2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.
2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Yıl sonu listeleri popüler bir çılgınlığa dönüşmüş durumda. Sinema cephesinde birçok büyük yapımın yılın son çeyreğine sıkışıyor olmasıysa bu durumu yılın ilk yarısında, hatta ilk üç çeyreğinde gösterime giren filmler açısından bir dezavantaja çeviriyor. Güncel olanın akılda kalıcılığı ve gösterişli olanın hatırlanışı, yılın ilk yarısındaki birçok bağımsız yapımın, yaratıcı sürprizin ve ilginç keşfin liste dışı kalmasına sebep oluyor. Oysa geriye dönüp bakmak yılın her noktasında güzel, yarısında da.

Beş yıldır aynı satırlarla başladığım ve artık gerçekten gelenekselleştiğini söyleyebileceğim bu yazıda adı geçen filmlerden biri ya da ikisi, önceki yıllarda olduğu gibi yıl sonuna gelindiğinde Oscar yarışının önemli oyuncularına ve yıl sonu listelerinin değişmezlerine dönüşecek: Tıpkı Everything Everywhere All at Once (2022), Past Lives (2023), Dune: Part Two (2024) ve Sinners (2025) gibi... Geri kalanının da unutulmaması dileğiyle...

The Super Mario Galaxy Movie | Kaynak: UIP Türkiye

Gişede ilk altı ay

Box Office Türkiye’nin verilerine göre yılın ilk yarısında en çok izlenen film, 1 milyonun üzerinde izleyiciye ulaşan yerli komedi D.I.S.C.O., en çok izlenen yabancı film ise listenin üçüncü sırasındaki, 700 bine yakın kişinin izlediği Pixar animasyonu Toy Story 5 oldu. 2022’den bu yana ilk kez animasyon olmayan bir yapım, yarı yıl gişesinin zirvesinde yer alıyor. 

  • 2025’in gişe galibinin Soyut Dışavurumcu Bir Dostluğun Anatomisi Veyahut Yan Yana olduğu düşünülürse genel izleyiciyi sinema salonlarına çekmenin pandemi sonrası dönemde de hâlâ mümkün olduğu, bunun yolunun da özgün yerli komediler olduğu açıkça görülüyor.

Box Office Mojo’nun verilerine göre ise dünya genelinde 1 milyar dolar eşiğinin biraz üzerindeki gişe hasılatıyla The Super Mario Galaxy Movie, 429,8 milyon doların üzerindeki hasılatıyla ABD gişesinin de zirvesinde. Dünyada 1 milyar dolar hasılat eşiğini aşan bir film daha var: Tartışmalı Michael Jackson biyografisi Michael. Christopher Nolan’ın destansı The Odyssey’inin ya da Marvel Sinema Evreni’nin dev prodüksiyonu Avengers: Doomsday’in 2026 gişe liderliğinde Mario Kardeşler için bir tehdit oluşturup oluşturmadığını yakında öğreneceğiz.

Sarı Zarflar | Kaynak: Bir Film

Festivallerden geriye kalanlar

Avrupa’nın üç büyük film festivalinden ikisi, her zamanki gibi yılın ilk yarısında düzenlendi. 75. Berlin Film Festivali’nde Türkiye sineması önemli başarılara imza attı: İlker Çatak’ın Sarı Zarflar filmi Altın Ayı’ya uzanırken, Emin Alper’in Kurtuluş filmi ise festivalin ikinci büyük ödülü Jüri Büyük Ödülü’ne layık görüldü. Cannes’da Romanya’dan Cristian Mungiu, Fjord filmiyle kariyerinin ikinci Altın Palmiye’sini kazandı.

  • Editörün notu: Tuba Büdüş’ün Berlinale’deki Türkiye yapımlarını değerlendirdiği "Apolitik iddianın çöküşü: Berlinale’de politik sorumluluk ve Türkiye’den filmler" yazısını buradan, Emre Eminoğlu’nun İlker Çatak ile Sarı Zarflar üzerine röportajını buradan okuyabilirsiniz.

Türkiye’deki festivallerde, ulusal ve uluslararası yarışmaların birleştiği İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale’yi Memory of Princess Mumbi filmi ile Damien Hauser, tek ödülü uluslararası film eleştirmenleri tarafından verilen, Ankara’daki Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nde FIPRESCI ödülünü ise Yo, Love Is a Rebellious Bird filmi ile Anna Fitch ve Banker White kazandı.

Letterboxd kullanıcılarının puanlarına göre 2026 yılının ilk yarısının en iyi 10 filmi

IMDb ve Letterboxd  

2026 sinemasının şimdilik öne çıkan yapımı Project Hail Mary. Film, 22 Mart’ta 114. sıradan girdiği IMDb Top250 listesinde 77. sıraya kadar yükseldi ve şu an 147. sırada yer alıyor. Project Hail Mary, Letterboxd’ın geleneksel yarı yıl raporundaki, platformdaki kullanıcı puanlamalarına göre yılın ilk yarısının en iyi filmleri listesinin de zirvesinde yer alıyor. Onu Nirvanna the Band the Show the Movie ile Obsession izliyor.

Yapımcı, senarist ve yönetmen kimlikleriyle Cloudy with a Chance of Meatballs, The Lego Movie ve Spider-Verse animasyon serileri gibi yaratıcı yanı oldukça yüksek yapımlarda imzası bulunan Phil Lord ve Christopher Miller’ın filmi, komedi ve bilimkurgu türlerini harmanlıyor. Filmin başarısının ardında, Everything Everywhere All at Once ile aynı kulvarda olmasının payı olduğunu düşünüyorum. Dikkat eşiği düşen izleyiciyi sürekli değişen ton, hikaye ve temposuyla tetikte tutan, dramatik ve mizahi ve bilimsel yönü dengeli, sempatik bir insan dışı karakterle (James Ortiz’in performans yakalama tekniğiyle canlandırdığı Rocky) yıldız bir oyuncuyu (Ryan Gosling) buluşturan film, tam da aradığımız ve ihtiyacımız olan o sinema deneyimini armağan ediyor.

Obsession | Kaynak: UIP Türkiye

Yılın en dikkat çekici konu başlığı ise korku sinemasının yükselişi. Yeni nesil, YouTube kökenli yönetmenlerin elinde değişen, gelişen, yenilenen korku sineması özellikle Curry Barker’ın Obsession ve Kane Parsons’ın Backrooms filmleriyle kitleleri sinema salonlarına çekmeyi başardı. 

  • Özellikle 1 milyon doların altındaki bütçesini 500 milyon doların üzerinde gişe başarısına çeviren (ve hâlâ tüm dünyada gösterimde olan) Obsession, sadece yılın en iyi korku hikayelerinden birine değil yılın en önemli başarı hikayelerinden birine de imza attı. 

Hollywood eleştirmenlerinden Yarı Yıl Ödülleri

Hollywood Creative Alliance, yıl sonundaki kalabalıktan sıyrılmayı ve alışılmışın dışına çıkmayı her yıl haziran sonunda dağıttığı yarı yıl ödülleri Astra Ödülleri ile başarıyor. 7 adaylıkla aday listesinin zirvesinde yer alan Project Hail Mary ve yönetmenleri, bu adaylıklardan en önemli ikisini ödüle dönüştürüp En İyi Film ve En İyi Yönetmen seçilerek yılın ilk yarısının en iddialı yapımı olduğunu kanıtladı ve ödül sezonunun önemli yarışçılarından olacağının sinyallerini verdi. Aday listesinde adı sıkça geçen 28 Years Later: The Bone Temple ve Backrooms elleri boş dönerken, The Invite, Michael ve Obsession 2’şer ödül kazandılar.

Michael | Kaynak: UIP Türkiye

Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?

  • Hem izleyicinin hem de eleştirmenlerin görüşleri gösteriyor ki yılın ilk yarısının dikkate almamız gereken öncelikli yapımı Project Hail Mary. Filmin adı ödül sezonu boyunca birçok teknik kategorinin yanı sıra En İyi Film, Yönetmen ve Uyarlama Senaryo kategorilerinde ve Ryan Gosling ve Sandra Hüller sayesinde oyunculuk kategorilerinde geçecek. James Ortiz için başlatılan yardımcı oyuncu kampanyası ufak da olsa sonuçlar verirse, bu film 2026 sinema yılı, bundan sonraki dönemde performans yakalama oyunculuğunun ciddiye alınması için bir milat olabilir.
  • Korku sinemasında Obsession ve Backrooms arasındaki çekişmeli yarışı Obsession kazanmış görünüyor. Geçen yıl Weapons’ın gördüğü ilgi ve Amy Madigan’ın kazandığı Oscar ödülü, tür sinemasının ödül sezonunda ciddiye alınması için önemli bir dönüm noktasıydı. Obsession ile yıldızı parlayan Inde Navarrette’nin adının nasıl yazıldığını şimdiden ezberlesek iyi olur.
  • Tartışmalı ve eleştirmenleri bölen senaryosuna rağmen Michael, gişede beklediği ilgiyi gördü. Michael Jackson’ı canlandıran Jaafar Jackson’ın ödül sezonunda etkili oyunculardan biri olması bekleniyor.
  • Birçok Pixar filmi gibi hem çocukları hem yetişkinleri kalplerinden vuran Toy Story 5, yılın en iyi animasyonu olarak hatırlanacak.
  • Yılın başında büyük umut vadeden Steven Spielberg imzalı Disclosure Day, Kristoffer Borgli imzalı The Drama ve Emerald Fennell imzalı Wuthering Heights filmlerinin ise bekledikleri ilgiyi göremedikleri ve daha şimdiden unutulmaya başladıklarını söyleyebiliriz.

The Invite | Kaynak: IMDb

Henüz izlemediklerimiz...

Türkiye dışında yılın ilk yarısında gösterime giren, bizim de yakında sinema salonlarında ya da platformlarda buluşacağımız bazı filmleri de unutmamak gerek:

  • Oyuncu kimliğiyle tanıştığımız, Booksmart ve Don’t Worry Darling ile yönetmen olarak da rüştünü ispatlayan Olivia Wilde’ın yeni filmi, İspanya sinemasından uyarlama. Bir tek mekan filmi olduğunu asla hissettirmeyen The Invite, Wilde’ı Seth Rogen, Penélope Cruz ve Edward Norton ile buluşturuyor. Komşu iki çiftin biraraya geldiği, senaryosu ve oyuncu performanslarıyla oldukça başarılı film, iç mimariden grup sekse, psikoterapi seanslarından ilişki sınırlarına birçok konuyu el atıyor. 
  • Sorry to Bother You filmi ve I’m a Virgo dizisi ile tanıdığımız, çağdaş siyah sinemanın en eğlenceli temsilcilerinden Boots Riley’nin yeni filmi I Love Boosters, lüks mağazacılık sektörünü sömüren acımasız bir moda patronuna karşı, çaldıkları kıyafetleri uygun fiyata satan ve kendilerince bir sınıf mücadelesi veren bir grup kadını merkezine alıyor.
  • Korku sinemasındaki yükselişin kuir sinemadaki yansıması olan Leviticus, Adrian Chiarella’nın ilk uzun metrajlı filmi. Filmde, muhafazakar bir Avustralya kasabasında birbirlerine âşık olan iki gencin ilişkisi, bastırılmış arzularını ve toplumun homofobisini temsil eden doğaüstü bir varlığın ortaya çıkmasıyla kabusa dönüşüyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.

Aslı Ildır

·

03 Kas 2026

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Altın Portakal'ın ardından: Türkiye sineması nereye gidiyor?

24-31 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 63. Antalya Altın Portakal Film Festivali, yarışma seçkisi ve Film Forum etrafındaki tartışmalarla Türkiye sinemasının bugününü, geleceğini ve festivalin prestij iddiasını sorgulamaya açtı.

Emre Eminoğlu

·

02 Kas 2026

Altın Portakal'ın ardından: Türkiye sineması nereye gidiyor?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Norm: The Tale of Norm Macdonald: Şakanın sonunu beklerken

"Norm: The Tale of Norm Macdonald" bazen tanıdık görüntülerin rahatlığına fazla güveniyor, bazı güç soruların üzerinde daha uzun durabilecekken yeni bir şakaya geçiyor. Yine de Norm’la vakit geçirme duygusunu yakalıyor.

Ömer Şentürk

·

02 Kas 2026

Norm: The Tale of Norm Macdonald: Şakanın sonunu beklerken
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sinopale’nin kurucuları, küratörleri ve sanatçılarıyla bienalin kentte yarattığı değişim üzerine

İlki 2006'da düzenlenen Sinopale, yirmi yılda Türkiye’nin en uzun soluklu bağımsız sanat oluşumlarından birine dönüştü. Bienalin kurucuları, küratörleri ve sanatçılarıyla 10. edisyon vesilesiyle biraraya gelerek Sinopale’nin kentle kurduğu ilişkiyi ve yerel bilginin çağdaş sanatla buluşma biçimlerini konuştuk.

Melike Bayık

·

02 Kas 2026

Sinopale’nin kurucuları, küratörleri ve sanatçılarıyla bienalin kentte yarattığı değişim üzerine
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Liz Harris’in solo projesi 'Grouper' üzerine: Müzikte gizem hâlâ mümkün mü?

Amerikalı sanatçı Liz Harris’in solo projesi "Grouper", 4 Kasım’da Fiba Salon İKSV sahnesinde. Sanatçı ile konser öncesi Zoom’da biraraya geldik; günümüz müziğini ve karanlıktan nasıl beslendiğini konuştuk.

Eda Solmaz

·

02 Kas 2026

Liz Harris’in solo projesi 'Grouper' üzerine: Müzikte gizem hâlâ mümkün mü?