Albüm incelemesi: Dua Lipa - Radical Optimism


Sarnıçta Yoga geri dönüyor Neler oluyor? Yoga severlerin yakından tanıdığı Sarnıçta Yoga buluşmaları yeniden başlıyor. INTERSPORT ’un destekleriyle YogaKioo tarafından hazırlanan ve Night Shift etkinlikleri kapsamında düzenlenen yoga seansları , her seviyeden katılımcıyı bu büyülü atmosferde geçirilecek stresten uzak anlara davet ediyor. Nerede ve ne zaman? 1 5, 22, 29 Mayıs ve 5 Haziran tarihlerinde Şerefiye Sarnıcı ’nda. Neden gitmeli? YogaKioo’nun tecrübeli eğitmenleri Sevim Parıltı, Serhat Çınar, Esra Taner ve Simge Ural’ın yönettiği yoga seanslarında katılımcılar, sarnıcın dingin, huzurlu ve büyüleyici ortamında beden ve zihinlerini dinlendirme fırsatı yakalıyor. Not almalı: 1.600 yıllık tarihiyle İstanbul’un önemli kültür mirasları arasında yer alan Şerefiye Sarnıcı’nda gerçekleşecek Sarnıçta Yoga seansları için detaylı bilgi ve biletlere buradan ulaşabilirsin. İlk buluşma 15 Mayıs’ta .
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Dua Lipa, son yıllarda dünya müzik endüstrisini domine eden kadınlardan. Müzik kariyerine sevdiği pop şarkılarını seslendirdiği videoları Youtube’a yükleyerek başlayan Arnavut asıllı İngiliz sanatçı, 2015'te Warner Bros. ile imzaladığı anlaşma ve ardından çıkardığı ilk albümüyle hızlı bir yükseliş yakaladı; kısa sürede disko popun yıldızı olarak anılmaya başladı. Yer aldığı projeler ve milyonlarca kez dinlenen şarkıları sayesinde büyük organizasyonların dev yatırımlar yaptığı isimlerden biri hâline geldi.
Sanatçının üçüncü albümü Radical Optimism geçen hafta dinleyiciyle buluştu. Bugüne kadar adı dans hitleriyle anılan Dua Lipa, bu kez farklı bir imajın peşinde ve oldukça duygusal bir çizgide. Kariyerinin en kişisel şarkı sözleriyle çıkıyor karşımıza. Albümün kapak fotoğrafı da müzik yolculuğunun bir metaforu gibi... Okyanusta yüzen Dua Lipa’yı bir köpekbalığıyla aynı karede görüyoruz.

Radical Optimism'in kapak görseli.
Radical Optimism’in çıkmasından hemen önce sanatçı, albümü yaparken alternatif elektronik müziğin büyük isimleri Massive Attack ve Primal Scream’den ilham aldığını dile getirdi. Oasis ve Blur gibi Britpop öncülerinin yanı sıra Moby ve Gorillaz’dan da etkilendiğinden bahsetti. Bu yüzden hayranları bu albümde az buçuk ne tarz şarkılarla karşılaşacaklarını tahmin ediyordu. Albümün prodüktörlüğünü Charli XCX ile çalışan Danny Harle ve Tame Impala olarak tanıdığımız Kevin Parker üstlendi. Özellikle Dua Lipa’nın da hayranı olduğu Kevin Parker’ın etkisi bu albümde çok net hissediliyor. Nostaljik synth sound’u el attığı şarkıların hepsine sinmiş.
Sanatçı, Parker ile ortaklıklarından şöyle bahsediyor:
“Her sabah stüdyoya giderken kendimi Beatles’ın bir üyesi gibi hissediyordum. Çok özel bir ekiple beraberdim. Kevin’la çalışmak muhteşemdi. O inanılmaz bir yeteneğe sahip, müzikal bir deha. Enerjisi, özverisi ve işine kattığı sevgi her şarkıda hissediliyor. Stüdyoya girdi ve davul düzenlemelerini bizzat çaldı. Synthesizer konusunda usta bir müzisyen olmasına rağmen davulda şimdiye kadar gördüğüm herkesten iyi. Müziğime farklı bir yön kazandırdı, bu da ancak hep birlikte aynı ortamda vakit geçirerek mümkün olabilirdi. İnanılmaz bir ekip çalışması ortaya çıkardık.”
'Âşık olduğunuzda kendiniz hakkında çok şey öğrenirsiniz'
Albümün hit şarkıları, kuşkusuz Houdini, Training Season ve French Exit. Houdini, akılda kalan bir nakarata sahip. Hani defalarca dinleme arzusu uyandıran şarkılar vardır ya, tam da öyle. Nostaljik bir sound’a sahip nakarat kısmı geldiğinde kendinizi hafif hafif dans ederken buluyorsunuz. Albümün ruhunu da zaten en iyi bu şarkı ifade ediyor.
Anything For Love’ın altyapısı güçlü olsa da 2 dakikalık uzunluğu dinleyiciyi tam olarak içine çekmesinin önünde engel oluşturuyor. Watcha Doing, Barbie’nin soundtrack’inde yer alan Dance The Night Away’i anımsatıyor. Falling Forever ise Eurovision meraklılarını etkilemek için tasarlanmış bir eser gibi tınlıyor. End of an Era ve These Walls gibi şarkılar Lipa’nın dans-pop ruhunu korurken, Training Season ve Happy for You ise vokal becerilerini en iyi şekilde sergilemesinin önünü açıyor.
Özellikle Training Season’ın sözleri bize sanatçının aşk hayatına dair ipuçları veriyor. Sanatçı bu şarkıyı yazma sürecini şöyle anlatıyor:
“Kendinize değer verdiğinizde ne istediğinizi ve ne istemediğinizi bilirsiniz. O sıralar ayrılık sürecinden geçen dansçılarımdan biriyle bu konu hakkında konuşuyorduk. Bir ilişkiniz olsun ya da olmasın, âşık olduğunuzda kendiniz hakkında çok şey öğrenirsiniz. Şarkıda da bunu anlatmaya çalıştım.”

11 ticari şarkı ve vasat sözler
Dua Lipa, bu albümde kariyerinin ilk zamanlarındakine benzer şekilde alternatif ve sofistike bir sound yaratmaya çalıştığını söylüyor. Ancak ne yazık ki Radical Optimism sanatçının bu vaadini yansıtmıyor. Lipa, bizi müzikal kodları çok önceden yazılmış ve daha önce dinlemişiz hissi veren 11 ticari eserle başbaşa bırakıyor.
Şarkı sözleri kişisel olsa da aslında basitliğiyle dikkat çekiyor. Dua Lipa’nın müzikteki en büyük silahlarından birinin şarkı sözü yazarlığı olduğunu düşünürsek, bu durum onun için büyük bir problemin de göstergesi. Vokalleri her zamanki gibi çok güçlü ama bu bile şarkı sözlerindeki vasatlığın üzerini örtmüyor.
Sanatçı, bu albümün hazırlık sürecinde kariyerinde, aşk hayatında ve imajında kökten değişikliklere gitti. 2022 yılında babasını menajeri olarak işe aldı. Uzun süren duygusal ilişkisini sonlandırdı. Çok daha aile odaklı bir yaşam sürmeye karar verdiğini duyurdu. Radical Optimism tüm bu değişimlerle beraber gelmesi beklenen çığır açıcı unsurlara sahip olmasa da sanatçının Future Nostalgia’nın başarısından sonra yeni bir döneme girdiğine işaret ettiği kesin.
Dua Lipa, Radical Optimism’le müzikal olarak gelişip diskoyu geride bıraktığını kanıtlıyor ve dinleyicisini çıktığı yeni müzikal yolculuğa davet ediyor. Kısmen İngiltere kulüp kültürünün özgürlük arayışından ilham alan albüm, sanatçının mutluluk ile melankoli arasında gidip gelen ruh hâlinin aynası gibi.
Lipa da zaten yeni şarkılarını şu sözlerle tarif ediyor:
“Bu albüm müzikal olarak çok daha ham. Genç ve özgür olmanın, eğlenmenin, iyi ya da kötü hayattaki her şeyin özünü şarkılarda yakalamak istedim. Bu albümü yazmaya başladığımda hayatımda birçok değişiklik olmaya başlamıştı. Sonunda turneye çıkmıştım, inişler ve çıkışlar, sorunlar yaşadım. Ben değiştim. Kişisel ilişkilerim değişti. Her şey çok farklı bir hâl aldı. Bu durum albüme de yansıdı.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dua Lipa'nın son albümünün yarattığı hayal kırıklığı, Türkiye'de ve dünyadaki müzisyenlerin karşı karşıya kaldığı sorunlar.
06 May 2024

YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.
25 Eyl 2026

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.




