A noktasından B noktasına gitmenin en zarif yolu: Avrupa’nın lüks yataklı trenleri

Akşam yemeğinden önce Paris’ten bir baloya gidermişçesine trene binip ertesi gün öğleden sonra Venedik ya da Amsterdam gibi Avrupa kentlerinde inen gezginler, yolculuk deneyimini en az varacakları destinasyon kadar önemsiyor. Avrupa kentleri arasında mekik dokuyan seçkin tren rotalarını inceliyoruz.
A noktasından B noktasına gitmenin en zarif yolu: Avrupa’nın lüks yataklı trenleri

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Avrupa ülkeleri tüm başkent ve büyük şehirleri birbirine bağlayacak yeni tren hat ve ağlarına yatırım yaparken renove edilen vagonlarda tasarım, gastronomi, nostalji ile lüksü buluşturan tren yolculukları da yükselişe geçiyor. 

  • Akşam yemeğinden önce Paris’ten bir baloya gidermişçesine trene binip ertesi gün öğleden sonra Venedik ya da Amsterdam gibi Avrupa kentlerinde inen gezginler, yolculuk deneyimini en az varacakları destinasyon kadar önemsiyor. 

Avrupa kentleri arasında mekik dokuyan seçkin tren rotalarını inceliyoruz.

Venice Simplon-Orient-Express

1982’de birkaç vagonla seyahate başlayan, 2000’de Belmond’un satın aldığı Venice Simplon-Orient-Express, çoğu Paris çıkışlı ve tek gecelik, lüks seyahat ve gastronomi deneyimleri sunuyor. 

VSOE, yaklaşık 100 yolcuyu nostaljik, renove edilmiş vagonlarda ağırlıyor. Trende tarihî kabinler, süitler ve grand kabinler olmak üzere üç farklı seçenek mevcut. Tarihî kabinlerde ranza ve el yıkama lavabosu var. Her vagonda sekizer kabin ve paylaşımlı tuvalet bulunuyor. Bu kabinler nostaljik olsa da çoğu yolcu tarafından konforlu bulunmuyor. İki tek kişilik ya da bir çift kişilik yatak ve özel tuvalet bulunan Art deco tasarımlı süitlerdeki yataklar kapatılarak koltuğa dönüştürülebiliyor; böylece kabin hem yatak odası hem de salon olarak kullanılıyor. 

  • Grand cabin’lerde ise yatak odası ve salon, mermer döşemeli banyo, 24 saat butler hizmeti, sınırsız şampanya ve kabin içi akşam yemeği olanakları mevcut.

Trende Étoile du Nord, Côte d’Azur ve L’Oriental olmak üzere üç restoran bulunuyor ancak hepsi her rotada hizmet vermiyor. Yolculukta şef Jean Imbert’in mevsimlik menüleri servis ediliyor. Venice Simplon-Orient Express’in en sevilen vagonu ise efsanevi Bar Car '3674. Bar vagonunda hareketlilik gün batımında, “golden hours”ta piyano eşliğinde içilen kokteyllerle başlıyor. Akşam yemeğinin ardından yolcular yeniden burada buluşuyor ve parti başlıyor. Gece ıstakozlu ve trüflü kulüp sandviçlerin yanında şampanya servis edilen gece yarısı brunch’ıyla devam ediyor.

Venice Simplon-Orient-Express’in Venedik-Brüksel, Roma-Paris, Lyon-Venedik, Paris-Prag gibi tek gecelik rotalarının yanında Paris-Portofino, Paris-Amalfi gibi üç gecelik seçenekleri, 1920 ve 30'ları ruhunun yeniden hayat bulduğu beş günlük Paris-İstanbul seçeneği de bulunuyor.

La Dolce Vita

Bu yıl İtalya'da sekiz farklı rotada hizmet vermeye başlayan La Dolce Vita, orijinalinin 1920'lerdeki zarafetinin aksine 1960'lar ve 1970'lerin joie de vivre (yaşamdan keyif alma) ruhundan ve göz alıcı şıklığından esinleniyor. Çoğu üç günlük ve iki gecelik rotalarıyla Venice Simplon-Orient Express’e kıyasla daha uzun bir yolculuk imkanı sunuyor. Beş rota, Roma çıkışlı dairesel güzergahlarda ilerliyor; iki rota ise Roma-Maratea-Taormina-Palermo güzergahını takip ediyor. Sekizinci rota, Catania çıkışlı tek gecelik bir Sicilya turu sunuyor.

La Dolce Vita yolcularının restoran vagonunda servis edilen yemeklerini Roma’nın tek üç Michelin yıldızlı şefi Heinz Beck hazırlıyor. Trende ayrıca özel bir bar vagonu da bulunuyor. 62 yolcu kapasiteli trendeki her kabinde banyo mevcut; deluxe kabinlerde gündüzleri lounge, gece yatak odası olarak kullanılabilen açılır kanepeler var. Süit kabinlerde ise daha geniş oturma alanı ve bir çift veya iki tek kişilik yatak bulunuyor. La Dolce Vita'da, tren yolculuğuna Piedmont’da şarap ve trüf, Montalcino’da Brunello tadımı; Venedik, Siena ve Matera’da rehberli turlar gibi deneyimler de eşlik ediyor.

Britannic Explorer

Britanya'nın ilk lüks gece treni 36 yolcu kapasiteli Britannic Explorer'da yalnızca 18 kabin bulunuyor: 11 double süit, dört twin süit ve üç grand süit. Geniş pencereleri ve yeşil tonlarındaki tasarımıyla raylar üzerinde hareket eden bir kır evini andıran tren, İngiliz el işçiliğine saygı duruşunda bulunan, Luke Edward Hall, Olly Fathers ve Marcus James gibi isimlerden parçalarla dekore edilmiş. 

  • Britannic Explorer, Londra Victoria’dan başlayan, yolcuları klişe turistik alanların dışına çıkararak İngiltere’nin yeşil ve bakir iç kısımlarına götürmek için tasarlanmış üçer gecelik üç rota sunuyor: Cornwall, Lake District ve Galler.

Trenin yemek salonları Malva ve Samphire'de servis edilen lezzetleri, Michelin yıldızlı şef Simon Rogan’ın liderliğinde, executive head chef Sven-Hanson Britt mevsimsel ve çiftlikten sofraya yaklaşımıyla hazırlıyor. Akşam yemeğinin ardından buluşma noktası bar vagonu Observation Car. Burada yerel bitkilerle aromalandırılmış kokteyller, butik cinler ve İngiliz köpüklü şarapları servis ediliyor. 

Wildsmith işbirliğiyle tasarlanan wellness suite seanslarında calendula, papatya, gül ve lavanta gibi ürünler kullanılıyor. Britannic Explorer yolcularının seyahatine Lake District’te yüzme ve paddleboard, Galler’de lavanta tarlalarını ziyaret ve yürüyüş, St. Ives’te sanat rotası ve Raymond Blanc ekibiyle özel bir akşam yemeği gibi etkinlikler eşlik ediyor.

Al Andalus'tan yeni Madrid-Sevilla rotası

Lüks tren operatörü Al Andalus’un Madrid ile Sevilla’yı birbirine bağlayan yedi günlük yeni rotası 2026 baharında hizmete başlayacak. Burada yolcular seyahat boyunca güney ve orta İspanya’yı kat edecek; zeytin ağaçlarıyla bezeli tepeler, Endülüs, Extremadura ve Castilla-La Mancha’daki şarap bölgeleri boyunca ilerleyecek. 

Tren durakları arasında 10. yüzyıldan kalma Caminito-Katedral’e ev sahipliği yapan Córdoba, Avrupa’nın en eski liman şehirlerinden Cádiz, Cervantes’in Don Kişot’u yazarken ilham aldığı söylenen yel değirmenleriyle ünlü Campo de Criptana, 8. yüzyıldan kalma Roma amfitiyatrosu, Hıristiyan, Müslüman ve Yahudi kültürlerinin iç içe geçtiği “üç kültürlü kent” Toledo, UNESCO Dünya Miras alanı Aranjuez ve su kemeriyle ünlü Mérida gibi destinasyonlar yer alıyor.

Tarihî trenin 1929 ve 1930’da İngiliz kraliyet ailesi için Fransa’da inşa edilen vagonları, maun kaplamalar, kadife ve ipek döşemelerin öne çıktığı Art deco yaklaşımla yenilendi. Trende iki farklı konaklama seçeneği bulunuyor: Yatakların tek kişilik koltuğa dönüştürülebildiği grand class kabinler ile çift kişilik yatağa dönüşen kanepeli deluxe süit kabinler. 

  • Trendeki tüm kabinlerde duşlu özel banyo, gardırop, minibar ve panoramik pencereler bulunuyor. Akşam yemeğinde Córdoba usulü kuyruk çorbası, Jabugo jambonu ve yerel bal ile servis edilen manchego peynirine eşlik eden İspanyol şaraplarını, lounge vagonundaki kokteyller ve tarihî balo salonu vagonundaki partiler takip ediyor.

Diğer yataklı trenlerin aksine, Al Andalus geceleri yolculuk yapmıyor; yolcuların tüm manzaraları gündüz saatlerinde deneyimleyebilmesi için, tren depolarında duraklıyor. Gündüz molalarında ise gezginler tarihî sokaklarda rehberli yürüyüşlere, butik bağlarda ve peynir atölyelerinde tadımlara, zanaat atölyelerinde derslere katılıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

YAZARLAR

Deniz Aytekin

Aposto'da kültür sanat ve çevre editörü

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli
∙

HİKAYE

2027'nin seyahat trendleri: Esnek tatiller, paranormal deneyimler, ruh hâline göre destinasyonlar

Kişisel tercihlere göre şekillenen tatiller, daha az bilinen rotalar ve özel etkinlikler için yapılan yolculuklar, 2027’de seyahat alışkanlıklarının öne çıkan başlıkları arasında olacak gibi görünüyor. Son araştırmalar, gezginlerin tatilden beklentilerinin çeşitlendiğini; seyahat kararlarında bütçe, ruh hâli, ilgi alanları ve deneyim arayışının eskiye kıyasla daha büyük rol oynadığını gösteriyor.

Deniz Aytekin

·

01 Kas 2026

2027'nin seyahat trendleri: Esnek tatiller, paranormal deneyimler, ruh hâline göre destinasyonlar
SoliSoli
∙

HİKAYE

Sanatçı misafirlik programlarının potansiyeli ve dönüşümü: Sanatçıya bir oda, ev sahibine ne düşer?

Sanatçı misafirlik programları, yaratıcıları yerel bilgiyle buluşturan araştırma ve karşılıklı öğrenme alanları. Şeflerin, tasarımcıların ve araştırmacıların katıldığı bu programlarda, gidilen yerin insanlarıyla, doğasıyla ve kültürüyle kurulan ilişki de üretimi şekillendiriyor. Kapadokya’dan Sardinya’ya uzanan örnekler, zanaat bilgisinin aktarılması ve kırsal kalkınma için yeni olanaklar sunuyor. Programların değeri ise sanatçıların, ev sahiplerinin ve yerel toplulukların birbirinden ne öğrendiğine ve birlikte ne üretebildiğine bağlı.

Elif Bayram

·

30 Eki 2026

Sanatçı misafirlik programlarının potansiyeli ve dönüşümü: Sanatçıya bir oda, ev sahibine ne düşer?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Dünyanın ayakta kalan en eski kütüphanesi Biblioteca Capitolare'den notlar: 'Dante gibi ortasındayım zamanın'

Verona’daki Biblioteca Capitolare, 1.500 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın hâlâ faaliyet gösteren en eski kütüphanesi kabul ediliyor. 517 tarihli elyazmalarından silinip yeniden ortaya çıkan metinlere uzanan koleksiyon, yalnızca yazının tarihine değil, kitapların yüzyıllar boyunca nasıl korunduğuna da ışık tutuyor.

Gülşen İşeri

·

25 Eki 2026

Dünyanın ayakta kalan en eski kütüphanesi Biblioteca Capitolare'den notlar: 'Dante gibi ortasındayım zamanın'
SoliSoli
∙

HİKAYE

Klişelerden uzak Reykjavík turu: Bir günde 10 yerel durak

Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Uraz Kaspar

·

20 Eki 2026

Klişelerden uzak Reykjavík turu: Bir günde 10 yerel durak
SoliSoli
∙

HİKAYE

'Coğrafi Rezonans Hattı'nda dijital göçebelik: Kaçtığımız şey gerçekten yaşadığımız yer mi?

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

'Coğrafi Rezonans Hattı'nda dijital göçebelik: Kaçtığımız şey gerçekten yaşadığımız yer mi?