Avrupa güvenlik mimarisi yeniden şekillenirken

Avrupa’nın güvenlik mimarisi yeniden şekillenirken uzun süredir donmuş olan AB-Türkiye ilişkilerinin de daha önce öne çıkmamış bir çerçeveden yeniden ısınacağı anlaşılıyor. Öte yandan Aydınlanma felsefesinin başlıca fikirleri ve demokrasi üzerine bir kimlik inşa ettiği iddiasındaki AB'nin, Ankara'ya yaktığı yeşil ışığın ana koşulu olan "demokrasi geleneğininin sürdürülmesi"nde ne ölçüde ısrarcı olacağını ise zaman gösterecek.

Yazı: Merve Özdemirkıran Embel

Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde ABD ve Ukrayna tarafından önerilen ateşkese dair son görüşmeleri takiben 12 Mart’ta, Ukrayna’nın güvenliğini konuşmak üzere Fransa, Almanya, İtalya, Polonya ve Birleşik Krallık savunma bakanları Paris’te biraraya geldi.

  • Toplantının ana temasının “planlama” olduğu duyurulurken Avrupa savunması için başat öneme sahip E5 Grubu olarak adlandırılan bu beş ülkenin artık niyet beyanlarının ötesine geçip somut hedeflerin hayata geçirilmesi yönündeki istekleri vurgulandı.

Savunma bakanları toplantısına ev sahipliği yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise bu tarihten beri Ukrayna’nın güvenliğini “Amerikalılar olmadan” sağlamanın yollarını aramak ve olası senaryolar üretmek konusunda Avrupa’da liderlik rolünü oynamayı sürdürüyor.

Elysée Sarayı, bu girişimin ardından 27 Mart’ta, 33 ülkenin delegasyonunun katıldığı, Türkiye’nin de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından temsil edildiği Gönüllüler Koalisyonu'nun üçüncü buluşmasına da ev sahipliği yaptı. İlki, 2 Mart’ta Londra’da, ikincisi yine İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın çağrısıyla çevrimiçi olarak düzenlenen Gönüllüler Koalisyonu toplantılarının sonuncusu hem katılımcı sayısı hem de verilen mesajlar bakımından en çok dikkat çekeni oldu.

Nitekim zirvenin ardından Macron, Rusya'ya yönelik yaptırımlar sürdürülürken Ukrayna ordusuna Fransız-İngiliz heyeti gönderilmesi ve bir "güvence gücünün” konuşlandırılması kararını duyurdu ve katılımcı devletlerin “ortak vizyonu”nu açıkladı. Zirvenin öncelikli amaçlarından biri olan olası bir barışın koşullarının senaryosu, Fransa ve İngiltere’nin kimi önerilerinin kabul edilmemesi nedeniyle hayata geçirilememiş ve bu durum Zelensky’nin hayal kırıklığı dolu açıklamalarına neden olmuş olsa da Macron, ortak açıklamalara ek olarak Ukrayna'ya 2 milyar avroluk askerî yardım sözü verdi.

  • Avrupalıların dışlandıkları müzakerelerde etkili olmayı umarak giriştikleri Gönüllüler Koalisyonu projesi, henüz somut siyasi kararlar üretemese de Fransa’nın ve İngiltere’nin Avrupa’nın güvenliğine ilişkin angajmanlarını ve AB içinde Fransa’nın liderlik sorumluluğunu vurgulaması bakımından sembolik bir anlam da taşıyor.

Tam da bu nedenle söz konusu toplantı ve zirveleri, Avrupa güvenliği konusundaki diğer gayret ve girişimlerden bağımsız olarak düşünmek mümkün değil. Öyle ki 5 Mart günü yaptığı konuşmada Fransa Cumhurbaşkanı Macron, "Avrupa kıtasındaki müttefiklerimizin caydırıcılığımızla korunmasına ilişkin stratejik tartışmayı başlatmaya karar verdim" ifadesini kullanarak Fransa'nın nükleer silahlarının oluşturduğu koruma kalkanını bazı Avrupa müttefiklerine genişletmeye açık olduğunu duyurdu.

Bu açıklama elbette Trump yönetimindeki ABD'nin, Avrupa'dan hatta NATO’dan uzaklaşması ve bu durumun Avrupa güvenliğini aktif olarak tehdit etmeye başlamasıyla birlikte geldi. Macron’un bu önerisi, ABD’nin tutumu nedeniyle Avrupalı müttefikler arasında giderek daha ciddiye alınmaya başlandı.

YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

🪧 Öğrenci hareketi, çözüm süreci

Uzman kalemler yazdı: Türkiye-İsrail ilişkileri ve "hicret" meselesi, dünyayı saran gençlik hareketleri, Türkiye'nin adalet duygusu, AB'nin güvenlik paradigmasında Türkiye'nin yeri, Levent Dölek ile söyleşi, çözüm sürecinin gidişatı.

17 Nis 2025

🪧 Öğrenci hareketi, çözüm süreci

İLGİLİ OKUMALAR