Credit Suisse: Yeniden

Geçmişte resmi otoritelerden aldığı cezalar ve yazdığı yüklü miktarda işlem zararları sebebiyle sicili lekelenen kurumun akıbeti yine tartışılıyor.
Credit Suisse: Yeniden

16 Mart - BANDWITT - Quando
BANDWITT ile birlikte

Dijital dönüşüm partneriniz: BANDWITT

Firmaların ihtiyaçlarını belirleyerek onları en doğru teknoloji çözüm ortaklarıyla eşleştiren akıllı ve yenilikçi teknoloji eşleştirme platformu BANDWITT , iş süreçlerindeki teknoloji kullanımının artırılması ve dijital dönüşümün hayata…

Daha fazlasını öğren →

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

2022’nin son çeyreğinde yatırım bankacılığı ekibinden önemli miktarda insan kaynağını kaybetmesi ile birlikte tetiklenen sürecin ardından yıl içinde piyasa değerinin yaklaşık yarısını kaybeden kurum bugün Silicon Valley Bank’ın haber akışının da etkisiyle yeniden manşetlere taşındı.

Künye

Merkezi Zürih’te olan Credit Suisse, 1856 yılında kuruldu. Bankacılığın her alanında faaliyet gösteren kurum, küresel çapta hemen her finansal merkezde bulunuyor. Küresel finans krizi dönemindeki yüksek performansı sayesinde yatırımcıların desteğini alan kurum, son yıllarda yarıya düşmüş olsa da 575 milyar USD’lik aktif büyüklüğü ile İsviçre’nin en büyük ikinci bankası ve dünyanın en önemli finansal kurumlarından biri olmayı sürdürüyor.

Küresel finans krizinden güçlenerek çıkmasına karşın bu sürecin ardından başta ABD olmak üzere çok sayıda bölgede karıştığı skandallar ise kuruma milyarlarca USD’ye ve daha da önemlisi itibar kaybına neden oldu. 2014’teki vergi skandalı, Malezya ve Mozambik’teki kredi skandalları ve 2022’deki para aklama skandalı bu alanda akla ilk gelen olaylar olarak sıralanabilir.

Neler yaşanıyor?

ABD’de Silicon Valley Bank’ın ani batışının ardından sürecin diğer bankalara sıçrayıp sıçramayacağı ana tartışma konusu olmayı sürdürüyor. İşte Credit Suisse, tam da bu gerilimli ortamda, geçtiğimiz hafta açıklaması gereken ancak ABD’li otoritelerin denetimi sebebiyle bu haftaya sarkan finansal sonuçlarını duyurdu. 2022 yılında, 120 milyar USD mevduat kaybeden ve 8 milyar USD zarar ettiğini açıklayan kurum, 2008 sonrası zarar rekorunu kırdı.

💾 Cep bilgisi: Securities Exchange Comission, inceleme sürecini “31 Aralık 2020 ve 2019 tarihlerinde sona eren yıllara ait konsolide nakit akış tablolarında daha önce açıklanan revizyonların ve ilgili kontrollerin teknik değerlendirmesi" olarak özetlemişti.

Geçmiş skandallar ve soru işaretleri ile dolu dönemler sebebiyle olağan şüpheliler arasında yer alan kurumun hisse değeri, verinin açıklanması ile birlikte düşüşe geçti. Raporda yer alan “2021 ve 2022 finansal raporlamalarında iç kontrol mekanizmasında tespit edilen zayıflıklar”ın ilanı da adeta katalizör görevi gördü.

Bankanın yaklaşık %10’luk hissesini elinde bulunduran Suudi Ulusal Bankası’ndan gelen “yeni bir likidite çağrısı olması durumunda bankaya daha fazla mali destekte bulunmayacakları” açıklaması ise kelimenin tam anlamıyla bomba etkisi yarattı. Açıklamanın altında regülatif sebepler yatsa da piyasada oluşan algı bambaşka oldu.

💾 Cep bilgisi: Suudi Ulusal Bankası’nın Yönetim Kurulu Başkanı Ammar Al Khudairy, açıklamasında “bunu yapamayız çünkü hisse payımızı %10’un üzerine çıkartamayız. Bu düzenlemelerle ilintili bir konu” ifadesini de kullandı.

Kurumun hisse senedi gün içinde %30’a yakın değer kaybetti. Daha fazla değer kaybını önlemek adına bankanın “tahtası kapatılsa” da haftalık kayıp %50’ye ulaştı. Bankanın piyasa değeri hızla düşerken risk primi fiyatlamaları da tetiklendi ve kurumun 5 yıllık CDS primi 550’yi geçti. An itibarıyla CDS eğrisi terse dönmüş durumda. Diğer bir ifadeyle kısa vadeli “batma riski” daha yüksek ihtimal için fiyatlanıyor. Kurumun hisse senedi ise tarihte ilk kez 2 CHF’nin altında işlem görüyor.

Kurumun varlıkları üzerinde görülen aşırı kötü fiyatlamalardan, Avrupa’da faaliyet gösteren diğer kurumlar da etkilendi. Bu fiyatlamalardan kaçabilen büyük bir banka bulunmuyor. Benzer fiyatlamalar ABD menşeili bankalar için de geçerli.

Credit Suisse’in CEO’su Axel Lehmann, SVB’nin iflasının bulaşıcılık etkisini sınırlı olarak değerlendirirken bankanın devlet desteğine ihtiyaç duyup duymayacağı konusundaki soruyu ise yanıtsız bıraktı. Lehmann, bankanın likidite tabanının güçlü olduğunu da ifade etti.

Gelişmelerin ardından Fed ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) bankalardan Credit Suisse nezdindeki risklerini raporlamasını istediği haberleştirilirken bazı banka yöneticileri Avrupa Merkez Bankası’nın faiz artırımlarını yavaşlatması çağrısında bulundu. Haber akışı, paritenin de 1,06’nın altına taşınmasına yol açtı.

Özetle

Credit Suisse kaynaklı gelişmeler, halihazırda endişeli olan bankacılık piyasasını karmaşaya sürükledi. Çok yoğun bir haber akışı devam ediyor. Bu sürecin nasıl ilerleyeceği, banka yönetiminin açıklamaları ve düzenleyici otoritelerin alacakları kararlar ile şekillenecek.

Sonuç olarak, manşetler “SVB krizi Avrupa’ya sıçradı” olsa da durumun tam olarak böyle olmadığı görülüyor. Mevcut ortamın Credit Suisse kaynaklı haber akışının etkisini güçlendirdiği ise bir gerçek. Bugün yüksek risk ortamının yarattığı, had safhaya ulaşan oynaklık ile etki alanı oldukça geniş bir fiyatlama dalgası ile karşı karşıyayız. Bu süreçte en yakın ve keskin virajlar ise ECB ve Fed’in faiz kararları olacak.

Herkesin en büyük korkusu ise bu yeni krizin büyüyerek sektör genelinde yıkıcı bir dalga yaratması.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE
∙

BÜLTEN SAYISI

🔁 Credit Suisse: Yeniden

Küresel piyasalar Credit Suisse kaynaklı haberlerle çalkalanıyor. Kurumun finansal sonuçlarının açıklanmasının ve Suudi Ulusal Bankası’nın bankaya destek veremeyeceğini açıklamasının ardından tarihi fiyatlamalarla karşı karşıya kalındı.

16 Mar 2023

BANDWITT ile birlikte
Reuters

YAZARLAR

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Haftalık takvim: Üç bankadan karar bekleniyor

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.

26 Eki 2026

Haftalık takvim: Üç bankadan karar bekleniyor
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

MSCI, FTSE ve S&P: Endeks kararları ve Türkiye

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Eralp Ersoy

·

22 Eki 2026

MSCI, FTSE ve S&P: Endeks kararları ve Türkiye
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

ABD enflasyon, tahviller ve hisse senetlerinde son durum

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

Eren Kuru

·

22 Eki 2026

ABD enflasyon, tahviller ve hisse senetlerinde son durum
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

"Made in Europe": İngiltere içeride, Türkiye dışarıda

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Yaman Alp Ungan

·

22 Eki 2026

"Made in Europe": İngiltere içeride, Türkiye dışarıda
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Türkiye'nin Suriye'deki yatırım haritası: Sınır ötesinde yeni sanayi kuşağı

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor

Emircan Yaman

·

22 Eki 2026

Türkiye'nin Suriye'deki yatırım haritası: Sınır ötesinde yeni sanayi kuşağı