Apple ve Google, takip cihazlarına yönelik güvenlik risklerine karşı bir araya geldi

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Apple ve Google, AirTag ve diğer Bluetooth özellikli takip cihazlarıyla ilişkili güvenlik riskleriyle mücadele etmek amacıyla işbirliği yaptı. Buna göre, iki teknoloji devinin, takip cihazlarının izinsiz bir şekilde insanların takip edilmesi için kullanılmasını engellemek amacıyla, haberleri olmadan takip edilen kişilerin uyarılmasını sağlayacak yeni bir endüstri standardı taslağı hazırlamak için bir araya geldiği bildirildi.
Geniş açı: Bluetooth izleme cihazlarının yaratıcıları için, kullanıcıları takip, taciz ve hırsızlık riski altına sokan konum izleyicilerin "kötüye kullanımını" önlemeye yardımcı olması beklenen bir dizi en iyi uygulamayı listeleyen söz konusu taslağa göre, Apple ve Google, söz konusu özelliğin 2023 yılı sonuna kadar tamamlanacağını ve ardından da "iOS ve Android'in gelecekteki sürümlerine" ekleneceğini ifade ediyor.
- Ayrıca, bu sayede takip cihazı üreten Samsung, Tile, Chipolo, Eufy Security ve Pebblebee gibi şirketlerin de benzer iPhone ve Android uyarı özellikleri geliştirebileceği aktarılıyor.
Bir adım geriden: AirTag'in yol açabileceği tehlikelere yönelik endişelere bir cevap olarak Apple daha önce iPhone'lara, kullanıcının bulunduğu bölgedeki tanıdık olmayan AirTag'leri tespit etmesine olanak tanıyan algılama özellikleri eklemişti. Yeni duyuru, yakında Android telefon sahiplerinin de bir AirTag tarafından takip edildiklerinde durumla ilgili olarak uyarılacakları anlamına geliyor.
Bununla birlikte: Geçtiğimiz yıl ABD'de bir kadının AirTag'i eski erkek arkadaşını takip etmek ve öldürmek için kullandığı ortaya çıkmış; geçtiğimiz ay ise Teksas'da kamyonu çalınan bir adam, AirTag aracılığıyla çalınan kamyonu bularak kamyonu çaldığından şüphelenilen kişiyi öldürmüştü.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



