🪞Albüm incelemesi: Arlo Parks, My Soft Machine

My Soft Machine her ne kadar Parks'ın müzisyen kimliğine ve iç alemine dair ipuçları verse de, onun yaratıcı sınırlarını zorlayacak ve müzikal vizyonunu genişletecek cesur denemelerden de hayli uzak bir çalışma.
🪞Albüm incelemesi: Arlo Parks, My Soft Machine

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Arlo Parks - My Soft Machine

Süre: 4o dakika

Plak şirketi: Transgressive Records

Yayın tarihi: 26 Mayıs 2023

Yaşamın yumuşak makinesi

2021 yılında yayımladığı çıkış albümü Collapsed in Sunbeams'le Birleşik Krallık'ın prestijli unvanı Mercury Ödülü'nün sahibi olan; bu albümle iki de Grammy ödülü kazanan Arlo Parks, çok beklenen ikinci albümü My Soft Machine'le geri döndü. Adını Joanna Hogg'sun The Souvenir filminin karakterlerinden birinin "Neden film izleriz?" sorusuna verdiği "Yaşamı aktığı gibi değil, bu yumuşak makinenin içinde deneyimlendiği gibi görmek isteriz." cevabından esinle alan uzunçalar; Parks'ın zihinsel çalkantılarını, ruhunun derinliklerini ve kişiselliğinin mahremini tüm şeffaflığıyla ortaya koyduğu yüzleşmeci bir çalışma. 

Öte taraftan, müzisyenin ilk albümüyle çıktığı müzikal seviyenin ve bestecilik maharetinin minimalist seslerin iddiasızlığıyla gölgede kalması, My Soft Machine'in getirdiği en büyük hayal kırıklığı. Albümün davetkâr anlatısının samimi yolculuğuna karşıt olarak parlak müzikal anların azınlıkta olduğu; müzisyenin Phoebe Bridgers gibi bir indie deviyle işbirliğinin bir araya gelmekten öteye gitmediği ve Arlo'nun esinlerinin yavan bir pastiş olarak albümü bir potpuriye dönüştürdüğü ses manzaralarıyla karşı karşıyayız zira.  

Bu durum, yakın geçmişte Los Angeles'a yerleşerek müzik endüstrisinin kıdemli yapımcıları, yazarları ve ses mühendisleriyle çalışan Parks'ın elindeki imkânları iyi yönetemediğinin de bir göstergesi. Depeche Mode, Arctic Monkeys, Sampha ve James Blake gibi isimlerle çalışmış Matt Colton'un mastering mühendisliğini üstlendiği; Caribou, FKA Twigs, The xx, Frank Ocean ve nicelerinin ses kimliklerine imzasını atmış David Wrench'in miksini yaptığı; yazarları arasında Mount Kimbie'den Dominic Maker'ın da olduğu My Soft Machine, bu yıldız kadrosunun vadedebileceklerinin gerisinde kalan bir sadeliğe sahip.

Arlo Parks, My Soft Machine


Arlo 101

Arlo'nun ifadesiyle My Soft Machine, "kendi perspektifinden ve vücudundan aktarılan bir yaşam seyirliği. 20'li yaşlar ortasının anksiyetesinin, dostlarının madde bağımlılığının, ilk defa aşık olmanın karın ağrısının; kederi, travma sonrası stres bozukluğunu, mutluluğu ve öz sabotajı idare etmenin, dünyalar arasında şaşkınlık ve hassasiyetle dolaşmanın bir hikâyesi. İçine sıkıştığı vücudun nasıl hissettirdiğinin bir şahidi."  Bu hâliyle albüm, Parks'ın hâlihazırdaki psikolojisinin bir dokümanı; onun yönetmenliği, yazarlığı ve kurgusuyla izlediğimiz bir yumuşak makine gösterimi.

My Soft Machine'i Arlo'nun bağımsız prodüksiyonlu bir filmi yapan detaylar ise, onun müzikal estetiğinde saklı. Müzisyenin Super Sad Generation (2019) kısaçalarından itibaren inşa ettiği ses kimliği, onun çeşitli janrların pop kompozisyonunda yankılanan kasvetli ve narin vokal harmonileriyle öne çıktı. Üretimlerinin lo-fi (düşük kaliteli) ses manzaraları ise Parks'ın pop'unu inzivai bir odaya taşıdı. Bedroom pop olarak etiketlenen ve Arlo'nun müziğinin de çağrışımlarıyla dolu olduğu janr, (bilhassa) Y ve Z jenerasyonunun odasıyla kurduğı yakın ilişkisine; onu bir nevi dünyası yaptığı bir sosyokültürel fenomene içkin olarak ortaya çıktı.

Öte yandan, Nijerya kökenli Afrikalı bir ailenin çocuğu olarak Londra'da doğan Parks, (İngiltere'nin ışıltılı ve amansız hip-hop yıldızı Little Simz'in de arasında olduğu) tetiklediği ilhamı ve yaratıcılığı çok yönlü olan bir kültürler ve nesillerarasılığının da temsilcisi. Demografisi çok parçalı Londra'da yetişmesinin mümkün kıldığı ve ailesinden kalan mirasın da motive ettiği binbir yüzlü dünyanın keşfi, bunun temel sebebi. Bu anlamda, Parks'ın odasının izolasyonunda uzandığı rengarenk müzikal personasını ve bedeninin geçişkenliğiyle onayladığı kuir kimliğini şahsi bir geçmiş üzerinden okumak da mümkün.

İşte Arlo'nun ikinci uzunçaları, dışarıya açık bu münzevi yaşamın eşlikçiliğinde ülkeler ve zamanlararasında dolaşarak envaiçeşit janrı amatörce derleyen müzisyenin alametifarikası ses motiflerini ve onlardan oluşturduğu örüntüleri buluşturan bir derleme. Diğer taraftan My Soft Machine, her ne kadar Parks'ın yaratıcı yaklaşımına ve iç alemine dair ipuçları verse de onun yeteneklerinin sınırlarını zorlayacak ve vizyonunu genişletecek cesur denemelerden de hayli uzak bir vasatlık. Öyle ki albüm; Arlo'nun boom bap'tan grunge'a, pop'un ambient ses manzalarından hip-hop'un minimal soyutlamalarına genişleyen bir deneme havuzunun ortasında kendi özerk sesini aramak yerine, mevcut ahvalinin kırılgan gerçekliğini anlattığı sesli bir öykü sadece. 

Daha direkt olmak gerekirse, geç ergenliği geride bırakıp erken yetişkinliğe adım atan müzisyenin biriktirdiği travmalarının, üzüntülerinin, özlemlerinin, hafakanlı tefekkürlerinin ve bu garabet yaşamın baş döndürücü hakikatleri karşısındaki açık yürekli itiraflarının iç içe geçtiği; müziğin sesini kısan bir günlük anlatısı My Soft Machine. Albümü bir yandan çok güçlü kılan, diğer yandan ise Parks'ın müzikal olarak en sığ işi yapan da bu iki kutbun dengesizliği.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sahneler farklı, konserler aynı: Büyük rock grupları neden şarkı listelerini değiştirmiyor?

Köklü rock grupları yıllardır büyük ölçüde aynı şarkı listeleri ve sahne düzenleriyle konser veriyor. Bir grubun geniş bir müzik kataloğuna sahip olması, dinleyiciye her konserde bu zenginliğin farklı bir bölümünü sunması için yeterli değil mi?

Eda Solmaz

·

19 Eki 2026

Sahneler farklı, konserler aynı: Büyük rock grupları neden şarkı listelerini değiştirmiyor?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Romain Gavras’ın 'Athena'sından 'La Commune'e: Öfke var, devrim neden yok?

Bir düzeni reddetmekle onun yerine başka bir düzen kurmak arasındaki mesafe neden bu kadar büyük? Romain Gavras’ın 2022 yapımı "Athena"sı bu soruyu cevaplamaktan çok, bütün şiddetiyle önümüze koyuyor. Film, öfkenin nasıl kolektif bir enerjiye dönüşebildiğini, kalabalıkların kadraja her girişinde büyüyen bir hareket duygusu ve baş döndürücü bir kurgu temposuyla gösteriyor.

Romain Gavras’ın 'Athena'sından 'La Commune'e: Öfke var, devrim neden yok?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Filmekimi’nde neler izledik?

İstanbul ve Ankara ayakları sona eren, bu hafta sonu İzmir ve Mersin’de sürecek Filmekimi seçkisinde ölüm, yas, ahlaki ikilemler ve gerçek hayatlardan beslenen hikayeler öne çıktı.

Emre Eminoğlu

·

19 Eki 2026

Filmekimi’nde neler izledik?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Instadocs: Kendi canavarlarını yaratan çağ sıcağı sıcağına kayıt altında

Adalet, gerçeklik ve güvenlik sarsılırken yapay zeka yeni bir faili sahneye çıkarıyor. Netflix'in "Instadocs" serisi, kendi yarattığı sistemlerle yüzleşmek zorunda kalan insanlığın hikayesini anlatıyor.

Instadocs: Kendi canavarlarını yaratan çağ sıcağı sıcağına kayıt altında
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Dünya edebiyatının zarif devrimcileri: 'Latin Amerika Patlaması' üzerine

Süleyman Doğru'nun dilimize kazandırdığı "Latin Amerika Patlaması - Boom Mektupları", kitabın editörlerinin imece usulü yazdığı "giriş" yazısı, yaklaşık 207 mektup ve mesaj, yazarların birbirleriyle yaptıkları söyleşiler, eserleri hakkında kaleme aldıkları deneme, eleştiri ve makalelerle bizi Latin Amerika ve İspanyolca edebiyatın dört çığır açan isminin dünyasına davet ediyor.

Soner Can

·

15 Eki 2026

Dünya edebiyatının zarif devrimcileri: 'Latin Amerika Patlaması' üzerine