Zorluklara karşı: Francesca Jones

Ectrodactyly Ectodermal Dysplasia hastalığına rağmen kendine tenis kortlarında yer bulan Francesca'nın herkese umut verici bir hikâyesi var.
Zorluklara karşı: Francesca Jones

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Teniste inat üzerine yazılabilecek pek çok hikâye var, zira tenis fiziksel ve mental bir inatlaşma aslında. Ama bugünkü hikâyenin kahramanı yakın zamanda Avustralya Açık ana tablosunda karşımıza çıkacak olan Francesca Jones. Belki bu ismi daha önce duymadınız ama 8 yaşındayken doktorlardan tenis hayatının bittiğini duyan küçük bir kızın 20 yaşında bir Grand Slam ana tablosuna çıkması, inat etmenin bazen “imkânsız”ları bile yenebileceğini gösteren ilham verici bir hikâye.

  • Avustralya Açık’ta ana tablo: Dubai’de düzenlenen Avustralya Açık elemelerinde dikkat çeken bir genç kadın oyuncu vardı. 20 yaşındaki Francesca Jones, üç eleme maçında da başarılı sonuçlar alarak sezonun ilk Grand Slam’inde ana tabloda oynamaya hak kazanıyor ve kariyerinde ilk defa bir Grand Slam ana tablosu görüyordu. Çoğunlukla ITF turnuvaları oynasa da WTA turu seviyesinde birkaç maça çıkmış, birkaç kere de kendi ülkesinde düzenlenen Wimbledon elemelerine girmiş ancak başarılı olamamıştı. Bütün bunlar düşünüldüğünde genç bir oyuncunun ilk Grand Slam ana tablosuna ulaşması kendisi adına sevindirici bir hikâye, peki inat ve ilham bu hikâyenin neresinde?
     
  • İmkânsız mı dediniz? Francesca Jones henüz 8 yaşındayken doktoru, “özel fiziksel durumu” sebebiyle tenis oynamaya devam etmesinin mümkün olmadığını söylemiş. Bu özel fiziksel duruma sebep olan şey nadir rastlanan, Ectrodactyly Ectodermal Dysplasia isminde bir genetik durum. Bu durum el ve ayaklarda gelişim farklılıklarına sebep oluyor. Francesca’nın ellerinde başparmak dâhil dörder parmak bulunuyor. Sol ayağında dört, sağ ayağında ise üç parmağı var. Çocukluğundan bu yana sürekli hastanelerde olan ve sayısız ameliyat geçiren Jones, küçüklüğünde raketi tutma ve denge sağlama konularında zorluklar yaşamış, yaşadığı bu zorluklar sebebiyle sürekli dalga konusu olmuş. Ancak o, doktorların uyarılarına rağmen neden profesyonel bir tenisçi olma konusunda ısrarlı olduğunu şöyle anlatıyor: “Küçük çocuklar ve benimle benzer konumdaki insanlar üzerinde olumlu bir etkimin olması harika olurdu.” Francesca Jones profesyonel olma kararını çocukken vermiş ve 10 yaşındayken Sanchez-Casal Academy’de eğitim almak üzere Barcelona’ya taşınmış.
Francesca Jones
Kaynak: Sky Sports
  • Zorlukları yenmek: Raketi tutuş şeklinin ve dengeyi vücuda eşit dağıtabilmenin anahtar faktörler olduğu teniste profesyonel olarak devam edebilmek için Francesca Jones, kendisine kolaylık sağlayacak bazı ayarlamalar yapmak durumunda kalmış. Jones oldukça hafif ve tutma yeri dört parmağıyla kavrayabileceği boyutta olan bir raket kullanıyor. Raketi olabildiğince sert tutmak durumunda ve bu tırnaklarında kırılmalara ya da bileğinde ağrılara sebep olabiliyor. 15 yaşında Junior Wimbledon oynarken geçirdiği ameliyatlar sorulduğunda “Bu ameliyatlara tekrar girmem gerekse, tekrar girerdim.” diyor. “Hedeflerime ulaşabilmek için her şeyimi ortaya koymak konusunda kararlıyım.” demesi bu zorlukların onu durdurmayacağının işareti. Ancak Jones tüm bu zorluklara rağmen oldukça güçlü bir topspin vuruşu ve fiziksel bir oyuna sahip. Forehand’iyle oyunun kontrolünü elinde tutup kortu açabiliyor. Oyunundaki yoğunluk maç içindeki tepkilerine de yansıyor. O kendisini diğer tenis oyuncularından farklı görmüyor, ancak başardıklarının ilham verici olduğunun da farkında: İnsanların hikâyesine bakıp görebildiklerini almalarını ve ardından oyunundaki küçük veya büyük iyileştirmelere ve gerçek tenis oynama şekline odaklanmalarını istediğini dile getiriyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

🖐🏻 Neden vazgeçelim ki?

James Harden, Mesut Özil, Mikaela Shiffrin, Peter Sagan ve Wayne Rooney. Pazartesi spor gündeminiz hazır.

18 Oca 2021

🖐🏻 Neden vazgeçelim ki?

YAZARLAR

Elif Alper

Tenis yazarı @Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?