Kurmaca mı gerçek mi?

Hikâye anlatmanın gücü.
Kurmaca mı gerçek mi?

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Herhangi bir eve rahatça girebilir misiniz? Elinizde yazı yazabilecek herhangi bir araç varsa, neden olmasın! Hikâye anlatımının gücü, edebiyatta ve sinemada gerçeklerden kaçış işlevi gören fantastik dünyaların kapılarını açıyor. Fakat asıl ilginç olan, hiçbir fantastik unsura yer vermeden, farklı bir boyuta ya da evrene geçmeden de kurmaca ve gerçeği karıştırabilmesi, okuyucu ya da izleyici rolündeki bizleri herhangi bir evin kapısından içeri rahatlıkla sokabilmesi.

Gerçeklerden kaçış: Fantastik edebiyatın sıkça başvurduğu kaçış akımı (eskapizm), yüzyıllardır özellikle çocukların merkezde olduğu hikâyelerde alternatif bir gerçeklik yaratmış, kahramanlarının zihnin içinde hayatın acı gerçeklerinden uzak, farklı bir dünyanın kapılarını açmış. Birçok peri masalının yarattığı bu kaçış dünyasını, çocuk edebiyatında Alice Harikalar Diyarında ve Peter Pan gibi oldukça popüler örneklerin sürdürdüğünü söylemek mümkün. Bu tür kaçışlara sinemada rastlamak da öyle - kimi zaman fantastik edebiyatın klasik ya da modern bir örneğinin uyarlaması olarak, kimi zaman özgün bir senaryoyla... Aklıma son yıllarda benim için de kaçış kapıları açmış filmler geliyor hemen: El laberinto del fauno / Pan’s Labyrinth’in (2006, Guillermo del Toro) Franco rejiminin ve üvey babasının zulmünden fantastik bir dünyaya kaçan küçük Ofelia’sını, Big Fish’in (2003, Tim Burton) oğlundan uzak kalışının bahanesi olarak rengârenk maceralar kurgulayan babasını, Life of Pi’ın (2012, Ang Lee) hayatta kalmak için göğüs gerdiği inanılmaz zorlukları hayvanlarla süsleyen Pi’ını ve A Monster Calls’un (2016, J.A. Bayona) annesinin hastalığı sırasında bir ağaç canavarıyla konuşmaya başlayan Conor’ını düşünüyorum. Bu fantastik hikâyeler ve bıraktıkları tatlı hatıraların yeri çok ayrı, evet. Fakat benim için asıl büyüleyici olan, hiçbir fantastik öğeye yer vermeden yazmanın gücünü hayatın içine yediren, okuyucusuna ya da izleyicisine neyin kurmaca neyin gerçek olduğunu (hatta belki kendi akıl sağlığını) sorgulatmaya başlayan hikâye ya da filmler.

Dans la maison / In the House (2012, François Ozon)
Dans la maison / In the House (2012, François Ozon)

Evde: François Ozon’un Dans la maison / In the House (2012) filmi, son yıllarda kurmaca ve gerçek arasındaki sınırları güpegündüz sarsan filmlerin belki de en iyisi. Bir lisede edebiyat öğretmenliği yapan Germain, öğrencilerinden hafta sonunu nasıl geçirdiklerini birer denemeyle anlatmalarını istediğinde, onlarca başarısız ödev arasında biri ilgisini çeker ve Germain, öğrencisi Claude ile özel olarak çalışmaya karar verir. Hikâye anlatımı ve yazma derslerinde Claude arkadaşının evinde yaşadıklarını anlattıkça yaşanmış olanlar kurmacaya, öğrencinin deneyimleri öğretmenin fantezilerine karışmaya başlar. 

Reprise (2006, Joachim Trier)
Reprise (2006, Joachim Trier)

Hikâyenin gücü: Ozon’un bir diğer filmi Swimming Pool (2002) inzivaya çekilen bir yazarın yaşadıklarının gerçekliğini, yazlık bir evde bir araya getirdiği iki zıt karakter üzerinden sorgulatır. Ünlü senarist Charlie Kaufman, Adaptation.’da (2002) sinemaya uyarlaması için kendisine teslim edilen bir romanı; kendisinin, hayalî ikiz kardeşinin, yazarın ve roman karakterlerinin başrollerde olduğu bir karmaşaya dönüştürür. Joachim Trier, başarılı birer yazar olma hayali kuran ve roman taslaklarını aynı anda postaya veren iki yakın arkadaştan birinin ünlü bir yazara, diğerinin hayal kırıklığına dönüştüğü Reprise (2006) ile sadece olanı anlatmakla yetinmez, olmayanlarla, olabilecek olanlarla ve olması hayal edilenlerle iç içe geçirir. Laurent Cantet’in L’atelier / The Workshop’u (2017) benzer bir gerilimi Güney Fransa’daki bir yazarlık atölyesinde, tasvir ettiği şiddet sahneleri fazla gerçek, katile duyduğu empati fazla inandırıcı olan bir genç yazarla atölyenin eğitmeni arasında yaratır. Avrupa sinemasından çıkan ve hikâye anlatımının gücünü vurgulayan bu birbirinden oyunbaz filmlerin hepsinin merkezinde birer yazarın olması tabii ki tesadüf değil. 

8 Ocak’tan beri MUBI’de erişimde olan François Ozon imzalı Dans la maison / In the House filmini izlemek için hâlâ zamanınız var. Ayrıca Duende okurlarına özel bu bağlantı üzerinden 30 gün boyunca MUBI’yi ücretsiz deneyebilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Çizgiler bulanıklaştığında: Gerçek ve kurmaca

İçindekiler: Hikâye anlatmanın gücü, telif savaşları, bir avangart pop yalnızlığı, 2021 sergileri, popüler kültür haritası, Öykü Sözlüğü'nde (L), Bina'da Islandman.

22 Oca 2021

Çizgiler bulanıklaştığında: Gerçek ve kurmaca

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?
DuendeDuende

HİKAYE

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Nis Tuğba Çelik

·

17 Ağu 2026

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'
DuendeDuende

HİKAYE

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Soner Can

·

17 Ağu 2026

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız
DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi