Üç kaşık, bir kepçe: İşçi emeklileri ve diğerleri


Düzgün beslen, güçlü yaşa: bahs. Yeni bir yıl yeni bir biz derken yoğun hayatlarımız aynı koşuşturmacayla devam ediyor. Zaman yönetimimize pratiklik kazandıracak çözümler arıyoruz, değil mi? Kendimize zaman ayıralım, kahvaltıyı atlamayalım, sağlıklı beslenelim, sporu unutmayalım derken bu denklemi çözecek bir şeye ihtiyacımız var. Bu noktada bahs. ve onun ihtiyacımıza yetişen ürünü Öğün Tozu karşımıza çıkıyor. Nedir? Bir öğün için gerekli olan tüm besinleri bir araya getirerek sağlıklı ve dengeli beslenmemize yardımcı olan ve diyetimize lezzet katan bahs. Öğün Tozu , ister kahvaltı yerine ister spor sonrası akşam yemeği yerine, kısacası günün hızlı aktığı her an zahmetsizce öğün olarak tüketilmek üzere dokuz ayrı lezzet sunuyor. Neden önemli? Bitkisel kaynaklardan elde edilen proteinle karbon ayak izinizi önemli ölçüde düşürmeyi mümkün kılıyor. Düşük kalorili 60 gr Öğün Tozunun içerisinde %46 protein, %25 karbonhidratlar, %17 yağ ve %8 lif bulunuyor. Vücudun gelişmesi için ihtiyaç duyduğu 27 vitamin ve mineralin tümünün ideal miktarına sahip. Öğün başına ekonomik avantaj sağlıyor. Bir paket sayesinde tam 10 öğününüzü bahs. Öğün Tozu ile geçirebilirsiniz. Dahası: Tamamlayıcı beslenmeyi mümkün kılan Öğün Tozu ; kilo verme, kas kazanma veya sağlıklı beslenme gibi hedeflerinize ulaşmanız için yardımcı oluyor. Daha yüksek protein miktarına ihtiyaç duyuyorsanız 40 gr yüksek protein içeren Yüksek Öğün Tozunu da değerlendirebilirsiniz. Size en uygun bahs. ürünlerini ve kampanyaları buradan inceleyebilir, bahs. Öğün Tozuna şuradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
2023'ün son ayları ve 2024'ün ilk ayları her zaman olduğu gibi zamlar ve ücret artışı haberleri ile geçiyor. Özellikle geçen yılın ortasında yapılan zam oranlarından sonra, diğer ücretli kesime göre sönük kalan emeklilerin maaşlarına uygulanacak zam oranları merak konusuydu. Hele ki 2024 Mart yerel seçimleri öncesinde... Seçimlerin etkisiyle midir bilinmez; işçi (4/A) ve BAĞ-KUR (4/B) emeklileri 2024 Ocak ayında maaşlarına tam üç kez zam aldılar. Asgari ücretliye bir kepçede verilen %49'luk zam, işçi ve BAĞ-KUR emeklilerine 3 kaşıkla verildi.
- Birinci kaşık: 3 Ocak'ta 2023 enflasyonuna göre işçi emeklilinin zammı %37,56 olarak netleşti.
- İkinci kaşık: 16 Ocak'ta Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilere %5 ilave zam daha açıkladı ve yeni zam oranı %42,6 oldu.
- Üçüncü kaşık: 23 Ocak'ta ise işçi emeklisine yapılan düşük zam oranı tüm emekliler ile eşitlenerek %49,25'a çıkarıldı.
Maaş zaten yatmıştı, farklar ise önümüzdeki günlerde emeklilerin hesaplarına yatırılacak. Kim bilir, bakarsınız farklar yatana kadar bir zam daha gelir (!).
Bu arada hatırlatmadan geçmeyelim; Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 16 Ocak'ta emekli zamlarına %5 ilave ederek yaptığı açıklamada en düşük emekli maaşı 7.500 TL'den 10.000 TL'ye tamamlandı. Kök maaş sistemine göre gelen zamlar neticesinde maaşı hâlâ 10.000 TL'nin altında kalanlar–ki tarım ve BAĞ-KUR emeklilerinden böyle bir kesim var–maaşları otomatik olarak 10.000 TL'ye tamamlanmış olarak alacak.
Bu uygulama kapsamında, son hamlede %42,6'dan %49,25'e yükseliş, zamlı kök maaşı 10.000 TL altında kalanlar için bir şey ifade etmiyor. Bir başka deyişle son artış 10.000 TL'ye tamamlanan kısma sayılacak.
İşçi emeklisi maaşı düzeltmelere rağmen asgari ücret karşısında eriyor
Yüksek enflasyonla mücadele eden Türkiye'de, tüm ücretliler gibi emekliler de alım gücünü korumakta zorlanıyor. Özellikle de işçi, BAĞ-KUR ve tarım emeklileri, asgari ücretle kıyaslandığında çeyrek asırdır gördükleri en düşük maaş düzeyine geriledi.
Aşağıdaki grafik, son 20 yılda işçi emeklileri ve memur emeklilerinin kaç asgari ücret maaş aldıklarını bizlere gösteriyor.
Özetle: 2023 yılında en düşük işçi emeklisi maaşı 1,5 asgari ücrete, en düşük memur maaşı 1,89 asgari ücrete eşitken 2024 yılında en düşük işçi maaşı 0,59 asgari ücret, en düşük memur maaşı 1,93 asgari ücrete eşit.
Sonuç olarak: İşçi emeklisinin maaşı son 20 yılda asgari ücretin neredeyse yarısına kadar düşerken, memur maaşları ise aynı süreçte çoğunlukla 2 katı civarında dolaşmış.

20 yılda asgari ücret 100 katına, işçi emeklisi maaşı 44 katına çıktı
Asgari ücret, memur maaşları ve emekli maaşlarındaki artışları gözlemleyebileceğimiz tabloda son 20 yıldaki nominal, yani enflasyon düzeltmesi yapmadan artışlara bakıldığında işçi emeklisindeki artışın ne kadar sınırlı kaldığı gözler önüne seriliyor.
2002 yılından 2024 yılına, net asgari ücrette enflasyonu dikkate almadan görülen değişim, neredeyse 100 katına ulaşırken memur maaşları ise yaklaşık 84 katına çıkıyor. En düşük işçi emeklisi maaşındaki artış oranı ise 44 kat ile diğer sıraladığımız iki ücret grubunun açık ara farkla gerisinde kalıyor.

İşçi emeklisi 20 yıl ABD enflasyonuyla zam alarak Türkiye’de yaşadı
Ücretlerdeki dolar bazlı artış Türk Lirası’ndaki görkeminden bir hayli uzakta kalırken hâliyle işçi emeklilerindeki artış için durum daha da vahim. Dolar bazında 108 dolar olan net asgari ücret 20 yıl sonra 5,3 katına çıkarken memur maaşları 4,3 katına ulaştı. İşçi emeklileri için artış oranı ise 2,2 kat ile sınırlı kaldı. Bir başka ifadeyle 2002 yılında 151 dolar maaş alan bir emekli 20 yıl sonra 336 dolar alıyor.
Bu artış öylesine vahim ki, Türkiye’de son 20 yılda 20’ye katlanan fiyatlarla mücadele eden işçi emeklisinin maaşındaki artış ABD’deki enflasyon oranı ile aynı düzeyde. ABD’de son 20 yılda ortalama olarak %2’ler düzeyinde seyreden yıllık enflasyon, Türkiye'de 2002’den günümüze %80’ler düzeyinde.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Üç haftada üç zam gören SGK emeklileri, sonunda diğer emeklilere bir defada verilen zam oranını yakaladı. Son yıllarda markalar, tüketiciye topluluk duygusu aşılamanın değerini kavradı.
25 Oca 2024

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



