

Daha çok keşif, daha çok heyecan: Accessland Duende her hafta gelen kutularınıza düzenli olarak Keşif Sahnesi ve Keşif Sineması bültenleriyle ulaşıyor. Fikir, iş, sanat üreten insanların üretim süreçlerine, düşüncelerine, hayallerine konuk olarak okurlarını hiç bitmeyen fakat sürekli besleyen keşif yolculuklarına çıkarmaya çalışıyor. Zira Duende genişlemenin, olgunlaşmanın yolunun yeni keşiflerden geçtiğini biliyor. Bugünün destekçisi Accessland, Duende’nin amaçlarıyla da örtüşüyor. Accessland’le tanışın: Kendiniz veya şirketiniz için dijital transformasyonda ihtiyacınız olan tüm altyapıyı ve pazar yeri hizmetini sunma özelliği taşıyan dijital içerik pazar yeri Accessland ; yogadan müziğe, sağlıklı beslenmeden modaya, spordan medyaya birçok konu başlığında alanında uzman isimlerin ürettiği canlı ya da kayıtlı video içerikleri, kullanıcılarla buluşturuyor. Accessland’de Duende okurlarına özel neler var? Accessland'in içerikleri astrolojiden bilişime, eğlenceden farkındalığa, girişimcilikten meditayona, tarihten yogaya çok sayıda kategoride sunuluyor. Sanat, tarih, müzik, psikoloji, tiyatro gibi kategorilerde öne çıkan etkinlikler arasında sanat terapisi, müzik terapisi, keman dersi gibi video içerikler yer alıyor. Accessland’in Duende okurlarına özel olarak önerdiği içerikler, aşağıdaki gibi sıralanıyor: Atılgan Gümüş'le Müzikal Terapi Özgür Uysal'la Yunan Mitolojisi: Tanrıların Aşkları ve Hataları - Bölüm 1: Giriş Yaratılış (ÜCRETSİZ) Müslüm Karakuş'la Karakalem Resim Kursu
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Aidiyet
Yönetmen: Burak Çevik
Süre: 73 dakika
Jenerik: 2010’ların yarısında deneysel sinema gösterimleriyle hatırlayabileceğiniz Fol Sinema’yı kuran, 2018’de ilk uzun metrajlı filmi Tuzdan Kaide’yi çeken Burak Çevik, sinemada deneysel, kurmaca ve belgeselin sınırlarını yok eden bir yönetmen. Aynı zamanda yapımcı kimliğiyle de sinemacılığa devam eden Çevik, 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin dikkat çekici filmlerinden İki Şafak Arasında’nın da yapımcısıydı.
Birbirinden farklı estetiklere sahip iki bölümüyle Aidiyet’in ilk yarısı bir cinayete ait sorgu kayıtları eşliğindeki görüntülerle ilerlerken ikinci yarıda cinayeti planlayan çiftin tanıştığı geceye odaklanıyor.

Aidiyet (2019)
Neden izleyelim? “Her ailenin bir trajedisi vardır. Bu da benimki.” diyen yönetmenin girişini, gerçek bir cinayetin kronolojisini soğukkanlı cümlelerle anlatan ve gerçek kayıtlardan çıkarılmış bir sanık ifadesi izliyor Aidiyet’te. Ardından iki oyuncuya kalıyor sahne — yıllar önce yaşanan trajik olayların başladığı günü canlandırıyorlar. Burak Çevik, alışılmışın dışındaki sinema dilini, son derece kişisel bir hikâyeyi olabildiğince nesnel bir şekilde anlatmak için kullanıyor.
Nerede izleyebilirsin? Aidiyet, 17 Ekim’den itibaren MUBI kataloğuna ekleniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Nardis Jazz Club'ın 20 yılı, Burak Çevik'ten Aidiyet, BADBADNOTGOOD'dan melodik caz furyası, ödül sezonu çıktıları ve adaylıkları.
15 Eki 2021

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.




