Temiz enerji alternatifleri de emisyonlar da artıyor

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) son raporuna göre ABD ve AB'nin gelişmiş ekonomilerinde fosil yakıt kullanımı düşmesine rağmen, dünyanın enerjiden kaynaklanan karbondioksit emisyonları 2023 yılında bir kez daha yeni bir zirveye yükseldi. Hindistan ve Çin'den kaynaklanan yüksek emisyonlar, AB ve ABD'deki düşüşlerin etkisini azalttı çünkü gelişmekte olan ekonomiler daha temiz enerji alternatifleri geliştirseler bile yüksek talebi karşılamak için kömüre büyük ölçüde bağımlı olmaya devam etti.
Kuraklıklar ve artan enerji talebinin fosil yakıt kullanımını artırmasıyla emisyonlar bir önceki yıla göre %1,1 seviyesinde, yani 410 milyon ton artarak 37,4 milyar tona ulaştı.
- Perspektif: Emisyonların 2030 yılına kadar neredeyse %45 oranında azaltılması ve küresel ısınmanın 1,5 derece ile sınırlandırılması hedeflerine karşılık, sıcaklıklardaki artış şimdiden en az 1,1 dereceye ulaştı ve 2023, kayıtlara geçen en sıcak yıl oldu.
Uzun vade: IEA uzun vadede daha olumlu bir tablo çizerek, rüzgar türbinleri ve güneş panelleri gibi temiz enerji kaynaklarının büyümesiyle emisyonların "yapısal bir yavaşlama" içinde olduğunu söyledi. Yani kurumun değerlendirmesine göre son beş yıldaki emisyon artışı, bu teknolojiler geliştirilmeseydi yaklaşık üç kat daha fazla olacaktı.
Yorum: IEA Başkanı Fatih Birol, gelişmekte olan ekonomilerin temiz enerjiye daha fazla yatırım yapması ve daha fazla çaba göstermesi için çağrıda bulunurken, sektörün son yıllarda gösterdiği dayanıklılığın altını çizdi.
"Bir pandemi, bir enerji krizi ve jeopolitik istikrarsızlıklar, daha temiz ve daha güvenli enerji sistemleri inşa etme çabalarını rayından çıkarma potansiyeline sahipti. Bunun yerine, birçok ekonomide tam tersini gördük."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Küresel emisyonlar bir önceki yıla göre 410 milyon ton artarak 37,4 milyar tona ulaştı. Moda şirketlerinin 2024 ajandasında ekonomik zorluklar, teknolojik değişimler ve gelişen rekabet ortamı ön planda.
06 Mar 2024

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.



