Anne de Marcken'in 'Sonsuza Dek Sürüyor, Derken Bitiyor'u üzerine

Metis Yayınları'ndan çıkan Anne de Marcken imzalı Sonsuza Dek Sürüyor, Derken Bitiyor'un ilk baskısı çok geçmeden önemli bir satış rakamına ulaştı. 2024 Ursula K. Le Guin Kurgu Ödülü'nün de dahil olduğu pek çok ödül alan kitap, yazarın tercih ettiği motifler, bilmeceler ve sürreal olarak tanımlanabilecek anlatı tercihleriyle oldukça cesur bir deneme olarak öne çıkıyor. Peki bu başarının arkasında ne yatıyor?
Bir şeyin gerçekten bittiğine nadiren inanırız. Bitmiş olan, içimizde bir yankı gibi sürer. Bu roman tam buraya kuruluyor: Bitişle süregidenin ince çatlağına. Adı bile bir nefes tekniği gibi okunan, ritimli bir kesinti: "Sonsuza Dek Sürüyor, Derken Bitiyor". Virgül, sonsuzluğu yaralıyor; yaranın içinden ikinci bir ses sızıyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Ömer Şentürk
Editör ve çevirmen. İstanbul'da doğdu, lisans eğitimini Galatasaray Üniversitesi Felsefe bölümünde birincilikle tamamladı. Jacques Derrida'nın konukseverlik seminerlerinde Platon etkisini araştırmak için bir yıl Paris 1 Panthéon-Sorbonne Üniversitesi'nde eğitim aldı. Farklı yayınevlerinde çevirmenlik ve çeviri editörlüğü yapmasının yanı sıra Eurosport Türkiye'de yol bisikleti, tenis ve snooker anlatıyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
33. Adana Altın Koza Film Festivali’ni, ulusal yarışmanın hayal kırıklıkları, Dünya Sineması’nın güçlü filmleri ve sinemanın sınırlarını sorgulatan tartışmalarıyla ele aldık.

Çocuk yaşta başladığı dans eğitiminin ardından İtalya’da profesyonel bir dansçı olarak tanınan Gabriele Esposito, zamanla odağını performansın ötesine taşıyarak bedenin bir görüntüyü nasıl şekillendirdiğine yöneldi. Esposito ile bedenin görsel anlatıdaki rolünü, moda ve koreografi arasındaki ilişkiyi ve hareketin yeni teknolojilerle değişen sınırlarını konuştuk.

Spotify verileri arabesk müzik dinlenmelerinin 2020’den bu yana yüzde 435 arttığını gösteriyor. Üstelik bu yükselişin merkezinde gençler var ancak yeni kuşağın bir kısmı, dinlediği müziğin arabesk olduğunun farkında bile değil. Türler arasındaki sınırların silindiği, yalnızlık ve gelecek kaygısının arttığı bir dönemde ana akım Türkçe müzik giderek daha karamsar bir tona bürünüyor.

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.




