Apple ve Nike’tan yeni inisiyatif

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Apple ve Nike, şirketlere temiz enerji kullanımını yaygınlaştırma ve tedarik zincirlerini dünya genelinde karbonsuz hâle getirme konusunda teknik destek sağlamak amacıyla Temiz Enerji Tedarik Akademisi adı verilen yeni bir inisiyatif kurdu.
- Nedir?: Temiz Enerji Tedarik Akademisi, şirketlerin temiz enerjiyi benimsemelerine yardımcı olmak için kurulan bir program. Google’ın başlangıç finansmanı desteğiyle 2022’de başlatılan bu program, Clean Energy Buyers Institute’ün (CEBI) küresel girişimlerinin başında geliyor.
- Birkaç adım geriden: CEBI, yenilenebilir enerji kaynaklarının karşılaştığı piyasa zorluklarını ve politika engellerini çözmeye ve karbonsuz bir enerji sistemi oluşturmak için çalışıyor. Apple ve Nike, Amazon, Meta, PepsiCo ve REI Co-op gibi endüstri liderlerinin desteği, CEBI aracılığıyla sağlanıyor. Bu, global tedarik zincirlerine temiz enerjinin entegrasyonunu hızlandırmayı hedefliyor.
- Amaç: Akademi, tedarik zinciri şirketlerinin yenilenebilir enerjiye yatırım yapma kapasitelerini artırmak için yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerle eğitim kaynaklarını birleştiren çok yönlü bir yaklaşım sunuyor. Bu, önemli verilere daha geniş erişimi teşvik etmeyi ve tedarik zinciri iklim eylemlerinde ortak zorluklarla karşılaşan endüstriler arası iş birliğini geliştirmeyi amaçlıyor.
- Nasıl?: İnisiyatifin kapsamlı yaklaşımı, tedarikçi şirketlerin yenilenebilir enerji hedeflerini ve taahhütlerini artırmaya ve özellikle kritik üretim bölgelerinde yeni yenilenebilir enerji alım toplulukları kurmaya teşvik ediyor. İnisiyatifin arkasındaki liderler, eğitim alacak kişilerin hızla sofistike temiz enerji müşterilerine dönüşmelerini sağlamak için uzmanlık ve iç eğitim kaynaklarını bir araya getirerek paylaşılan bir müfredat oluşturdular.
- Açıklama: Nike’ın baş sürdürülebilirlik sorumlusu Noel Kinder, "Akademi, temiz enerji benimsemesine engel olan bariyerleri aşmada kilit rol oynamakta ve aynı zamanda temel bölgelerde temiz enerji çözümlerine olan talebi göstermemize ve bu çözümlerin savunuculuğunu yapmamıza yardımcı olmaktadır. Endüstriler arası iş birliği, sistemsel zorluklarla birlikte başa çıkmamıza yardımcı oluyor." diyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bağımlılık denince ilk akla gelenlerden biri alışveriş değil şüphesiz. Ya da spor. Bazen bir hafta boyunca oyun oynamak. Çoğumuz sosyal medyada geçirdiğimiz saatleri sorun olarak bile görmüyoruz. Oysa bağımlılık artık kendini pek çok farklı alanda gösteriyor ve işsizlik, gelecek kaygısı, anksiyete arttıkça bağımlı olduğumuz şeylerin sayısı ve çeşidi de artıyor.

Travma sadece olayın içinde olanların değil, ona tanık edilenlerin de bedenine yerleşir. Çünkü güven duygusunun yıkılışını görmek de insanın sinir sistemine yazılır. Bu yüzden bazı anksiyeteler kişisel değil; toplumsal ve politiktir. Çünkü sürekli alarmda yaşamak politiktir.

Farklı politikaları aynı şekilde uygulayarak liseyi kendi başına değer taşıyan bir yaşam alanı olmaktan çıkarıp üniversitenin bekleme salonuna dönüştürdük. Şimdi çocuklara hangi liseye gireceklerini soruyoruz; dört yıl sonra da hangi üniversiteyi kazanacaklarını soracağız. Déjà vu! Peki üniversite, bu bekleyişin sonunda başlayan bir başka bekleme odası olmasın?

1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.




