Sokaktan Olimpiyat Oyunlarına: 3X3 Basketbol

Sokak basketbolunun kendi içindeki dinamikleri, kurumsallaşma süreci ve sokak kültürüyle olan bağı.
Sokaktan Olimpiyat Oyunlarına: 3X3 Basketbol

19 Kasım - Red Bull - Punto
Red Bull ile birlikte

Red Bull’dan sokak basketbolu heyecanına yakın bakış: Bir Sokak Basketbolu Belgeseli: Saha Senin Basketbol aşkını sokak kültürüyle aynı potada eriten Red Bull Half Court 3×3 Basketbol Turnuvası 7 ay süren elemelerin ardından 16 Ekim’de oynanan final maçlarıyla sona erdi. “ Saha senin ” çağrısı yapan turnuvadan geriye, sokak basketbolu tutkusunu ekranlara taşıyan Bir Sokak Basketbolu Belgeseli: Saha Senin kaldı, o da şimdi Red Bull TV’de . Nedir? Yönetmenliğini Tunç Topçuoğlu’nun üstlendiği Red Bull Media House üretimi Bir Sokak Basketbolu Belgeseli: Saha Senin ; sokak basketbolunu mercek altına alırken Türkiye’yi Red Bull Half Court Dünya finalinde temsil eden Alsancak Premium üyelerine ve diğer takımların bazı oyuncularına odaklanıyor. Oyuncuların gündelik hayatından kesitlere ve mini röportajlara yer veren belgeselin çekimleri 4 farklı şehirde gerçekleşti. Ortak noktaları sokak basketbolu olan onlarca oyuncunun hikâyesine tanıklık eden ve rekabetin en saf hâlini gözler önüne seren belgesel artık Red Bull TV'de izlenebiliyor.

Daha fazlasını öğren

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Tek pota, ampul, sokak. Okul bahçesinde ve parklarda basketbolla ilişkimizi tanımlayan bu birkaç kelime artık Olimpiyat Oyunları’nın bir parçası. Televizyonda, bazen sabahın ilk ışıklarına kadar uyanık kalarak bazen de parkede Euroleague logosuyla izlediğimiz sporu sokağa uyarlama biçimimiz bu yıl ilk defa Tokyo’da Olimpiyat Oyunları’nın madalya podyumunda kendisine yer buldu. 

Kaynak: Red Bull

Sokaktan kurumsala: Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) yaptırdığı bir araştırmaya göre dünyadaki kent sporları arasında en popüler takım oyunu olan sokak basketbolunun kurallarının Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) tarafından tanımlanması ve resmi turnuvaların ortaya çıkmasıysa yaklaşık 15 yıl öncesine dayanıyor. 

FIBA’nın 2007’de evrensel kurallarını ilan ettiği ve sahada sınırladığı oyuncu sayısıyla isimlendirdiği 3x3 basketbolun kendisine profesyonel olarak yer bulduğu ilk resmi uluslararası turnuva 2010’da Singapur’da düzenlenen Dünya Gençlik Oyunları oldu. Bundan bir yıl sonra, 2011’de ise FIBA tarafından düzenlenen ilk millî takım etkinliği olan U18 Dünya Şampiyonası düzenlendi. Bu organizasyonların gördüğü ilgiyi göz ardı etmeyen FIBA, 2012’de takımların şehirleri temsil ettiği ve para ödülü kazandığı FIBA 3x3 Dünya Turu’nun lansmanını yaptı. 3x3 basketbolun popülaritesi git gide artıyordu.

2010’ların ikinci yarısıyla birlikte 3x3 basketbol artık IOC’nin de radarına girmişti. Özellikle gençlerin Olimpiyat Oyunları’na olan ilgisini artırmak için yeni sporları dahil etme arayışı içinde olan Komite süre olarak daha kısa olan, daha fazla hareketin olduğu ve gençler arasında daha popüler olan branşlara yöneliyordu. Rio’da düzenlenen 2016 Yaz Olimpiyatları’nda ilk kez düzenlenen 7’li rugby turnuvasının gördüğü ilgiyle birlikte bu sporların Olimpiyat’a dahil olma şansı daha da arttı. 3x3 basketbol da bu trendin etkisiyle 2017’de Olimpiyat Oyunları programına dahil edildi.

Kaynak: Red Bull

Kuralsızlığın ve mevkisizliğin özgürlüğü var. - Kıvanç Dinler, Alsancak Premium

3x3: basketbolun başka hali: 3x3 basketbol, salonda oynanan basketboldan sadece kurallar ve oyuncu sayısıyla ayrılmıyor. Oyuncuların deneyimleri de oldukça farklı. Örneğin salon basketbolunda oyuncuların parkede bağlı kalmak zorunda olduğu mevkilerin 3x3 basketbolda olmayışı yaratıcılık için daha çok alan sağlıyor. Oyunun spontane ruhu, antrenman saatlerinin olmayışı gibi özellikler de 3x3 basketbolu oynayanların salon basketbolu oyuncularına göre kendilerini daha özgür hissetmelerini sağlayan önemli faktörlerden.

Kaybetmenin insanı bir yere taşıma potansiyeli her zaman kazanmaktan fazla. - Furkan Yılmaz, 3x3 basketbol oyuncusu

Sokak basketbolunda kaybetmek: Kaybetmenin deneyimlenmesi çoğu insan için değişkenlik gösterse de sokak basketbolunda kaybetmeyi eğlenceli bir deneyim olarak görmenin rahatlığı var. Kaybetmeye karşı önyargıların yıkılmasını sağlayan ve oyunun her koşuluna odaklanan bir organizasyon. Kaybetmenin insanı bir yere taşıma potansiyeli her zaman kazanmaktan fazla. 

3x3 basketbol anlatmak: Basketbol spikeri Buğra Balaban ve Nihan Cabaroğlu'na sorduk.

Salon basketbolu ve 3x3 basketbolu, iki spor dalını da anlatıyorsunuz. Anlatırken değişen dinamikler neler, teknik kurallar dışında siz anlatıcı olarak nasıl farklılıklar gözlemlediniz?

Buğra Balaban: Anlatıcı tarafında iki disiplin arasındaki ana fark tempo. 5x5 basketbolda takımlar topu rakip sahaya taşırken geçen süre, spikerler için de soluklanma fırsatı yaratır. Öte yandan 3x3 basketbolda bir basketi takip eden birkaç saniyede sıkça diğer takımın şuta kalktığını görüyoruz. 30’ar saniyelik birer mola ve serbest atışlar hariç hiç durmayan bir aksiyondan bahsediyoruz, algılarımız her daim açık olmak zorunda.

FIBA’nın sıkça altını çizdiği kapsayıcılık mevzusu da ana farklardan biri. Bugün 5x5 basketbolda hâlâ bir erkek maçında kadın hakem görünce şaşırabiliyorken uluslararası 3x3 turnuvalarında DJ’lerden hakemlere, müsabakaya katılan takım sayılarından anonsörlere kadın-erkek sayısı eşit tutulmaya çalışılıyor.

Sokak basketbolunun kurumsallaşması 2010 yılı Gençlik Oyunlarına dahil edilmesiyle ile resmi olarak başladı ve bu sene Tokyo olimpiyatlarında izledik. Bu kurumsallaşma süreci sokak kültürüyle olan bağını nasıl etkiledi?

Nihan Cabbaroğlu: Kurumsallaşma sürecine giden her bir spor bir anlamda ticari bir boyut kazanıyor tabii ki. Markaların ve kurumların bir ekonomik potansiyel görmesi, bir branşa ne kadar yatırım yapılacağını etkiliyor. Bu markalaşmanın etkisini görmek için henüz erken, biraz daha zamana ihtiyaç var. Diğer taraftan Tokyo 2020’ye dahil edilen yeni sporlar 3x3, tırmanış ve kaykay konusunda herkes farklı fikirlere sahip, ama tek bir gerçek var, bu sporlar kitlelere ulaştı ve milyonlar tarafından konuşuldu. Ben, bu sporların bu sahnede yer almasının, sokakta oynayan gençlere saygıyı arttırdığını düşünüyorum. 

Şehrin göbeğinde doğup büyüyen bu aktiviteler artık olimpik bir spor, bu nedenle sokakta kaykay yapan çocuklara, basketbol sahasında tek pota oynayan gençlere bakışlar bir ölçüde değişiyor. Marjinal görünen bu branşların artık ciddiye alınıp yatırım yapılan bir “spor dalı” olarak görülmesi, bu sporları yapanlar için büyük bir değişiklik olmasa da, şehirde yaşayıp potaların yanından geçenler için bir farklılık yaratacaktır.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

Sokak ve Sahanın Arkası

Kötü günler geçiren Derby County, kayıp tenisçi Peng Shuai, 3x3 basketbolun sokakla olan bağı

19 Kas 2021

Red Bull ile birlikte
Telegraph

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi