Berrak zihinler için yalın, zengin, bağımsız bir Türkçe dijital medya üyeliği.
Ücretsiz Kaydol →
Yasemin Kaya ve Utku Özer
Yasemin Kaya: ODTÜ’de iktisat lisansını, Boston Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladı. Geçmişte makroekonomi, finans sektörü ve ekonomi politikaları üzerine yazdı; bugün bu alanla bağını profesyonel iş hayatı üzerinden sürdürüyor. 2023’ten bu yana ise edebiyat, yayıncılık ve okuma kültürü üzerine yazıyor. İstanbul’da yaşıyor. Utku Özer: 1982 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden lisans derecesini aldı. 2006 yılında Marmara Üniversitesi’nde, Sovyet sonrası dönemde ulus inşası dinamiklerini ele aldığı teziyle Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisansını tamamladı. Doktora derecesini ise 2012’de İstanbul Üniversitesi’nden, “İmparatorlukların çözülmesi ve yeniden biçimlendirilmesinde milliyetçiliğin rolü: Osmanlı İmparatorluğu ve Rus Çarlığı örnekleri” başlıklı çalışmasıyla aldı. 2009–2012 yılları arasında Maltepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak görev yapan Özer, 2012–2015 yılları arasında aynı üniversitede yardımcı doçent olarak akademik çalışmalarını sürdürdü. 2016 yılında doktora sonrası araştırmalarını yürütmek üzere Yunanistan’a taşınan Özer, halen Atina’da yaşamakta ve çalışmalarını Athens Institute for Education and Research (ATINER) bünyesinde sürdürmekte.
Göğe bakmak, bir zamanlar bir şiirin içinde söylenmişti. Şimdi ise araya ışıklar, ekranlar ve aceleyle yetişilecek yerler girdi. Peki tarih boyunca yıldızlara bakarak neleri ölçtük, daha da önemlisi neleri hatırladık? Turgut Uyar’ın durakta bıraktığı yerden devam ediyoruz.

Sevgililer Günü, modern takvimin en tartışmalı, en ticarileşmiş ve aynı zamanda en köklü ritüellerinden biri olarak, çağdaş yaşamın duygusal ve ekonomik kavşak noktasında duruyor. 14 Şubat fenomeninin tarihsel köklerini, büründüğü ekonomik formu, toplumsal cinsiyet rollerini nasıl yeniden ürettiğini ve modern bireyin "akışkan" ilişkiler dünyasındaki karşılığını, edebiyatın ve sosyal teorinin aynasından geçerek tartışıyoruz.

Türkçeye komplo olarak çevrilen "conspiracy" kelimesi Latince con (birlikte) ve spirare (nefes almak) fiillerinden türeyen conspirare’den geliyor. Yani kelimenin ilk anlamı “birlikte nefes almak.” Bu köken tesadüf değil. Komplo fikrinin merkezinde, ortak bir niyet, birlikte hareket etme hâli ve paylaşılan bir hedef var. Peki zihnimiz, kaotik gerçekle yüzleşmek yerine neden komplo teorilerine sığınmayı tercih ediyor?


