Bitcoin’in yıkıcı karbon ayak izi

Ülkelerin karbon salımına rakip bir hasar ekonomisine dönüşen kripto madenciliğini çevreye daha duyarlı olarak gerçekleştirmek mümkün mü?
Bitcoin’in yıkıcı karbon ayak izi

31 Mart - Hepsipay cüzdanım - Quando
Hepsiburada ile birlikte

Hep ayrıcalıklı alışveriş: Hepsipay Cüzdanım

Gün geçtikçe yeni teknoloji ve ödeme yöntemleriyle karşılaşıyoruz. Hepsiburada’nın yeni nesil ödeme sistemi Hepsipay Cüzdanım da onlardan biri; hem kolay hem güvenilir hem de hızlı .

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Güncel bir araştırmanın sonuçlarına göre, Bitcoin madenciliğinin karbon emisyonu geçtiğimiz yıl içerisinde 65.4 megatona çıkarak Yunanistan’ın (evet, bütün bir ülke) saldığı karbondioksit seviyelerine ulaştı. Buna bir de yenilenebilir elektrik kaynaklarının geçtiğimiz yılın Ağustos ayı itibarı ile Bitcoin madenciliğindeki payının yüzde 41.6’dan yüzde 25.1’e gerilediği de eklendiğinde kripto madenciliğinin içinde bulunduğumuz iklim kriziyle mücadeleye yardımcı olmadığını söylemek mümkün.

Bunda ilginç biçimde Çin’in Bitcoin madenciliğini yasaklamış olmasının da payı büyük. Karbon salımı düşük Çin hidroelektrik santralleri yerine üretimin Kazakistan ve ABD gibi ülkelere kaymasının ardından madenciliğin enerji ihtiyacı da kömür ve doğalgaz ile çalışan elektrik santralleri tarafından karşılanmaya başlandı.

O kadar ki, geçtiğimiz yıl kripto madencilik faaliyetlerine ayrılan elektrik tüketiminin 200 bin hanenin tüketimine karşılık gelecek kadar yükseldiği İsveç’te düzenleyiciler eğer Paris İklim Anlaşması’nın 1,5°C hedefini tutturmak niyetindeysek Bitcoin madenciliğinin topyekûn yasaklanması gerektiğini bile savundu. 

İş kanıtı

Tüm bu hengâmenin sebebiyse Bitcoin’in çalışma mantığının arkasındaki iş kanıtı (proof of work) mekanizması. Buna göre teyit edilen her işlem zincire yeni bir blok olarak ekleniyor. Ancak rekabetçi bir numara tahmin oyunu gibi çalışan mekanizma, işlemlerin teyidi için küresel bir bilgisayar ağının eşzamanlı çalışmasını gerektiriyor. Bunca enerji israfına da işlemin bu yönü neden oluyor.

Ticari Bitcoin madenciliği dünya genelinde resmî olarak yasaklansa bile insanların gerekli düzenekleri evlerine kurarak madencilik faaliyetlerini yarı-profesyonel şekilde yürütmelerini engellemek mümkün değil.

2021 yılının sonuna geldiğimizde tek bir Bitcoin’i üretmek için harcanan elektrikle vasat bir elektrikli araç Dünya’nın etrafında 44 tur atabiliyor; ve günde ortalama 900 yeni Bitcoin üretiliyor. Bu nedenle aralarında İsveç hükûmetinin ve Greenpeace’in de bulunduğu birçok kurum, iş kanıtı yerine hisse kanıtı (proof of stake) sistemine geçilmesini salık veriyor. Hatta İsveç, iş kanıtı gerektiren tüm kripto madencilik faaliyetlerinin yasaklanması gerektiğini savunuyor.

Hisse kanıtı

Dünyanın en popüler ikinci kripto zinciri Ethereum vakfının kurucusu Vitalik Buterin, bu yıl içerisinde hisse kanıtı mekanizmasına taşınması ile birlikte Ethereum’un karbon ayak izinin %99 azalacağı yönünde görüş bildiriyor. Ripple kurucusu Chris Larsen’a göre bu transfer, Bitcoin’i çevreye verdiği zararın boyutlarıyla baş başa bırakacak.

Greenpeace’in de desteklediği “İklimi değil, kodu değiştirin” kampanyası, Bitcoin üzerinde çalışan anahtar 30 ismin desteğiyle bu geçişin gerçekleşebileceğine inanıyor. En büyük birkaç kripto madencisi, kripto borsası ve Bitcoin kodunun tasarımcısının harekete geçmesiyle Bitcoin madenciliğinin dünyayı yok etmesinin önüne geçilebileceğini savunuyor. Kampanyanın destekçilerine göre popüler kripto evanjelistleri Elon Musk ve Jack Dorsey’e de kripto kamuoyunu ikna etmekte sorumluluk düşüyor.

Engel nedir?

Ancak hisse kanıtı modeline karşı çıkanlar gözardı edilebilecek bir azınlık değiller. İş kanıtı savunucularına göre bu model işlemin gerçekten merkeziyetsiz olmasındaki ve Bitcoin’in maddi değer üretmesindeki ana etmen. Euronews’a konuşan NiceHash kripto madencilik şirketinin sahibi Martin Škorjanc, hisse kanıtının aynı zamanda büyük yatırımcıların çıkarına olduğunu da savunuyor. 

Hâlihazırdaki iş kanıtı modelinde kazanan her şeyi alıyor. Kapasitesi kısıtlı dahi olsa yeterli işlem gücünü tamamlayan bir madenci bir Bitcoin ürettiyse bu coin kendisine ait oluyor. Ancak hisse kanıtı modelinde daha çok işlem gücüne sahip bir işletmenin üretilen Bitcoin’lerden orantısal olarak daha çok pay alması durumu da söz konusu. Bu durum elbette küçük müteşebbisin çıkarına olmadığı gibi Bitcoin’in bütün esprisi olan bireyi güçlendiren merkeziyetsizlik fikrini de baltalıyor.

Škorjanc’a göre hisse kanıtına geçmektense yeşil enerjiye geçişi hızlandırmak daha büyük önem taşıyor. Škorjanc, “Bitcoin’in işleyişini değiştirmek şu ana kadar madenciliğe yapılan yatırımları da tamamen ıskartaya çıkartacaktır,” diyor. 

Haliyle hisse kanıtına geçişin önündeki en büyük engellerden biri de madencileri ikna etmekteki bu gibi zorluklar olarak görünüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🪙 Yeşil bitcoin, Big Tech mücadelesi

Avrupa Birliği Big Tech'e karşı tek yumruk olarak hareket ediyor, çevreci örgütler Bitcoin madenciliğinin iş kanıtından hisse kanıtına taşınması gerektiğini savunuyor.

31 Mar 2022

Hepsiburada ile birlikte
Unsplash

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Ümit Alan

·

17 Eki 2026

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Çiğdem Öztabak

·

13 Eki 2026

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Doğa Yurduneri

·

13 Eki 2026

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

İflas masasındaki dijital miras: Bir şirket öldüğünde verilerine ne olur?

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Doğa Yurduneri

·

12 Eki 2026

İflas masasındaki dijital miras: Bir şirket öldüğünde verilerine ne olur?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Robotlar patron olurken: İşten çıkarma kararını algoritma verebilir mi?

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Ümit Alan

·

09 Eki 2026

Robotlar patron olurken: İşten çıkarma kararını algoritma verebilir mi?