42. İstanbul Film Festivali ödülleri dağıtıldı


Meşher’de karanlıktan aydınlığa doğru: John Craxton: Işığın Peşinde
John Craxton: Işığın Peşinde Nedir? Sergi. 2009 yılında hayatını kaybeden Britanyalı ressam ve tasarımcı John Craxton ’ın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi John Craxton: Işığın Peşinde , sanatçının arkadaşı ve biyografi yazarı Ian Collins…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Festival ödül törenlerinin festivalde filmleri yarışan sinemacılar için ne denli heyecan verici olduğunu tahmin edebiliyorum. Öte yandan aynı ödül törenleri izleyici için biraz burukluk demektir. Bir haftadan biraz fazla bir süre boyunca hayata bir mola vermeyi sağlayan, kendi içinde bir rutini oluşmaya başlayan, buluşma ve sürprizlere kapı açan o festival parantezini artık kapamanın vakti gelmiştir çünkü. İki film arası sohbetleri ve film çıkışı ayaküstü yorumlaşmaları yerlerini ödüllerin hak edilip edilmediğine dair tartışmalara bırakır. Bir sonraki festivale kadar vedalaşılır.

Ulusal Yarışma'da Ayşe Polat imzalı Kör Noktada, Altın Lale En İyi Film ödülünün yanı sıra En İyi Senaryo, En İyi Kurgu ve FIPRESCI ödülleri de kazandı. | Fotoğraf: Salih Üstündağ
42. İstanbul Film Festivali'nin ödül töreni 18 Nisan akşamı gerçekleşti ve 19 Nisan'daki ek gösterimlere katılacak izleyiciler için son festival sohbetlerinin gündemi belirlenmiş oldu. Uluslararası Yarışma'da Altın Lale İran'dan Houman Seyyedi'nin World War III filminin oldu. Film, Yahudi soykırımıyla ilgili kötü bir filmde figüran olarak görünürde hayatının fırsatını yakalayan, aslında ise hayatı altüst olacak bir inşaat işçisiyle ilgili. Festivalin Ulusal Yarışması'ndaysa bugüne kadar Anayurt Oteli'nden Uçurtmayı Vurmasınlar'a, Mayıs Sıkıntısı'ndan Kız Kardeşler'e sinemamızın mihenk taşlarına layık görülmüş Altın Lale ödülü Ayşe Polat'ın Kör Noktada filminin oldu. Hem Ulusal hem de Uluslararası Yarışma seçkisinde yer alan Kör Noktada, Almanya'dan Türkiye'nin kuzeydoğusuna gelen bir film ekibinin, röportaj yaptıkları bir kadının, yedi yaşındaki Melek'in ve Kürtçe çeviride yardımcı olan bir genç kadının bir araya gelişinin yıkıcı sonuçlarını konu alıyor.

Şenay Aydın ve Manolya Maya, (Laçin Ceylan'la paylaştıkları) En İyi Kadın Oyuncu ödülünü Ahmet Rıfat Şungar'dan aldı. | Fotoğraf: Salih Üstündağ
Ulusal Yarışma'da Altın Lale dâhil dört ödül kazanan Kör Nokta'nın yanı sıra, Ayna Ayna, Cam Perde ve Iguana Tokyo filmleri de ikişer ödül kazanarak gecede adı birden çok kez anılan filmleri oldu. Biçimsel yenilikçiliğiyle ayrışan Iguana Tokyo'nun görsel ve işitsel dünyasının aldığı ödüllerle takdir edilmesi sevindirici. Ayna Ayna'nın üç kadın oyuncusu arasında bölüştürülen En İyi Kadın Oyuncu ödülü ise beni ister istemez birkaç yıl öncesine götürdü. 2019'da aynı ödül, bu yıl jüri başkanlığını üstlenen Emin Alper'in Kız Kardeşler filminin üç kadın oyuncusu arasında bölüştürülmüştü.
- 🌉 Köprüde Buluşmalar: İstanbul Film Festivali bünyesinde düzenlenen Köprüde Buluşmalar’da da ödüller geçtiğimiz günlerde sahiplerine takdim edilmişti. Dilara H. Kaya'nın haberini buradan okuyabilirsin.
42. İstanbul Film Festivali Ödülleri
Ulusal Yarışma Altın Lale En İyi Film: Kör Noktada (yön. Ayşe Polat)
Uluslararası Yarışma Altın Lale En İyi Film: World War III (yön. Houman Seyedi)
Ulusal Belgesel Yarışması En İyi Belgesel: Boşlukta (yön. Somnur Vardar)
Ulusal Kısa Film Yarışması En İyi Kısa Film: Navnîşan / Adres (yön. Aram Dildar)
Festivalde ödül kazananların tamamına buradan göz atabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Festival yarışmalarında ödül kazananlar, Here incelemesi ve Nobel ödüllü yazar Annie Ernaux'nun İstanbul ziyaretine dair notlar.
19 Nis 2023

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




