anda dünya genelinde 50’nin üzerinde şirket, insansı robot geliştiriyor. Yıllardır temel varsayım, bu denli gelişmiş bir robotik cihazın erişilebilir fiyatlara piyasaya sürüldüğünde büyük bir tüketici talebiyle karşılaşacağı yönündeydi. Fakat ev robotları, giderek daha uygun fiyatlı hâle gelirken bu varsayımı da yeniden düşünmek gerekiyor: Bedava dağıtılacak olsa bile evimizde gerçekten bir insansı robot istiyor muyuz?



