petrol ile ilgili hikayeler
07 Mar 2026
07 Mar 2026
06 Mar 2026
06 Mar 2026
06 Mar 2026
06 Mar 2026
06 Mar 2026
06 Mar 2026
06 Mar 2026
06 Mar 2026
06 Mar 2026
06 Mar 2026
06 Mar 2026
06 Mar 2026
Bugün petrol piyasalarına bakıldığında fiyatların yalnızca arz ve talep dengesiyle değil, jeopolitik risklerle de şekillendiği açıkça görülüyor. Son günlerde yaşanan gelişmeler, yatırımcıların yıllardır alıştığı bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Enerji piyasaları çoğu zaman ekonomik değil, stratejik olaylara tepki veriyor.

Hafta sonu ABD ve İsrail’in İran’a yönelik eş zamanlı hamleleri sonrası Pazartesi sabahı piyasalar adeta nefesini tutarak açıldı. Kitabın ortasından konuşursak, savaş tamtamlarının bu denli sert çaldığı bir ortamda altının rekor üstüne rekor kırması doğal bir refleks kabul edilirdi. Ancak Salı günü gelen %4,5'lik sert düşüş tüm iyimserliği bir hayal kırıklığına dönüştürdü. Ortada açık bir savaş varken güvenli liman neden yatırımcısını yarı yolda bıraktı?

Bir süredir İran etrafında tırmanan askeri gerilim, küresel piyasalarda enerji arzı üzerinden ciddi bir yeniden fiyatlama etkisini besliyordu. ABD ve İsrail tarafından koordine edilen 'Operasyon Epic Fury' (ABD) ve 'Operasyon Roaring Lion' (İsrail) isimli askeri müdahaleler, yalnızca bölgesel bir çatışma değil, küresel enerji arzının ve makroekonomik istikrarın merkezine yönelik bir şok dalgası yarattı.

Ortadoğu’da son haftalarda hızla yükselen gerilim ve İran ile ABD arasındaki çatışmanın Körfez ülkelerine de sıçraması, bölgenin finans ve ticaret merkezi konumundaki Dubai’nin geleceğine dair birtakım yeni soru işaretleri doğurdu. Dubai ve Kuzey Emirlikleri Türk İş Konseyi Başkanı Kanat Kutluk ise mevcut gelişmelerin Dubai’nin ekonomik cazibesini zayıflatmak yerine uzun vadede daha da güçlendirebileceğini düşünüyor. Kutluk, Ortadoğu’daki gerilimin Dubai ekonomisine olası etkilerini ve Türkiye-BAE ekonomik ilişkilerinin geldiği noktayı Aposto okurları için değerlendirdi.

28 Şubat’ta İran’a karşı başlayan ABD-İsrail saldırıları ile Ortadoğu’da tırmanın gerilim, 3 Mart’ta Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması ile zirve noktasına ulaştı. 2026 yılında halihazırda oldukça zayıf bir makro zeminde giren İran ekonomisinin, bombardımanlar sonucu kritik altyapının hasar alması, ithalat kanalının büyük ölçüde tıkanması, döviz kıtlığı ve aşırı harcama ihtiyacı nedeniyle nasıl bir dayanma refleksi gösterebileceği merak konusu oldu. Uzmanlara sorduk: İran ekonomisi bu koşullara ne kadar dayanabilir?

05 Mar 2026

