Apolitik iddianın çöküşü: Berlinale’de politik sorumluluk ve Türkiye'den filmler

Berlinale’de beklenti, festivalin önceki iki yılın gerilimlerinden ders çıkararak daha kapsayıcı bir politik zemin oluşturacağı yönündeydi. Ancak jüri başkanlığına Wim Wenders’in getirilmesi bu beklentiyi daha en baştan tersine çevirdi. Wenders'ın açıklamaları da bu seçimin planlı olduğu düşüncesini güçlendirdi. Oysa önceki yıllarda yaşananlar, Berlinale’nin zaten fiilen politik bir alan hâline geldiğini göstermişti.
Apolitik iddianın çöküşü: Berlinale’de politik sorumluluk ve Türkiye'den filmler

Son yıllarda Berlin Film Festivali, yalnızca sinematik seçkisiyle değil, politik bağlamlara dair tartışmalarıyla da sıkça gündeme geldi. Bu tartışmaların belirginleştiği kırılma anlarından biri, 74. Berlinale Panorama bölümünde gösterilen No Other Land (2024) filminin ödül töreni sonrası yaşananlardı. 

Filmin yönetmenleri Basel Adra ve Yuval Abraham sahnede birlikte yaptıkları konuşmada Filistin’deki eşitsizlik ve şiddet ortamına dikkat çekmişti. Film hem Berlinale belgesel hem de belgesel dalında En İyi Seyirci ödüllerini kazandı. Ancak ödül konuşmaları Almanya’da sert bir medya ve siyaset tepkisiyle karşılaştı. Yönetmenler antisemitistlikle suçlandı ve hedefe oturtuldu. Festival yönetiminin ise yönetmenleri açık biçimde savunmaması birçok sinemacı tarafından eleştirildi ve festivalin politik sorumluluğu sorgulandı. Bu olay, yalnızca bir film etrafında dönen tartışma olmasından ziyade uluslararası bir festivalin politik söz karşısındaki konumunu belirleyen bir eşik olarak kayda geçti.

Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.

Aposto Premium
Ayda

  • Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
  • Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
  • Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
  • Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.
Aposto Premium üyesi misin? Giriş yap
demet
Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Tuba Büdüş

1985 doğumlu Tuba Büdüş, lisans eğitimini 2005 yılında tamamlamıştır. 2015 yılından bu yana sinema üzerine yazılar kaleme almakta; eleştiri, inceleme ve kuramsal metinleriyle çeşitli çevrimiçi sinema platformlarında ve basılı yayın organlarında yer almaktadır. Yazıları Arka Pencere Mecmua, Sinema Se7en Mecmua gibi dergilerde, ayrıca çeşitli kitap ve akademik dergilerde yayımlanmıştır. Şu sıralar Fil’m Hafızası platformunda düzenli olarak yazmakta ve platformun Yazı İşleri Ekibi'nin liderliğini sürdürmektedir. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamlamış; bu süreçte özellikle uyarlama, feminizm ve veganizm temalarına odaklanmıştır. 2025 yılında Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) ve FIBRESCI üyesi olmuştur. Yazınsal üretimlerinin yanı sıra çeşitli film gösterimleri, söyleşiler ve panellerde moderatörlük yapmakta; podcast ve video serileri hazırlamakta, sinema okuryazarlığını artırmaya yönelik atölye ve workshop çalışmalarını da yürütmektedir.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

OKUMAYA DEVAM EDİN

DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi
DuendeDuende

HİKAYE

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

Barış Akpolat

·

10 Tem 2026

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'
DuendeDuende

HİKAYE

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.

Emre Eminoğlu

·

10 Tem 2026

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?