Simone De Beauvoir ile ilgili hikayeler
Anneler Günü dili, anneliği çoğu zaman yorulmaz bir şefkat, tükenmez bir fedakarlık ve kendiliğinden gelen bir bilgelik olarak sunar. Oysa bu parlak yüzeyin altında kadının ne hissedeceğine başkalarının karar verdiği çok daha eski bir hikaye var. Son yıllarda annelik üzerine yazılan en güçlü metinler, anneliği kutsamak yerine öfke, suçluluk, yalnızlık, arzu, yorgunluk ve kaçma isteğiyle birlikte düşünmeye çağırıyor.

İnsan dediğimizde zihnimizde beliren figür çoğu zaman erkektir. Bu tesadüf değil; erkeği “ölçü”, kadını ise o ölçünün istisnası sayan yerleşik bir bakışın sonucu. 8 Mart vesilesiyle bu görünmez varsayılanları konuşuyoruz: Veride, dilde, teknolojide ve edebiyatta “normal” dediğimiz, gerçekten kimin normu?

23 Şub 2025
19 Tem 2024
08 Eki 2023
01 Eki 2023
Moda ve feminizm ilişkisi bize -hem tarihsel hem kavramsal olarak- bireysel ve kültürel dönüşümlerin izini eğlenceli şekilde sürmemizi sağlayacak bir izlek sunacak gibi görünüyor.
10 Mar 2021


